IYAZ B. GANM VE
MÜSLÜMANLARIN GÜNEYDOĞU ANADOLU’YA GİRİŞİ
Alparslan AKÇA
Mekke’de, miladi 582’de doğduğu tahmin edilen ve kaynaklarda Müslüman olmadan önceki adının Abdüganm olduğu belirtilen Iyaz b. Ganm’ın, Mekke döneminde Müslüman olduğu; Habeşistan’a yapılan hicretin ikincisine, Bedir, Uhud ve Hendek başta olmak üzere Hz. Peygamber’in bütün gazvelerine katıldığı rivayet edilir.
Asıl askerî başarılarını Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in halifelik dönemlerinde göstermiş, kumandanlık ve valilik gibi görevlerde bulunmuştu. Bilhassa Hz. Ebubekir döneminde ortaya çıkan irtidat olaylarının bastırılmasında payı çok büyüktü. Bunun üzerine kumandan olarak Irak’a gönderildi.
Halid b. Velid ile Hire’de buluşup Cezire topraklarında büyük fetihler gerçekleştirdi. Cezire, Fırat ve Dicle nehirlerinin arasında kalan bölgeye verilen isimdi, iki nehir arasındaki adayı andırdığı için bu adla biliniyordu. Kuzey yarısı Türkiye, güney yarısı ise Suriye ile Irak arasında kalan bölge, dolayısıyla bugünkü Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni de kapsıyordu.
Ebu Ubeyde b. Cerrah, Iyaz b. Ganm’ı Dımaşk’ın fethinde (635) süvari birliklerinin kumandanlığına getirdi. Yermük Savaşı’ndaki (636) beş kumandandan biri olan ve zaferde en büyük payı olan Iyaz, hezimete uğrayan Bizans ordusundan kaçanları Malatya’ya kadar takip etti ve şehir halkı cizye ödemeyi kabul edince antlaşma yaparak geri döndü. Böylece Bizans (bugünkü Anadolu) topraklarına geçiş yolunu açan ilk Müslüman kumandan oldu.
Kudüs’ün fethine de katılan Iyaz b. Ganm, ertesi yıl Halep’in fethinde görevlendirildi ve Haleplilerle bir antlaşma yaptı. Sonrasında Haleplilerin antlaşmayı bozması üzerine tekrar onların üzerine yürüyüp eski şartlarla antlaşmayı yeniledi. Antakya seferinde de öncü kuvvetlerin başındaydı ve oradan Menbiç’e geçti ve buranın halkıyla da bir antlaşma imzaladı. Böylece ilerlemeye, fetih yolları açmaya ve sulh ile antlaşmalar gerçekleştirmeye devam etti.
Hz. Ömer, Iyaz’ı Humus, Kınnesrin ve Cezire valiliğine getirerek bölgenin fethiyle görevlendirmişti. Bunun üzerine Iyaz, 8000 civarındaki bir kuvvetle Cezire’ye hareket etti ve önce Rakka’yı barış yoluyla teslim aldı. Hz. Iyaz buradan, Ruha’ya (Urfa) ve Harran’a hareket ederek yine buraları da sulh yoluyla ele geçirdi. Sonrasında Aynülverde (Urfa Ceylanpınar civarları), Dârâ, Habur, Sümeysat (Samsat), Seruc (Suruç) gibi yerleri fetheden Iyaz, Malatya ve Nasîbîn (Nusaybin) üzerine yürümeye devam etti. Kumandanlarını da Sincar, Diyarbekir ve Silvan fethiyle görevlendirdi.
Irak’ta bulunan Sad b. Ebu Vakkas’ın isteği üzerine ona da bir yardımcı kuvvet gönderen Iyaz b. Ganm, Mardin ve civarını da alarak Musul’a yürüdü. Sırasıyla Erzen, Derbe, Bitlis, Hilat (Ahlat) ve Besni’yi de alarak Rakka’ya döndü. Burada iken Hz. Ömer’den gelen mektup üzerine Şam’a dönmek için yola çıksa da Şam’a ulaşamadan Humus’ta vefat etti ve Halid b. Velid’in kabrinin yanına defnedildi.
Iyaz b. Ganm, 637-641 yılları arasında katıldığı ve düzenlediği sefer ve fetihlerle Cezire bölgesinin neredeyse tamamını İslam topraklarına kattı. Bu sefer ve fetihler, Cezire’nin İslamiyet ile tanışması açısından İslam tarihinde kırılma noktaları olmuş; böylece öldüğünde geriye iki at ve bir deveden başka bir şey bırakmayan Iyaz ile Güneydoğu Anadolu toprakları İslam’la tanışmıştır.