HAFIZLIKTA
EZBERİ KORUMA


Doç. Dr. Cemil OSMANOĞLU
Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Yoğun bir zihinsel çaba, irade, fedakârlık, zaman ve emek karşılığında ulaşılan “hafız” payesi Müslüman bilincinde çok değerli bir kazanım olarak yer edinmiştir. Bu algının oluşmasında Kur’an’ı öğrenmeye dönük dinî vurguların, özellikle ayet ve hadislerin etkisi büyüktür. Asr-ı saadetten günümüze İslam toplumlarında hafız olmanın kişiye sunduğu maddi manevi olanaklar da bu durumu pekiştirmiştir. Ancak onca emek ve külfetle elde edilen bu payenin zamanla unutulmaya yüz tutabilen ve muhafazası için sürekli çaba gerektiren bir kazanım olduğu da zaman zaman unutulmaktadır. Dinî gelenekte Kur’an ezberini (hafızlığını) unutmaya dönük kınayıcı ifadelerin varlığı bilinmekle beraber bu tür ifadelerin ezberi muhafaza noktasında ne derece etkili olduğu yeterince incelenmemiştir. İlgili literatürde Kur’an’ı ezberleme ve ezber yöntemleri üzerinde çokça durulmasına rağmen ezberi muhafaza etme yöntemleri bu derece belirgin işlenmemiştir.
Hafızlıkta ezberi korumanın ilk ve en yaygın şekli günlük tekrarlar şeklinde, her gün Kur’an’dan bir bölüm okumaktır. Gün içinde farklı zamanlarda, mekânlarda, sesli-sessiz vb. gerçekleşebilen bu tür okumaların faydası her gün işe koşulmasına bağlıdır. Okumalar, yüzünden (Kur’an metnine bakarak) ya da ezber olarak yapılabilmektedir. Yüzünden yapılan okuma ve tekrarların ezberi belli ölçülerde canlı tutacağı varsayılabilir. Fakat ezberi korumaya ne ölçüde katkı sağladığı belli değildir. Dolayısıyla günlük ve aylık rutin tekrarlara hafızlık bitiminin hemen akabinde başlayarak ömür boyu devam etmek, bunu da mümkün olduğunca ezber yapılan Kur’an üzerinde ve yine ezber okumaya gayret göstererek gerçekleştirmek anlamlı olacaktır. İlerleyen yaşlarda hayatın getirdiği maddi manevi zorluklar, çalışma koşulları, bu tür tekrarları sekteye uğratabilmektedir. Bu bakımdan böylesi tekrarların mümkün olduğunca aynı mekânlarda, günün aynı saatlerinde ve yine mümkünse bir deftere (tarihi ve okuma kalitesine de değinmek suretiyle) not edilerek yapılmasında fayda olabilir. İşe gidip gelirken Kur’an okuyanlar olduğu gibi araçlarında hatim yapanlar da vardır. Böylece kişi çalışma performansı hakkında geriye dönük izleme ve değerlendirme yapma imkânı bulabilir. Ayrıca bu tür hatimlerden sonra dua etmek, hatmi bir merasime dönüştürmek pekiştirme, örneklendirme ve teşvik değeri taşıyabilir.
Ezberi korumanın daha değerli ve kalıcı bir diğer yolu ise günlük, aylık yapılan tekrarları, bilen birine dinletmektir. Bu kişi yakın çevredeki bir hafız olabileceği gibi din görevlilerinden birisi de olabilir. Bu noktada hafızın kendisi gibi bir hafız bularak, hafız bir arkadaş edinerek karşılıklı dinleme-dinletme şeklinde yol alması kalıcılığı artırabilir. Ezberi, hafız olan birisine dinletmek, hafız olmayan birine dinletmekten daha doğrudur. Bu tür tekrarlarda hem ezber okumanın avantajı hem de karşıdakini dinlemenin katkısı birlikte söz konusu olduğundan daha çok duyu organına hitap edilmiş olunmakta, daha kalıcı öğrenmeler gerçekleşmektedir. Kulağı güçlü olan kişilerin ezberini pekiştirirken ses kayıtlarından yararlanması (örneğin Diyanet Kur’an Akademi uygulaması), özellikle karıştırılan ayetlerin, hizip ve cüzlerin daha kolay zihne yerleşmesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca hafızın kendi okuyuşunu bir ses kayıt cihazına kaydederek (örneğin akıllı telefonlar) daha sonra dinlemesi kendine dönük değerlendirme yapmasına imkân vermesi bakımından yararlı olabilir. Bu tür cihaz ve ses kayıt takviyeleri, Kur’an’ın tümünden ziyade özellikle kritik yerlerin tekrarında daha anlamlı olacaktır.
Her ne kadar yukarıdaki uygulamalar ezberin niteliğini belli ölçülerde korusa da zaman zaman kurumsal destek alarak özel tekrar ve pekiştirme programlarına katılmak faydalı olabilir. Gündelik yaşamda kimi kritik ya da zor zamanlarda insanın rutinleri bozulabilir, olağan hayat temposunda aksamalar yaşanabilir. Ya da aylık rutin tekrarlara daha akademik bir hüviyet kazandırmak, ezberi derinleştirmek vb. gerekebilir. Bu tür durumlarda hafızlık pekiştirme programlarına katılmak farklı imkânlar sunabilir. Bu tür programların kişisel çabaların ötesinde kurumsal destekle yürütülmesinin daha anlamlı olacağı söylenebilir. Diyanet İşleri Başkanlığı, ilahiyat fakülteleri, imam hatip liseleri, il ve ilçe müftülükleri eliyle hafızlık pekiştirme kampları düzenlenebilir. Milli Eğitim Bakanlığınca 2015 yaz etkinlikleri kapsamında Erzurum Oltu’da hafız öğretmenlere yönelik düzenlenen “Hafızlık Pekiştirme Etkinliği” bu anlamda dikkat çekici örneklerden biridir. Sivil toplum kuruluşlarının da zaman zaman benzer çalışmalar yaptığı bilinmektedir. Ay, yıl ya da dönem bazlı olarak, belli bir mekân ayarlamak suretiyle hafızlığını kuvvetlendirmek isteyen her yaştan bireylere dönük düzenlenecek bu kamplar bölge, il, ilçe, fakülte, okul vb. düzeyinde organize edilebilir. Herkesin en azından bir dönüş yapabileceği, kabaca 40-45 günlük sürelerle düzenlenecek kamplar, sonunda belli yarışmalar ve teşvikler sunularak daha anlamlı ve cazip hâle getirilebilir. Bu kamplarda kurulacak kişisel bağlantılar, arkadaşlık ilişkileri, sosyal medya grupları, buradan edinilen deneyimin zamana yayılmasına ve daha uzun soluklu olmasına katkı sağlayabilir.
Ezberi korumada daha ileri bir adım olarak yukarıdakilere ilaveten mealden yararlanma, tefsir çalışmaları yaparak ezberi anlamla bütünleştirme yoluna gidilebilir. Bu tür çabalar hem kişisel hem de program bazlı kurumsal çalışmalarda karşımıza çıkabilir. Erken yaşlarda, ortaokul ve lise müfredatında yer alan Arapça dersleriyle ezberlenen cüz ve sureler arasında birçok bağlantı kurulabilir. İleri yaşlarda ezberi manayla bütünleştirmek daha kolay ve anlamlı olacaktır. Ezberlenen sayfaların anlamlarını da okumak, kimi kritik yerlerde tefsirlere bakmak, bir yandan Kur’an kültürü kazanmaya katkı sağlarken diğer taraftan özellikle karıştırılan ayetleri (müşabih) anlamlandırmayı kolaylaştırabilir. Örneğin; Kur’an’ın belli yerlerinde geçen kimi geçmiş kavimlere dair kıssaları ihtiva eden ayetler yer yer birbiriyle karıştırılabilmektedir. Bu kapsamda Hud, Şuara, Saffat gibi sureler örnek verilebilir. Bu tür kıssalarda adı geçen peygamberler ile bu peygamberlerin gönderildikleri toplumların adı, işledikleri belirgin suçlar ile cezalandırılma biçimleri üzerinde durulabilir. Bu tür kıssalar birçok surede birbirine yakın sırayla yer almaktadır. Mana ile bütünleştirilmiş hafızlıkta bu tür kıssalarda geçen kritik kelimeler ekseninde yapılacak kodlamalar yararlıdır. Manayla bütünleşik hafızlık, uzun yıllar ezberini sağlam biçimde muhafaza etmesine rağmen hangi cüzde hangi surenin/surelerin yer aldığını, hangi surelerde ana hatlarıyla da olsa hangi konuların işlendiğini bilmeyen hafızların çokluğu düşünüldüğünde daha da anlam kazanmaktadır.
Ezberi korumada yukarıda zikredilen pekiştirme çalışmalarına, Kur’an’ı hayatla bütünleştirme çabalarını da eklemek gerekir. Bu kapsamda ezberlenen cüzleri vakit namazlarında, belirli dinî gün ve gecelerde, örneğin ramazan aylarında mukabelelerde ve teravih namazlarında okumaya gayret etmek anlamlıdır. Çeşitli vesilelerle düzenlenen hatimlere katılmak, bu tür hatimlerde ezberden okumaya gayret etmek gerekir. Ezberi hayatla bütünleştirme kapsamında yapılması gereken başka şeyler de vardır. Söz gelimi ev, araç ve iş yerini ayetlerle tezyin etmek, günlük davranışlarını ahlak ve ahkâm ayetleriyle ilişkilendirmek, peygamber kıssalarından örnekler vererek beşerî ilişkileri zenginleştirmek ezberin hayatla bütünleşmesini sağlayabilir. En nihayetinde hafızın, yaşayan Kur’an olma anlamında ezberini tüm hayatına yansıtacak biçimde zengin bir donanıma, bir değerler manzumesine, kültür ve yaşam biçimine dönüştürmesi beklenir. Elbette bu kolay başarılacak bir iş değildir. Fakat ezberi korumanın en nihai biçimi Kur’an’dan ezberlediklerini yaşamak, onlarla amel etmekle mümkündür.
Ezberi korumanın bir başka düzeyi Kur’an’ın hayatla bütünleştirilmesine dönük çabaları toplumsallaştırmak, sosyal hayata Kur’an penceresinden yaklaşmaya dönük eğitsel, bilimsel, kurumsal vb. çabalara ortak olmak, bu tür çabaları çeşitli biçimlerde desteklemektir. Hafızlığın kurumsallaşması ülkemizde zayıf bir görünüm arz etmektedir. Hafızlığın kurumsallaşması, bir kültür ve yaşam biçimine dönüşmesi bakımından hafızların yıllık ya da dönemlik buluşmaları, bu kapsamda sosyal medya imkânlarının etkin kullanımı, belli sponsorluk hizmetlerinin hayata geçirilmesi anlamlı olabilir. Yıllık ya da dönemlik mezun buluşmaları, farklı kuşaktan hafızları bir araya getirmek suretiyle hafızlığın kurumsallaşmasına katkı sağlayabilir. Bu tür organizasyonlarda örgün ve yaygın din eğitimi faaliyetlerini yürüten, din hizmetlerine yön veren kurumlara, sivil toplum kuruluşlarına görev ve sorumluluklar düşmektedir. Söz gelimi, arkasında belli maddi manevi teşvik ve desteklerin olduğu kurumsal bir inisiyatif öncülüğünde, tüm toplum kesimlerinin katılımına açık hafızlık yarışmaları ezberi korumaya dönük toplumsal bilinci besleyebilir.
Ezberi korumada ailevi desteğin altı çizilmelidir. Erken yaşlarda hafızlığını tamamlayan çocuk ve gençlerin devam eden öğrencilik hayatlarında, özellikle üniversite ve iş yaşamlarında birçok zorlukla baş etmeleri gerekmektedir. Bu süreçte aile desteği oldukça önemlidir. Anne baba ve yakın çevrenin hafızın gündelik hayatını takip etmesi, günlük tekrarlarını yapması konusunda teşvik ve takdir edici olması, bu yönde hafızı belli çevrelerde bulunmaya, belli uygulamalara katılmaya, belli kişilerle irtibatlı olmaya özendirici davranması beklenir. Ancak hafızlığı koruma konusunda ebeveynlerin bilinçlilik düzeyi üzerinde düşünmek gerekir. Birçok velinin çocuğunun geleceğine dair kurduğu hayallerde, kariyer planlarında Kur’an ezberini koruma ya da ezberini korumayı destekleyici bir alanda çalışmaya dönük özveri düzeyi tartışmaya açıktır. Akademik gelişime gösterilen çabanın ne kadarının hafızlığı koruma konusunda gösterildiği üzerinde düşünmek gerekir. Ailevi, kurumsal, toplumsal desteği kaybederek kendi hâline terk edilen hafızların kısa zamanda ezberini kaybedeceğini tahmin etmek güç değildir. Bu noktada Diyanet İşleri Başkanlığınca 2015 yılında başlatılan Hafızlık Tekrar Programı’na dikkat çekmek gerekir. Yakın zamanda geliştirilen ilahiyat odaklı hafızlık projesi çerçevesinde Türkiye’de çeşitli “İmam Hatip Liselerinde Hafızlık Pekiştirme Programları” başlatılmıştır. Tüm bu çabaların oldukça yeni olup henüz kökleşme aşamasında olduğu söylenebilir.
Hafızlık eğitimini, ezber sonrasını da düşünerek uzun vadeli olarak planlamanın lüzumu ortadadır. Bu planlamaları, özellikle etkin bir mezun işleme sistemi kurmak suretiyle yapılandırmak anlamlı olacaktır. Bugünkü teknolojik imkânlarla mezunları izlemek son derece kolay ve ucuzdur. Mezun izleme sistemi bir taraftan hafızlık eğitiminin niteliğine dönük gerçekçi bir dönüt ve değerlendirme imkânı sunarken diğer yandan söz konusu eğitimin kurumsallaşmasına, hafıza ve kimlik kazanmasına, bilimselleşmesine katkı sağlayacaktır. Bu tür bir dijital hafıza çalışması, hafızların etkin bir topluluk olarak varlığını ve görünürlüğünü belirgin hâle getirebilir. Belirli bir sponsorluk desteği ile güçlü alt yapıya dayalı bir veri tabanı oluşturarak hafızları kurumsal ve bireysel bazda destekleyen, bireysel ve kurumsal iletişim ve iş birliklerini teşvik eden, kolaylaştıran bir organizasyon bu süreci kolaylaştırabilir.

Kaynaklar
Taşkın, Mine - Osmanoğlu, Cemil. “Hafızlığı Muhafaza Yöntemleri: Hafızlığı Muhafaza Edenler Üzerine Nitel Bir Araştırma”. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 11/1 (2024), 370-398.
T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü (Program Geliştirme Daire Başkanlığı), Hafızlık Tekrar Programı, Ankara, 2015.