İYİLİK ÇARŞISI
GÖNÜLLER SOFRASI
Söyleşi: Meryem DALĞIÇ

Öyle bir çarşı düşünün ki vermeden aldığınız, sevgiyle kucaklandığınız, yaralarınızın sarıldığı, kardeşliğin, samimiyetin en yalın hâliyle yaşandığı, iyiliğin ilmek ilmek zarafetle işlendiği yer. Gönüllere, sofralara hoşça akan, sıcacık güler yüzüyle, gönüllüleriyle, kimsesizliğinizi unutturan, derdinize derman olan bir iyilik çarşısı. İnsanın varoluş gayelerinden biri de yeryüzünü iyilikle güzellikle imar etmek değil miydi? İşte bu idrakle yola çıkan Etimesgut Müftülüğü din görevlileri, “iyilik değiştirecek dünyayı ve anlamlı kılacak hayatı” düsturuyla kurdular gönüller ve gönüllüler sofrası olan İyilik Çarşısı’nı.

İhtiyaç sahiplerinin yüzünü güldüren, hem alan hem de veren ellerin gönüllerinde yer edinen İyilik Çarşısı’nın kuruluş hikâyesi nedir?

İsmim Sümeyra Yıldız, Kaşmir Kur’an Kursu öğreticisiyim aynı zamanda iyilik çarşımızın komisyon üyelerinden biriyim. Öncelikle müminler olarak hepimiz, “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır…” (Mülk, 67/2) ayet-i kerimesi mucibince iyilik yapmaya, hayırda koşuşturmaya gayret edip bu faaliyetleri bireysel olarak yürütüyorduk. Ancak bu iyilik hareketinin daha sistemli, koordineli ve kurumsal olması gerektiğini belirten İlçe Müftümüz Mustafa Şanver, Türkiye Diyanet Vakfı ile iş birliği içerisinde bir kadın kolları kurmamız ve komisyon oluşturmamızın lüzumundan bahsetti. TDV gönüllülerimizden olan Serpil Biçen’i kadın kolları başkanı tayin etmek suretiyle Müftümüzün başkanlığında din görevlilerimizden oluşan bir ekiple komisyonumuzu oluşturduk. İlk etapta Sincan Müftülüğünün açmış olduğu iyilik çarşısını ziyaret ederek sistemin işleyişi hakkında görevlilerden bilgiler aldık. Oradaki gözlemlerimiz neticesinde ihtiyaçlarımızı tespit edip mekân arayışına başladık. Hayalimizdeki çarşı geniş ve ferah olmalıydı, insanların dinlenebileceği, çayını, çorbasını yudumlayabileceği, oturup derdini anlatabileceği, kitabını okuyabileceği bir kitap kafesi bulunmalıydı. Gıdaların bozulmayacağı soğuk bir hava deposu gibi birçok fonksiyonelliği barındırmalıydı. Nihayetinde Medine Camimizin alt katının bu proje için uygun olduğuna karar vererek din görevlilerimiz, gönüllülerimiz ve hayırseverlerimizin yardımlılarıyla, destekleriyle iki yıl önce iyilik çarşımızı açtık. Böylece camimizi de olması gerektiği gibi hayatın merkezine dâhil ettik.

İyilik birbirimize karşı farkındalığı sağlayan bir erdemdir. Bu anlamda İhtiyaç sahipleri ile hayırsever vatandaşlarımızın İyilik Çarşısı çatısı altındaki buluşması nasıl gerçekleşiyor, sistem nasıl işliyor?

Öncelikle iyilik çarşımızın imkânlarından istifade edecek olan ailelere yönelik bize nasıl başvurabileceklerine dair bir bilgilendirme metni hazırladık. Bu metni de imam hatip ve Kur’an kursu hocalarımızla paylaştık. Onlar da ihtiyaç sahibi, ilgilendikleri ailelere metni ulaştırdılar. İstediğimiz resmî evrakları tamamlayan bu insanlar, bizzat kendileri ya da hocalarımız vasıtasıyla Etimesgut Müftülüğündeki büromuza belgelerini, bilgilerini teslim ederek kayıtlarını yaptırdılar. Akabinde sistemimize kaydettiğimiz bu aileleri mahalle mahalle tasnif ettik. Gönüllü arkadaşlarımızdan oluşturduğumuz ekipler, alışveriş yaparak bu aileleri yakından tanımak üzere ziyaret ettiler. Böylece anlık da olsa onların ihtiyaçlarını giderdik, yüzlerinde bir tebessüm olduk. Mahallinde durumlarını tespit ederek inceleme formumuza gerekli bilgileri not ettik. Daha sonra tüm bu formları değerlendirip her bir aileyi ihtiyaç durumlarına göre birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü kademe olmak üzere gruplara ayırdık ve buna göre bir puanlama sistemi geliştirdik. Ailelerin derecelerine göre belirli aralıklarla kendilerine tanımlanan puan ile gıda, temizlik, giyim gibi bir çok temel ihtiyaçlarını iyilik çarşımızdan temin etmelerini sağladık. Her ay 620 aileye yardım yapıyoruz ve bu sayı gittikçe artıyor. Sistemimize kayıtlı olan aileleri yaptığımız değerlendirme toplantılarımızla takip ediyoruz. Çünkü ikameti değişen, kirası artan, evinden ayrılan hane halkı olabiliyor. Kaymakamlıktan ve nüfus müdürlüklerinden bunların teyidini alıyoruz. Ayrıca başka kurum ve kuruluşlardan yardım alıp almadıklarını da araştırıyoruz. Amacımız daha sistemli, hakkaniyetli ve sağlıklı bir şekilde bu hizmeti yürütmek. En önemlisi de ulaşılmayan yardıma muhtaç insanımız kalmasın istiyoruz. Elbette burada en önemli şey birlerin bin olduğu, bereketi bütünüyle hissettiğimiz, rafların ürünlerle dolmasıdır. Ürünlerin büyük bir kısmını başta Kur’an kursu ve camilerimizden temin ederken hayırsever vatandaşlarımız da yardımlarıyla bize destek oluyorlar. Raflarımız henüz boşalmadan onların dikkatleri ve rikkatleriyle hemen doluveriyor. Her biri iyilik neferi olan gönüllülerimiz vesilesiyle bu gönül soframızı açtık, nice gönüller yaptık ve dualar aldık. Bu sofranın gıdası, daim olması da sevgi, merhamet, kardeşlik, samimiyet, sabır, güven ve isar ahlakı iledir.

Kuşkusuz iyilik tek taraflı değildir alan el olmasa, veren el nasıl gerçekleştirir hayır ve hasenatını. Ayşe ve Rümeysa Hanım, siz bu çarşının imkânlarından istifade eden kişiler olarak “ikinci evim” dediğiniz iyilik çarşısı ile yolunuz nasıl kesişti? Burayı sizin için anlamlı kılan şeyler nelerdir?

Ayşe Hanım…

Eşimden ayrıldım, iki evladımla geldim buraya. Hiçbir eşyam yoktu, gıda maddesi dâhil olmak üzere. Eğitimciyim ancak çalışamıyorum. Şiddet mağduruyum, hakkımda gizli koruma kararı var. Maddi ve manevi desteğe ihtiyacım olduğu bu zorlu süreçte oturduğum binadaki komşularım Etimesgut Müftülüğünün yapmış olduğu yardım hizmetlerinden bahsettiler. Bilgi almak üzere mahallemizin camisine gittiğimde oradaki imam, beni Sümeyra Hoca’ya yönlendirdi. Çok şanslıyım ki hemen aynı gün bütün eşyalarım gelmiş, ihtiyaçlarım karşılanmıştı. Yüklü bir miktarda borcum vardı, toplanan fitre ve zekâtlarla borçlarım da ödenmişti. Müthiş bir duyarlılık ve yardımlaşmaya şahit oldum. Herkes gücü neye yeterse orada yer alıyordu bu iyilik hareketinde, âdeta birbiriyle yarışıyordu. Sizi incitmeden, utandırmadan, kırmadan, reklam yapmadan tüm samimiyetiyle yanınızda olduklarını hissettiriyorlardı. Bu bizim için o kadar önemli ve kıymetli ki aynı zamanda kendimizin değerli olduğunu da hissettiren bir davranış. Ben birinci derecede ihtiyaç sahibi olan aile kategorisinde yer alıyorum, harika bir sistem var. Ne zaman yardım alabileceğinizi, hangi günler geleceğinizi ve yardımların sistemli olduğunu biliyoruz. Ben bir seneden daha fazladır giyim de dâhil olmak üzere tüm ihtiyaçlarımı buradan temin ediyorum. En önemli de burası kendimizi güvende hissettiğimiz huzur bulduğumuz ikinci evimiz. Güler yüzle, zarafetle karşılandığınız, size gerçekten değer veren insanların var olduğunu bildiğiniz, soru ve sorunlarınızın çözüldüğü bir iyilik çarşısı. Burası bana iyi ve güzel insanların varlığını ve ümitsizliğe düşmemek gerektiğini öğretti. Günün birinde ben de çalışmaya başladığımda tüm gücümle bu iyilik seferberliğinde yer alacağım, ihtiyacı olanlara el uzatacağım inşallah.

Rümeysa Hanım…

Eşimden ayrıldım, iki kızım var. Hayatımda her şey üst üste gelmişti ve çok zor zamanlardan geçiyordum. Maddi sıkıntılar da cabasıydı, evimde hiçbir eşya yoktu. Komşumuz, mahalle camimizin imamıyla tanıştırdı beni, ardından iyilik çarşısı ve buradaki güzide hocalarımız çıktı karşıma. Buradaki tüm hocalarımın benim ve çocuklarımın üzerinde maddi manevi çok büyük emekleri var. Tüm maddi ihtiyaçlarımızı karşılamalarının yanı sıra en önemlisi manevi danışmanlık yapmalarıdır. Psikolojimin düzelmesi için çok destek oldular, kendi özel araçlarıyla psikoloğa götürdüler, hayata tutunmam için gayret ettiler. Gece gündüz ne zaman arasam derdimi dinlediler, derman olmaya çalıştılar. Benim bir ailem yok, onlar benim ailem oldular. Bayramda herkes ailesine bayramlaşmaya gider ya biz de ilk gün buraya geliyoruz, bayramı burada yaşıyoruz. Çocuklarımız için hazırlanan harçlık keselerinden tutun da hediyeleşmeye kadar her şey düşünülmüş, hazırlanmış bizim için. Hocalarımızın da aileleri var ancak onlar ilk iki günü bizimle burada geçiriyorlar. Bu cidden büyük bir fedakârlılığın, gönüllülüğün göstergesi. İşte bu sevgi, ilgi samimiyet ve kardeşlik bizi ayakta tutuyor ümitvar kılıyor.

İyiliğin hepimize iyi geldiği, bizi eğittiği büyüttüğü eksikliklerimizi tamamladığı bir hakikat. Bu anlamda bu işe gönül veren birisi olarak iyilik hareketi size ne kattı? Sizi etkileyen bir hadiseyi bizimle paylaşır mısınız?

İsmim Ümmü Gülsüm Tekin. TDV Etimesgut şubesi kadın kollarında komisyon üyesiyim, Medine Camii Kur’an Kursu öğreticisiyim. Öncelikle bu iyilik seferberliği biz din görevlileri arasındaki iletişimin güçlenmesine vesile oldu, birbirimizle daha da kaynaştık hemhâl olduk. Elbette bu birlik beraberlik yürüttüğümüz hizmetlere de yansıyor. 6 Şubat depreminden sonra yoğun bir şekilde depremzede kardeşlerimizi burada ağırladık, ihtiyaçlarını giderdik. Tabii bu süreçte bizi derinden etkileyen birçok üzücü olaylara da şahit olduk. Gözyaşlarımızı silip metanetle bize başvuran kardeşlerimizin yaralarını sarmaya gayret ettik. Bu hadiselerden birini paylaşmak istiyorum. Çarşımızın açık olduğu zaman diliminde etraflarındaki insanların yönlendirmesiyle deprezede kardeşlerimiz iyilik çarşımıza gelmişlerdi. Onlardan şu sözleri duymak bizi öyle etkilemişti ki: “Hocam burada güler yüz ve nezaketle ihtiyaçlarımızı giderdiğiniz gibi sırtımızı sıvazladınız, çorba çay ikram edip derdimizi dinlediniz; sevgiyle, şefkatle bize yaklaştınız muhabbet ettiniz.” Belki de iyilik çarşımızın, o mahzun gönüllerde çiçek açmasına vesile olan niteliği buydu. Diğer bir özelliğimiz ise “Beklenen Sensin” isimli kitap kafemiz. İhtiyaçlarını karşılamadan önce kafemizde ikramlarımız eşliğinde tanışmak, kaynaşmak insanlara iyi geliyor, değerli olduklarını hissediyorlar. Hatta bir teyzemiz şöyle demişti: “Ben hayatımda hiç restorana gidip yemek yemedim ama bu nezih ortamda içtiğim çorba, en güzel restoranda yemek yemişim gibi hissettirdi bana.”

Bu güzide mekânın oluşmasında, İslam’ın zarafetine yakışır şekilde dizayn edilmesinde başta Müftümüz ve kadın kolları başkanımız olan Serpil Hoca’mızın emekleri ve gayretleri çok. Elbette burada olmayan birçok hocamızın ve hayırseverlerimizin fedakârlıklarını zikretmek gerek. Bu bir ekip ve gönüllülük işi, yeryüzünde iyilik hâkim oluncaya kadar nefesimiz tükeninceye kadar biz bu yolu yürüyeceğiz, nice gönülleri soframızda ağırlamaya devam edeceğiz inşallah.

Peki ya siz? Dünyadan göçüp gitmeden önce henüz vakit varken ne kadar iyilik yapabildiniz? Kaç mahzun gönlü sevince gark edip hayır duasını aldınız? Bu gönüller sofrasında yer almak istemez misiniz? Bu iyilik seferberliğinde ben de varım diyorsanız tdvetimesgut instagram hesabını takip ederek iletişime geçebilirsiniz.