KAHVE MOLASI
Gülsüm KARAPINAR
EĞRİSİ – DOĞRUSU
Haremlik selamlık Harem selamlık
Eşgüdüm Eş güdüm
Aç gözlü Açgözlü
Yüzölçümü Yüz ölçümü
Alt yapı Altyapı
TAKVİM YAPRAĞI
Nurettin Topçu vefat etti.
(01 Temmuz 1975)
Fatih Sultan Mehmet köprüsü açıldı. (03 Temmuz 1988)
Diyanet Radyo yayın hayatına başladı. (09 Temmuz 2013)
Türk Dil Kurumu kuruldu.
(12 Temmuz 1932)
Diyanet TV yayın hayatına başladı.
(19 Temmuz 2012)
Demokrasi ve Millî Birlik Günü
(15 Temmuz 2016)
Flamingolar Neden Tek Ayaklarının Üzerinde Durur?
Flamingoların belki de en dikkat çekici özelliği, çok uzun süre tek ayakları üzerinde kalabilmeleri. Neden bu şekilde durdukları konusunda çeşitli görüşler var. Henüz küçük bir kısmı bilimsel olarak sınanabilmiş olan bu görüşlerden birine göre tek ayak üzerinde durmak, flamingoların vücut sıcaklığının düzenlenmesine yardımcı oluyor. Araştırmalar, hava sıcaklığının yüksek olduğu durumlarda daha fazla sayıda flamingonun iki ayakları üzerinde durduğunu, havanın soğuk olduğu durumlarda ise çoğunlukla tek ayak üzerinde durmayı tercih ettiklerini gösteriyor. Çoğunlukla tropikal bölgelerde yaşayan flamingoların vücut sıcaklıklarını korumasının çok zor olmadığı düşünülünce bu, size mantıklı gelmeyebilir. Ancak flamingolar, zamanlarının büyük kısmını suda geçirir ve su, ısıyı havadan daha kolay ilettiği için flamingoların vücutlarından ısının daha hızlı yayılmasına neden olur.
Bir diğer görüşe göre bu duruş şekli, flamingoların sudaki zararlı mikroorganizmalarla daha az temas etmesini sağlar.
Doğada Çığ Gibi Büyüyen Sorun: Farmasötik Kirlenme
Tarihi geçtiği için çöpe attığınız ilaçların balıklarda davranış bozukluğuna yol açtığını biliyor muydunuz? ABD’de yapılan bir araştırma, doğadaki ilaç kirlenmesinin boyutlarını gözler önüne seriyor. Yani farmasötik kirlenmenin...
Dünyada 300 milyonu aşkın kişi antidepresan kullanıyor. Sadece Türkiye’de yılda 60 milyon kutu antidepresan satılıyor. Ancak ruhsal sorunlar tedavi edilirken bu ilaç atıklarının çevreye verdiği zarar genellikle gözden kaçırılıyor. Zira kullanılmayan ya da tarihi geçen antidepresan ilaçlar çöp yoluyla denizlere, toprağa karışıyor. Sadece kontrolsüzce doğaya atılan ilaçlar değil, vücudumuza aldığımız ilaçların bir bölümü de metabolik olarak dışarı atılıyor ve doğada her geçen gün birikiyor. Denizler, topraklar kimyasal ilaçlarla kirlenmiş oluyor. Ve doğadaki canlılar da... Uzmanlara göre "farmasötik kirlenme" olarak adlandırılan durum son yıllarda ciddi boyutlara ulaştı. ABD’de yapılan araştırmalarda kıyı şeritlerindeki balıklarda yüzde 46 oranında antidepresan ilaçlara rastlandığı dile getiriliyor. Peki, antidepresanlar balıklarda da davranış değişikliğine yol açabilir mi? Yanıt, evet... Hem de soylarını tehlikeye sokacak boyutta...
Zihgir
Zihgir (zingir/zehgir/şast), ok atışı sırasında parmak boğumunu yaralanmalardan korumak amacıyla sağ elin başparmağına takılan atış yüzüğüdür. Yay gerildiğinde yüksek miktarda enerji çıkar ve bu çıkan enerji Türk yaylarında diğer yaylara oranla 2-3 kat daha fazla olabilir, bundan zihgirle korunulur.
Yapısal özellikleri, kültüre ve atış tekniğine göre değişiklikler gösteren zihgirin parmak üzerine binen uzunca yerine “damak/kaş”; iç tarafına yapıştırılan deri parçasına “kulak”; kiriş (yayın tutturulduğu ve çekildiği sert ip) takılan iç kenarına ise “eşik” adı verilir.
Zihgirin genişliği parmağa rahat bir şekilde girecek kadar olmalıdır. Dar olması parmağın boğulmasına, bol olması ise kirişin parmak boğumu ile eşik arasına sıkışık olmasına sebebiyet verir. Atıcının parmağına uygun zihgir yapmak, ustalık gerektiren bir iştir. Okçuluk sanatının olmazsa olmazı zihgirin yapımının uzmanlık gerektirdiği, bu işin bağımsız bir esnaf-zanaatkâr loncası tarafından üstlenilmiş olmasından anlaşılmaktadır.