FİTOTERAPİ
Nedir?

Dr. Ahmet DEMİR

Fitoterapi, latince python (bitki) ve therapia (tedavi) kelimelerinden oluşur. Tıbbi olduğu bilimsel olarak kabul edilen bitkilerin, organlarından veya bunların içerdiği etkin maddelerin kullanımı ile hazırlanmış olan ilaçlara fitoterapötikler ve bu ilaçlarla gerçekleştirilen tedaviye de fitoterapi adı verilir. Fitoterapiye kabaca bitkisel tedavi ya da bitkilerle yapılan tedavi de denebilir.
Fitoterapi ilk defa Fransız doktor Henri Leclerc (1870-1953) tarafından La Presce Médicale adlı dergide kullanılmış olup günümüzde de bitkisel ilaçların kullanıldığı bilimsel esaslı tedavi şeklini ifade eden uluslararası bir terimdir. Bugün elimizde olan kanıtlar; tedavi amacıyla kullanılan bitkilerin, Şamanizm inanışından köklü kültürlere kadar (Mezopotamya, Mısır, Çin ve Hindistan) uzanan bir süreçte kullanıldığını göstermektedir.
Bitkilerin ilaç olarak kullanılmaları öncelikle, doğal olarak yetişen bitkilerden yararlanma şeklinde başlamıştır. Bitkilerin tedaviye girişleri ilk olarak deneme yanılma yöntemiyle elde edilen bilgiler sonucunda gerçekleşmiş olup bu devreye “ampirik devre” denmektedir. Halk tababetinin bitkilerle ilgili olan bu kısmını oluşturan “etnobotanik” bu şekilde oluşmuştur.
Günümüzde 7000’den fazla madde ilaç olarak kullanılmaktadır. Bunlardan 400’ü bitki kökenlidir. 400 bitkisel ilaçtan 120 tanesi etnobotanik araştırmalar sonucu belirlenmiştir. Günümüzde halk ilacı olarak kullanılan bitkilerin bazı kısımları doğrudan yeme şeklinde, infüzyon (demleme), dekoksiyon (kaynatma), maserasyon gibi su ile hazırlama yöntemleri ile ya da yakılarak tütsü şeklinde dumanı solunarak kullanılmaktadır. Bunlar özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kişilerin atadan gelen bilgilerle, kendilerinin tespit edebilecekleri rahatsızlıklara karşı kullandıkları genellikle bitkilerden hazırlanan çay, lapa, macun gibi basit ilaç şekilleridir. En sık kullanılanı ise genellikle yaprak ve çiçeklerin kullanıldığı infüzyon ya da kök ve kabukların kullanıldığı dekoksiyon şeklinde hazırlanıp tüketilen bitki çaylarıdır. Bu terimleri açıklayacak olursak; İnfüzyon (demleme); yaprak ve çiçeklerden hazırlanan sulu çözeltidir. Hesaplanan miktarda drog (tıbbi bitkilerin veya bitki parçalarının işlenmemiş veya minimum düzeyde işlenmiş hâli) üzerine kaynamış su konur ve 5-10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Genellikle % 2 oranında hazırlanır. Dekoksiyon (kaynatma) ise genellikle kök, kabuk, sürgün ve meyvelerden hazırlanan sulu çözeltidir. Önceden ufalanan drog, hesaplanan miktarda soğuk suya konur, 5-10 dakika kaynatılır, ardından süzülür.
Etnobotanik yani halk tababetindeki bu kullanım şekillerinin haricinde tıbbi bitkilerden çok farklı şekillerde faydalanma yolları vardır. Bunlar; çay hazırlamak (ıhlamur, adaçayı vs.), ilaç etken madde eldesi (vinblastin), ilaç yardımcı maddesi eldesi, yarı sentetik farklı ilaç ham maddesi eldesi (kodein), sentetik ilaçlara model oluşturmak, doğrudan bitki ekstresinin preparat hâlinde kullanılması şeklinde sıralanabilir.
Bitkisel ilaçların son otuz yıl içerisinde hızla önem kazanmasında; modern tıbbın özellikle kronik hastalıklarda zaman zaman başarısız olması, hastalık yükünün bireysel ve toplumsal bazda sürekli artmasına rağmen kullanılan sentetik ilaç sayısının azalmayıp bilakis artması ve sentetik ilaçların oluşturmuş olduğu yan etkiler önemli bir yer tutmaktadır.
Bitkilerin ilaç olarak düşünülmesinin nedenleri arasında; doğallığı, daha az yan ve olumsuz etkiler taşıması, organizmada daha uzun süreli kalıcı etkiler oluşturması, birçok etkinin bir arada olması, organizma fizyolojisi ile daha kolay uyum sağlaması, bitkisel ilaçların etkinliği kanıtlanmış farklı doğal kimyasal yapıları bir arada taşıması ve doğrudan tedavi edici değer taşıması sayılabilir.
Binlerce yıldır bitkileri ampirik yani deneme yanılma yoluyla elde ettiği bilgilerle kullanan insanlık, özellikle kimya ve farmakoloji gibi bilim dallarının doğup analitik yöntemlerin süratle gelişmesinden sonra bu ampirik bilgileri bilimlerin ortak yöntemleriyle irdeleyerek yanlışları doğrulardan ayıklamaya, öte yandan bitkilerin tedaviden sorumlu etkili madde ve bileşiklerini araştırıp bulmaya ve bu maddeler üzerinden standardizasyon sağlamaya çalışmıştır.
Bitkisel tedavide kullanılacak olan bitkiler, bitkisel ilaca dönüşünceye kadar geçen süreçte birtakım aşamalardan geçer. Öncelikle kullanılacak olan bitkinin tıbbi bitki olması gerekir. Bu morfolojik ve biyokimyasal analiz sonuçlarına göre belirlenir. Tıbbi bitkilerin ilaç yapımında kullanılacak olan kısımlarına bitkisel drog denir. Bitkisel droglar; bütün, parçalanmış veya kesilmiş bitkiler, bitki kısımları, algler, mantarlar veya likenlerin işlenmemiş ham hâllerinden oluşur. Genellikle kurudurlar. Bitkisel droglar standardize edildikten sonra kullanılır.
Bitkisel ilaçların etkinliği ve güvenilirliği, bitkisel drog veya drog preparatlarının elde edildiği tıbbi bitkilerin uzun yıllardan beri geleneksel kullanımına bağlıdır. Bu kapsama giren tıbbi bitkilerden hazırlanan bitkisel droglar geleneksel drog olarak bilinmektedir.
Bitkisel droglardan, ham maddeye uygun yöntemlerle bitkisel drog preparatı denilen bitkisel ilaç ham maddeleri elde edilir. Daha sonra bunlar son ürüne dönüştürülerek tıbbi bitkisel ürünler olarak insanların kullanımına sunulur. Tıbbi bitki, bitkisel drog (bitkisel ilaç ham maddesi), bitkisel preparatlar, tıbbi bitkisel ürünler zinciri, bitkisel tedavinin temelini oluşturur.
Ülkemizde ve dünyada bitkisel ilaç ve gıda takviyesi formatında bitkisel ürün sayısının ve çeşitliliğinin çoğalması, bu ürünleri üreten firmaların her geçen gün sayısının artması, sentetik ilaç üreten ilaç firmalarının da fitoterapötik ürünler üretmeye yönelmeleri, fitoterapinin gelişimi ve geleceği açısından güzel günler vadetmektedir.