KİTAPLIK
İLAHÎ HADİSLER
99 KUDSÎ HADİS VE ŞERHİ
Kadriye YEŞİLYURT
İlahî Hadisler kitabı daha önce altıncı Diyanet İşleri Başkanı merhum Hasan Hüsnü Erdem tarafından derlenip tercüme edilmiş ve Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında defalarca neşredilmiştir. Ancak tercüme tarihi üzerinden uzun yıllar geçtiğinden eserin dili zamanla eskimiş ve günümüz okuyucusu tarafından kısmen anlaşılmaz hâle geldiği için Ahmet Oğuz tarafından tekrar tercüme edilmiştir.
Eserdeki rivayetler temel hadis kaynaklarına göre tekrar gözden geçirilmiştir. Daha önceki baskılarda eserdeki hadis sayısı doksan iki iken yeni tercümesi yapılan bu eserde mükerrer hadisler çıkarıldığı için hadis sayısı seksen sekize düşmüştür. Bundan dolayı Ahmet Oğuz, “el-esmâü’l-hüsnâ” sayısından ilham alarak kudsi hadis sayısını doksan dokuza ikmal etmiştir. Ve kitabın İlahî Hadisler ismine 99 Kudsî Hadis ismi eklenmiştir. Kitabın sonunda yer alan notlar kısmı da sadeleştirilmiş, sahabe isimleri baş taraflarda zikredilmiş, mezkûr kişiler vefat tarihlerine göre sıralanmıştır. Ayrıca eser dipnotlarla da zenginleştirilmiştir.
Eser, Hasan Hüsnü Erdem’in hayatı ve eserleri hakkında verilen bilgilerle başlıyor. İlk tahsilini doğduğu köyde yapan Erdem, Arap dilinin gramerini ve mantık ilmini bizzat babasından okumuştur. Vaaz konusunda ilk örnek aldığı şahsiyet babası olmuş, daha on dört yaşındayken köy camisinde vaaz kürsüsüne çıkmış ve anlatım üslubuyla dinleyenlerin takdirini kazanmıştır. 1944’te Diyanet İşleri Reisliği Müşavere Heyeti Azalığına tayin edilen Erdem, bu göreve 1961 yılına kadar 17 yıl boyunca devam etmiştir. 1961’de Ömer Nasuhi Bilmen’in emekliye ayrılmasından sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’na getirilmiştir.
Hasan Hüsnü Erdem, İlahî Hadisler’de öncelikle Kur’an-ı Kerim ile kudsi ve nebevi hadisler arasındaki farkları anlatıyor. Kudsi hadisi, “Hz. Peygamber’in Allah’a isnad edip ondan âhad tarikiyle nakledilen hadistir.” şeklinde tarif ediyor. Kudsi hadisin manası Allah’tandır, ikinci derecede kelam-ı ilahi, bir hadis-i rabbanîdir. Yüce Allah’tan haber vermesi itibarıyla da Hz. Peygamber’e nispet olunur. Kur’an’ı naklederken “Allah şöyle buyurdu.”, kudsi hadiste ise “Resul-i Ekrem’in Allah’tan rivayet ettiği sözde, Yüce Allah şöyle buyurdu.” denir.
Bu tür açıklamalarla başlayan kitap, 99 kudsi hadisi sıralayarak en son şu hadisle sona eriyor: “Yüce Allah cennet ehline, ‘Ey cennet ehli!’ diye hitap eder. Onlar da, ‘Buyur ey Rabbimiz, emrine amadeyiz.’ derler. Yüce Allah ‘Razı oldunuz mu?’ diye hitap eder. Onlar da ‘Niçin razı olmayalım ki mahlûkatından hiç kimseye vermediğin nimetleri bize verdin.’ derler. Yüce Allah, ‘Ben size bundan daha üstün olanını vereceğim.’ diye buyurur. Onlar da ‘Ey Rabbimiz, bundan daha üstünü ne olabilir ki?’ derler. Bunun üzerine Yüce Allah, ‘Ben size rızamı bağışlıyorum, bundan böyle artık ebediyen size kızmam!’ buyurur.”