KİTAPLIK
İSLAM KARDEŞLİĞİ
Zeynep DEMİR
İnsanoğlu hilkatte kardeştir. Ne renk ne dil ne de herhangi bir farklılık bu kardeşliği değiştirebilir. Bir engeli yahut sosyoekonomik farklılığı sebebiyle bir insanın bir diğer insanı hor görmesi kabul edilemez. Her insan farklı bir coğrafyada açıyor gözlerini; ten rengini, milletini, konuştuğu dili seçemiyor, içine doğduğu sosyokültürel ortamda büyüyerek bir ad kazanıyor. Hâlbuki edinilmiş statülerin hiçbirinde bir dahli yok insanın. Dolayısıyla birinin diğerine üstünlüğü de yok. Rabbin halifesi olarak eşit derecede saygı ve hürmeti hak eder. Ancak emek verilmiş, kazanılmış statüler bundan müstesna tutulabilir ve özel bir hürmete muhatap olabilir ki bu da içtimai hayatın zorunlu bir sonucudur. İslam dini de insanlığı yaratılışta kardeş addederek kimsenin kimseye üstün olmadığını, üstünlüğün ancak takvada olduğunu vurgulayarak bu hakikate dikkat çeker.
İslam kardeşliği yaratılışta kardeşliğe ek olarak iman noktasında da birbirinin kardeşi olmuş müminleri kapsar. Ancak bir müminin sadece din kardeşi için değil bütün insanlar için de yüklendiği sorumluklara dikkat çeker. Bir Müslüman hem din kardeşini hem de yaratılışta kardeş olduğu bütün insanlığı koruyup kollamak durumundadır. Mümin, dini, dili, ırkı ne olursa olsun hiç kimseye haksızlık yapmaz, zulmetmez. Onun insani ilişkilerinin çerçevesini ilahi kelamda belirtilmiş evrensel ahlak ilkeleri belirler.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşredilen, Prof. Dr. Enbiya Yıldırım’ın kaleme aldığı İslam Kardeşliği, Allah ve Resulü’nün inananlardan talep ettiği kardeşliği anlatır. İnsanlığın ayrıştığı, kardeş kavgalarının sürüp gittiği günümüzde mümin bilincinin oluşmasına katkı sağlamaya çalışan eser, “Kardeşlik Deyince Anlamamız Gerekenler” ile başlıyor. İslam, kardeşlik ifadesini, “aynı inanç etrafında kenetlenen insanlar bağlamında kullanır ve bu, yeri geldiğinde biyolojik kardeşliğin önüne geçer” ifadelerine yer veren Yıldırım, bizlere bu bağlamda milyonlarca kardeşimiz olduğunu hatırlatır.
Kitapta “Görevler” bölümü kardeşlik hukukunun gerektirdiği sorumlulukların üzerinde durur. Kardeşlik, insan ilişkilerinde çeşitli sorumluluklar yükler. Üstelik bir Müslüman sadece inananlarla değil, bütün insanlarla iyilik ve merhametle yoğrulmuş bir iletişim dili kurmak zorundadır. O, Müslüman olsun olmasın kimseye zulmetmez, haksızlık yapmaz ve kötü söz söylemez. “İslam Kardeşliğinin Önündeki Engeller” bölümünde ise çağımızın problemlerine ışık tutulmuş, mezhep kavgalarının, din anlayışlarını ideolojiye çeviren sağlıksız bakış açılarının, siyasi farklılıkların, ırkçılığın toplumsal ve bireysel zararlarına dikkat çekilmiştir. Kitapta ayrıca kardeşliğin yeniden ve sağlam bir şekilde tesisi için “Atılması Gereken Adımlar” bölümünde, tarihte ve günümüzde kardeşlik örneklerine de yer verilmiştir.