HAYAT…
Mustafa KURT
Hayat, tıpkı bir felsefecinin “zaman”la ilgili söylediği gibi, hakkında bir şey sorulmadığı takdirde çok şey bildiğimiz bir kavram. Ne var ki gerçekten hayatın ne anlama geldiğini düşündüğümüzde kendimizi hayli cahil hissediyoruz. Çünkü bütün bir felsefe tarihi, başlangıcından bu yana yalnızca insan ve hayatın anlamı üzerinde düşündü ama hâlâ onlarla ilgili sorulara açık bir cevap bulabilmiş değil. Belli bir değer ve inanç sisteminin içinden bakıldığında hayat oldukça sade ve açık bir kavram; çünkü yalnızca bu dünyaya değil, bir ruhun varoluşundan sonsuza uzanan bir bütüne ait. Bu bakımdan bu çerçevede algıladığımız hayatı “dünyanın sınırları” ile değerlendirmek doğru değil. Geçmişten günümüze hayatın karşıtının hep ölüm olduğu varsayılmıştır. Oysa ölüm hayata anlamını veren tek gerçekliktir. Her ne kadar modernite insanı ölüm duygusundan uzaklaştırmak için elinden geleni yapsa da ölümlü olduğunu idrak etmek, hayatın hem anlamı hem de en büyük bir trajedisidir. Bütün varlıklar içinde ölümlü olduğunun bilincinde olan tek varlık insandır. Hayatın anlamı bir kere yaşanmasında ve sonlu olmasında saklıdır. Bir an dünyadaki insanların hiç ölmeyeceğini düşünürsek hayata yüklenen bütün anlamlar kökünden sarsılır.
Hayat, onun üzerine düşünen zihnin biçimlendirdiği bir kavramdır. Siz hayatı nasıl görüyor ve ona nasıl bir anlam yüklüyorsanız hayat öyledir ve o kadardır. “İşte hayat böyle bir şey!” dersiniz yaşadığınız bir olaydan sonra. Aslında o bir fark ediş ânıdır. Nefes almayı ancak nefesimiz kesildiğinde hatırlarız. Hayatın ne olduğunu da hayat ve yazgımız bize bazı şeyleri fısıldadığında hissederiz. Hayat sizinle eş zamanlı olarak yaşayan bütün canlıların hayatıdır ve sizin varoluşunuz ancak diğerlerinkiyle anlamlar kazanır. Hayatla ilgili bir hükme varmak için başkalarıyla karşılaşmak ve hayatın getirdikleriyle sınanmak gerekir. Hayat, kendi hükmünü tamamladığında sonsuzluğa ve yepyeni anlamlara açılır. Bu çerçevede yaşamanın ve hayatın anlamı, felsefenin asırlardır söylediği gibi, “ölmeyi öğrenmektir.” Çünkü ancak ölümlü olduğunun bilincine varmış olanlar, insan olmanın gerçek anlam ve değerini kavrayabilir.