Muhammed Kâmil YAYKAN
Ay için de menziller belirledik;
sonunda o, hurma salk›m›n›n
y›llanm›fl sap› gibi olur.
(Yâsin, 36/39)
O hep orada. Biz dünya sahnesindeki yerimizi almadığımız zamanlardan beri hatta… Her gece yörüngesinde doğar, gölgesi nispetince ışığını yayar, sonra da dinlenmeye çekilir güneşin ilk ışıklarıyla. Binlerce hatta milyonlarca yıldır görevine devam ediyor, büyük bir sadakatle.
Ay, Dünya’mızın uydusu. Bazen ayetteki gibi kupkuru bir dal şeklince incecik bazen koskoca, tepsi gibi yusyuvarlak, ışıl ışıl, apaydınlık. Hep bir döngü içinde. Hilal, ilk dördün, dolunay, son dördün ve tekrar yeni ay. Dünya’ya etki eden en büyük enerji kütlelerinden biri. Dolayısıyla biz insanları da etkiliyor. Köşemizde hem bu hareketleri hem enerjiyi hem de etkileri birlikte inceleyelim istedik. Hazırsanız başlıyoruz…
Ay’ın kütlesi Dünya’nın kütlesinin yaklaşık seksende biridir. Ayrıca Ay, Dünya’dan yaklaşık 284 bin kilometre uzaklıktadır. Bu ağırlıkta ve bu uzaklıkta bir gök cisminin çekim kuvveti oldukça büyüktür.
Ay’ın çekim kuvvetinin en büyük etkisi metcezir dediğimiz büyük su kitlelerindeki hareketlilik üzerinde olur. Öyle ki özellikle okyanus kıyılarındaki sular yaklaşık bir saat içinde kıyıdan fersah fersah uzaklaşabilir. Özellikle dolunay zamanlarında bu etki maksimum düzeye ulaşır. Geleneksel tıbbın vazgeçilmezlerinden olan hacamat uygulamasının da bilhassa dolunay zamanlarında yapılmasının temelinde Ay vardır.
Ay’ın insan üzerindeki etkisi bununla sınırlı değil. Ay, pek çok duygu durumunu ve ruh hâlini de tetikleyen bir kuvvete sahip. Yeni Ay evresinin pozitif duygular ve hareketliliğe yol açması, dolunayın ise yorgunluk gibi hisleri çoğalttığı bugün bilim camiası tarafından da kabul edilen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.
Yeri gelmişken eyyâm-ı biyd orucundan da bahsedelim. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), Ay’ın en parlak olduğu hicri ayların 13, 14 ve 15. günlerinde oruç tutmayı tavsiye etmiştir (Ebû Dâvûd, Savm, 69). Hatta eyyâm-ı biydde yani aydınlık günlerde tutulan orucun senenin tüm günlerini oruçlu geçirmek gibi olduğunu belirtmiştir (İbn Mâce, Sıyam, 29).
Gelelim Ay ile ilgili bazı ilginç bilgilere. Ay’dan yansıyan ışığın Dünya’ya ulaşma süresinin 1,255 saniye olduğunu, Ay’ın çok ama çok ince bir atmosfer tabakasının varlığını ve son olarak sıcaklıkların gündüz ortalama 107°C, gece ise -153°C olarak ölçüldüğünü biliyor musunuz?
YA AY OLMASAYDI?
İşin eğlenceli bir o kadar da hayret verici kısmı tam bu noktada başlıyor. Ay’ın Dünya ve biz insanlar için önemi Ay’ın yer almadığı simülasyonlarda daha da gün yüzüne çıkıyor. Şöyle ki:
- Ay olmazsa metcezir etkisi üçte bir oranında düşer. Küresel çaptaki dalgalanmaların azalması Dünya’nın sürtünmesine doğrudan etki eder ve Dünya inanılmaz derecede hızlı döner. 24 saatlik olan bir tam tur, yani bir gün yaklaşık 8 saat olur. Yapılan araştırmalar bundan 400 milyon yıl kadar önce, Ay’ın Dünya’ya daha yakın olduğu zamanlarda, Dünya’nın dönüş hızının dört kat daha yavaş olduğunu ortaya koymuştur.
- Ay, 23 derece 27 dakika olarak hesaplanan Dünyamızın eksen eğikliğinin sabit kalmasındaki en büyük faktör olarak da karşımıza çıkar. Eğer Ay olmasaydı eksen eğikliği de olmazdı. Eksen eğikliğinin yokluğu ise mevsimler başta olmak üzere pek çok olayın oluşmamasına yol açar. Bir sonraki yazımızda eksen eğikliğini, sebeplerini ve bizim için önemini anlatacağız diyerek bu bahsi burada kapatalım.
DAHA FAZLASINI MERAK EDENLERE
Çekim kuvvetine dair aklınızdaki tüm sorulara cevap bulabileceğiniz, TÜBİTAK’ın Ulusal Metroloji Enstitüsüne ait ume.tubitak.gov.tr web sayfası.
Ay ile ilgili hemen her türlü bilgiye ulaşabileceğiniz NASA’nın Ay’a özel olarak hazırladığı moon.nasa.gov web sayfası.