HAFIZ MÛSİKÎŞİNASLAR

Zeynep ÇELİK

“Bana Bu Ten Gerekmez Can Gerektir

Ol Baki Cennete İman Gerektir

Eğer Muhammed’e Ümmet Olursan

Dilinde Zikr’ile Kur’an Gerektir”

Güftesi Aziz Mahmut Hüdai’ye, bestesi Hafız Saadettin Kaynak’a ait olan eser, sadece Türk din musikisinin eşsiz bir ürünü değildi, aynı zamanda Müslüman gönüllere seslenen, mümin kalbini sürura erdiren bedii bir kaynaktı. Saadettin Kaynak gibi nice hafız musikişinas, besteleriyle Türk din musikisini zenginleştirmişler, ayrıca camilerde okunan bütün formların en güzel şekilde icra edilmesine katkıda bulunmuşlardı.

Musiki tarihimize nazar ettiğimizde Türk din musikisinin bilhassa hafızlar elinde tekke ve camilerin etrafında şekillendiğini görürüz. Türk musikisinin asıl öğrenme şekli meşk usulüdür. Eskinin okuyuş, tavır ve üslubu meşk yoluyla nesilden nesile aktarılmış, mevlitler, şuğullar dilden dile terennüm edilerek günümüze kadar ulaşmıştır. 20. yüzyılda ses kayıt cihazlarının yaygın kullanımıyla birlikte musiki hafızası kayıt altına alınma imkânına kavuşmuştur. Cami ve tekke musikisinin tavır ve üslubunu öğrenmek, Kur’an kıraati, mevlit, ilahi, gazel, şuğul vb. formların icrasını takip etmek için hafız musikişinasların hayatı, eserleri ve kayıtları incelenerek teknolojinin sunduğu imkânlar dahilinde usta çırak ilişkisi devam ettirilmelidir. Doç Dr. Fatih Koca, Hafız Mûsikîşinaslar eseriyle bu alana önemli bir katkı sunmuştur. Zira musikişinas hafızlar, sadece dinî musiki alanında değil, Türk musikisi alanında da kayda değer eserler vermiş, icra ve üslup bakımından gelecek nesillere örnek olmuşlardır. Ayrıca yeni hafız musikişinaslar da yetiştirerek bu geleneğin devamını sağlamışlardır. Kitapta Hafız Edhem Efendi’den Hafız Ahmed Avni Konuk’a, Hafız Yaşar Okur’dan Hafız Zeki Altun’a kadar değerli musikişinasların hayatları, eserleri ve Türk din musikisine katkıları ele alınmıştır.

Yunus’un eşsiz dizeleri ninni olur da annelerin dilinden minik kalplere nakşedilir. “Sordum Sarı Çiçeğe” ilahisi kadar milletimizin ortak hafızasında yer edinmiş başka bir ilahi var mıdır? Güftesi Yunus Emre’ye ait olan bu eser, Hafız Tahir Karagöz tarafından segâh makamında bestelenmiştir. Yine Hafız Zeki Altun tarafından nihavent makamında bestelenen, sözleri Şeyh Muzaffer Ozak’a ait “Bu Gece Yari Gördüm” ilahisi gönülden gönüle terennüm edilir.