İRFAN ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ
Mustafa Mirza DEMİR
Asırlardır süregelen şiir geleneğimiz, diğer edebiyat türlerinin aksine çok daha önce temayüz etmiş, edebî zevk ve estetiğin şahikası hâline gelmiş, böylece edebiyat dünyamızın can damarı şiir olmuştur. Şairlerimiz, hikmet pınarının gözelerinden hem kendileri kana kana içmiş hem de dile getirdikleri irfan şiirleri vasıtasıyla çorak gönüllere su serpmiştir. İrfan şiirleri, Türk İslam kültür ve edebiyatının önemli bir cüzünü teşkil eder. Tasavvufi manalar yükledikleri hikmetli mısralarını didaktik ve lirik bir tarzda, estetik ve edebî bir Türkçeyle söyleyen sufi şairlerimiz, Türkçeyi bir hakikat, irfan, aşk ve sevgi dili hâline getirmiştir.
Kültür ve medeniyet mirasımıza katkıda bulunan bir eser Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında yerini aldı: İrfan Şiirleri Antolojisi. Bu antolojiyi büyük bir özveriyle derleyip kitap hâline getiren isim, Dr. Alper Ay. Antolojinin yazılış hikâyesi ise onun yüksek lisans ve doktora öğrenciliği yıllarına dayanıyor. Ay, bu eserin ön sözünde, Prof. Dr. Âlim Yıldız’ın yüksek lisans öğrencisiyken her hafta bir mutasavvıf şairin divanını tetkik ettiğini, her pazartesi dokuz saat süren yolculuğun ardından her seferinde aynı heyecanla hocasının kapısını çaldığını belirtiyor. Öyle ki o şiir yolculuklarının şahidi olan otobüs biletlerinin çoğunun hâlâ divanlar arasında bulunduğunu da ifade ediyor.
Türkçe ve irfan şahikası şiirlerden derlenen antolojide, divan-ı ilahiyat sahibi 40 şair ve divanı olmasa da çok sayıda şiir yazmış olan 10 şair olmak üzere; toplamda 50 şairin nutuklarından zevk-i selimle seçilmiş 400 şiir yer alıyor. Tasavvuf geleneğinde 40 rakamının sembolik oluşuyla bu sayıyı seçtiğini, aslında divan sahibi şairin kırktan fazla olduğunu da belirten yazar, eserini böylece, “Kırklar Meclisi” ve “Nutk-i Arifîn” başlıklarıyla iki bölümde sunuyor. “Kırklar Meclisi” bölümünde divan sahibi isimlerden derlenen şiirler yer alıyor. Bu isimler Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Akşemseddin, Eşrefoğlu Rumî, Emir Buharî, İbrahim Gülşenî, Üftade, Şemseddin Sivasi, Aziz Mahmud Hüdai, Ümmi Sinan, Erzurumlu İbrahim Hakkı ve daha niceleri… Divanları bulunmayan şairlerden müteşekkil “Nutk-i Arifin” bölümünde ise Somuncu Baba, Sünbül Sinan, Merkez Efendi, Kelâmî ve Nureddin Cerrahi gibi isimlerden şiirler var.
Dr. Alper Ay, şiir severlerin, irfan ve hikmete talip olanların keyifle istifade edeceğini ümit ettiği bu eseri şu sözlerle tanımlıyor: “Seküler dünyada madde ile mana arasında sıkışan insana hayatın gerçek yüzünü gösteren bir ayna mahiyetinde olan bu seçkideki mısralar, asırlardır hayatiyetlerini muhafaza etmektedir. Elinizdeki antoloji, hem dost meclislerinde okunabilecek hem de tasavvuf, edebiyat, musiki gibi sahalarda çalışanların başucu kaynağı olabilecek bir hüviyete sahiptir…”
Hikmet pınarından damlalar sunan bu güzel seçkiyi siz kıymetli okurların zevk-i selimine emanet eder, herkese iyi okumalar dileriz.