İDEAL İNSAN

Zeynep ÇELİK

Yüce Allah bizi yaratmış ve lütfuyla ilahi vahye muhatap kılmıştır. Peygamberleri vasıtasıyla kitaplar göndererek insanlığa hakkı, hakikati bildirmiş, doğru yolu göstermiştir. İnsan ancak ilahi kelamın çizdiği sırat-ı müstakimde ilerleyerek ve Rabbin rızasına uygun hareket ederek varlığın manasını idrak eder, dünya ve ukba saadetine erişir. Peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed’i âlemlere rahmet kılan Yaradan, Kur’an’ı Kerim ile de insanlar üzerindeki nimetini tamamlamıştır. Müslümanlara düşen görev, ilahi kelamın ve sünnetin ışığında anlamlı ve erdemli bir hayat sürmektir. Bütün güzel sözler, yazılan nice eserler, kaleme dökülen nasihatler aslında o ilahi kelamı daha iyi anlamak ve anlaşılır kılmak içindir.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşredilen İdeal İnsan eseri de insanın ömür sermayesini tüketmeden ona iman, ihlas ve irfan temelli bir yaşantının yol haritasını veriyor. Dr. Bahattin Akbaş’ın kaleme aldığı eser, okuru “Ruhu Beslemek” yazısıyla karşılıyor. Dünyevileşmenin kıskacında sadece maddi olana yönelen insanlık, ruhun ızdırabını maddi âlemin geçici tatminleriyle gidermeye çalışırken manevi olanın sağlayacağı huzur ortamını ıskalıyor. Akbaş, insanın “ruhi yönünü iman, ibadet, güzel ahlak ve kemalat ile beslemek zorunda” olduğunun altını çiziyor. “Varlığı Diri Tutan Yakarış: Dua”da duanın ruha şifa olmasına dikkat çekiliyor: “Dua; ümit ve huzurun kaynağı, insanın maddi ve manevi dertlerinin ve ızdıraplarının şifa hazinesidir. Allah katında insanın değer kazanmasını ve rahmet kapılarının açılmasını sağlayan bir ibadettir. Dua mahza/başlı başına bir ibadettir. ‘Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin’ (A’râf, 7/55) ayet-i kerimesiyle Yüce Allah bizzat kendisine dua etmemizi emreder.”

Eserde dikkat çeken bir diğer makale ise “Gençlik ve Değer” adını taşıyor. Hayatın önemli bir evresi olan gençlik, bireyin hayatı sorguladığı, anlam dünyasını sağlam bir zemine oturtmak için düşünsel faaliyetlere ağırlık verdiği bir dönem. Aynı zamanda gençlik evresi, iradeye hâkim olmanın zorlaştığı bir dönemdir ve hem müspet hem de menfi anlamda etkileşime açık bir evredir. Akbaş, gençliğin önemini vurgulayarak gençlik çağının değerini bilmenin “mülkün yegâne sahibi olan ve her şeyi kudret elinde bulunduran Yüce Allah’ı hakkıyla takdir edebilmekten ve varoluşun gayesini iyi anlayabilmekten” geçtiğini ifade ediyor.

Kitap ayrıca ramazan ikliminden ruhun gıdası namaza, sanal ortam ve mahremiyet bilincinden tüketici toplumunun handikaplarına hayatı her veçhesiyle ele alarak modern dünyada Müslüman bilincin nasıl olması gerektiği üzerinde duruyor. İhsanın, isarın helal ve haram bilincinin, dayanışma ve yardımlaşmanın egemen olduğu bir toplum modeli için önce insana çeviriyor kalemini: “İdeal İnsan”