KAFAMA TAKILANLAR
Süreyya MERİÇ
Gençlik çağı, bireyin hayatın anlamı üzerine yoğun olarak düşündüğü, artık çocukluğun saf ülkesinden çıkarak toplumu, kendi varlığını algılamaya çalıştığı bir dönemdir. Din başta olmak üzere toplumu biçimlendiren her türlü paradigma gencin radarındadır. Genç, her şeyi ve herkesi sorgular. Sorulan sorulara tatminkâr cevaplar alınırsa dinî tereddütlerin yoğun olarak yaşandığı bu dönemde gençlerimiz şiddetli savrulmalardan korunur.
Kimi zaman merak saikiyle kimi zaman da art niyetle ortaya atılan sorular biraz kafa karıştırıcı olabilir. Hatta birileri sırf bir kafa karışlığı yaratmak için çeşitli sorularla bireyin dinî konularda tereddüt etmesine çalışabilir. Kaldı ki bu durum sadece gençlerimize has değildir, sahih ve sağlıklı bir dinî bilgiye ulaşamayan nice insan bu tür manipülasyonlara muhatap olmaktadır. Prof. Dr. Cağfer Karadaş’ın kaleminden çıkan Kafama Takılanlar-3, “kafası karışıklara, karışıklığa maruz kalanlara, kafası karışıklarla muhatap olanlara (…) bir kılavuz” mahiyetinde kaleme alınmıştır.
Birileri sırf ayıplanma korkusuyla kafasına takılan bir meseleyi dile getirmezken birileri de sırf İslam dinine saldırmak için birtakım sorular üzerinden olumsuz algı yaratmaya çalışır. Kafama Takılanlar-3, hakikati öğrenmek isteyenlere bir rehber, dine taarruz edenlere ise bir cevap niteliğindedir. Zira algı iyi yönetilmez veya algı üzerinden oluşturulan soru ve sorunlar giderilmezse bunlar yerleşir ve derinleşir. Karadaş, üçüncüsü çıkan Kafama Takılanlar serisiyle gerçek soru ve sorunlara eğilir.
Kafama Takılanlar-3, “Yüzlerce Tanrı Varken Neden Seninki Doğru Olsun?” sorusuyla başlar. Karadaş, anlaşılır ve kuşatıcı bir dille sorudaki hata ve yanlışları da göstererek İslam dininin meseleye yaklaşımını anlatır.
Ayrıksı düşüncelerin revaç bulduğu, insanların farklı olmak adına saçma sapan şeylere tevessül ettiği bir çağda Karadaş, yargılamadan ve yadırgamadan hakikati anlatır. Modernizm adı altında insani değerlerden yoksun bir hayat tarzı yaşamaya teşvik eden hâkim küresel kültür, bunun için ilk başta din, tarih, örf gibi toplumları inşa eden temel unsurlara saldırır. Karadaş her bir soruda aslında art niyetli saldırılara da bir cevap verir. Kitapta ikinci soru “İslam Derleme ve Eklektik Bir Din mi?”dir. Tek başına bu soru bile aslında amacın İslam’ın ilahi hüviyetine bir taarruz olduğunu göstermektedir.
Kitap; “İslam’da Şiddet Var mıdır?”, “Kur’an Bize Yeter mi?” gibi sık sık gündeme gelen soruların yanında “Allah Kötülüğü Emreder mi?”, “Deprem Bir Cezalandırma mı?”, “Başa Gelen Kötülük Günahtan mı?”, “Cehenneme Gideceğimi Biliyorsa Allah Beni Neden Yarattı?” şeklinde ifade bulan inanç problemlerini de kelami çerçevede ele alır. Cevaplar sarih ve akıcıdır. Literatür bilgisine boğmadan, herkesin anlayabileceği bir Türkçeyle her kesime hitap eden örneklerle meseleler kaleme alınır. Bu bağlamda Kafama Takılanlar serisi sadece içerisinde yer alan sorulara değil önemli bir toplumsal ihtiyaca da cevap vermiştir.