FİTOTERAPİ

İLE CİLT SAĞLIĞI

VE GÜZELLİĞİ


Dr. Ahmet ÇELİK


Fitoterapi modern bilimle harmanlandığında sadece hastalıkların tedavisinde değil aynı zamanda genel sağlığın ve dolayısıyla güzelliğin korunmasında da önemli bir rol oynar. Bitkilerin doğal olması, yan etkilerinin çok az olması, vücutta atık oluşturmaması, dönüştürülebilmesi gibi sebeplerden dolayı sadece genel sağlığı desteklemek için değil cilt sağlığını desteklemek ve kozmetik amaçlı kullanımı da günümüz modern toplumu için fitoterapiyi popüler hâle getirmiştir. Bugün kimyasal yüklü sentetik ürünler yerine cildin kendini onarma yeteneğini güçlendiren ve doğallığını koruyan bitkisel ürünler daha çok tercih edilmektedir.

 Ortalama 70 kg bir insan 10 m² yüzeye sahiptir. Vücudumuzu her türlü zararlıdan, bakteriden, virüsten, ağır metalden arındıran organlarımız vardır. Bunlara genel olarak toksinlerden arındıran manasında detoks organları denir. En büyük detoks organımız cildimizdir. Cilt, detoksifikasyonunu ter vasıtasıyla yapar. Ter bezleri vasıtasıyla üzerindeki gözeneklerden atılması gereken atıkları ve zararlıları uzaklaştırarak vücudun arınmasına çok önemli bir katkı sağlar. Eskiden hasta olan insanların terletilmesinin nedeni de budur. Derinin kendini yenileme süresi 28 gündür. Bu süre zarfında üstteki ölü deri tabakası atılır ve alttan yeni deri tabakası çıkar. Bizim kir olarak adlandırdığımız bu ölü deri tabakasının vücuttan uzaklaştırılması, gözeneklerin açık kalarak daha rahat terleme yapabilmesi için çok önemlidir. Onun için ayda bir keselenmek cildin bu yenilenme döngüsüne destek olur. Genel vücut sağlığının cilt sağlığı üzerindeki etkisinden dolayı yeterli ve dengeli beslenmek, kaliteli uyku, düzenli egzersiz, yeterince su içmek, sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmak gibi genel sağlık ilkelerini uygulamakla birlikte cilt sağlığını desteklemek için bitkilerden de farklı şekillerde yararlanılabilir.

Bitkiler; içerdikleri vitaminler, mineraller, antioksidanlar, esansiyel yağ asitleri ve aktif bileşenlerle cilt sağlığını desteklemek için ideal kaynaklardır. Bitkilerin tozları, özleri, yağları veya tentürleri cilt problemlerini tedavi etmek veya cilt sağlığını iyileştirmek için kullanılabilir. Bitkiler; iltihap önleyici, yatıştırıcı, nemlendirici, yenileyici ve antioksidan özellikleriyle cilt problemlerine karşı bütüncül bir yaklaşım sunarlar. Örneğin; anti-enflamatuar özelliklere sahip bitkiler ciltteki iltihaplanmayı azaltabilir, antioksidanlar cildi serbest radikallere karşı korur ve nemlendirici bitkiler cildin nem dengesini korur.

Cilt tiplerine ve rahatsızlıklarına göre bitki seçimi yapılabileceği gibi bitkilerin farklı kombinasyonlarından oluşan ürünler de hazırlanabilir. Cilt sağlığı ve güzelliği için kullanılabilecek bitkilere; lavanta, biberiye, sarı kantaron, sarısabır, tıbbi papatya, gül, çay ağacı, yeşil çay, aynısafa, cadı fındığı bitkileri örnek verilebilir.

Lavanta

Eski Yunan ve Romalıların banyo sularına en severek kattıkları bitki lavanta idi. Antik çağlarda antiseptik olarak kullanıldığı bilinmektedir. Romalılar, hoş kokusundan ve yatıştırıcı özelliğinden dolayı ünlü Roma banyolarında sıkça faydalanmışlardır. Birinci Dünya Savaşı esnasında askerlerin yaraları, antiseptik etkisinden dolayı “lavanta suyu” ile dezenfekte edilmiştir. Lavanta; kendisine has ve hoş kokusundan dolayı parfümeri ve kozmetik sanayisinin önemli bir droğudur. Lavanta uçucu yağı, kokulu sabun ve şampuanların terkibinde önemli bir yer tutar. Lavanta uçucu yağı ayrıca çeşitli cilt hastalıklarında ve yara tedavisinde de kullanılır. Uçucu yağın antimikrobiyal etkilerinden dolayı escherichia coli, staphylococcus aureus ve bacillus subtilise karşı etkili olduğu gösterilmiştir. Aynı zamanda akne (sivilce), impetigo (stafilokok ve streptokokların neden olduğu, yüzde ve genellikle ağız ve burun çevresinde meydana gelebilen cerahatli küçük kabarcıklar) ve dermatomikozlarda (cilt mantarlarında) lavanta uçucu yağı kullanılmaktadır. Uçucu yağ doğrudan cilde masajla uygulanabilir. Haricen banyo suyuna ilave edilebilir. 100 g drog 2 lt kaynar suya eklenir, 10 dakika demlendirilir ve banyo suyuna karıştırılır. Ya da lavanta uçucu yağı 10 damla kadar banyo suyuna eklenerek de kullanılabilir.

Biberiye

Halk tababetinde harici olarak genelde lapa şeklinde uygulanır, zor iyileşen yaralarda yara iyileştirici ve antiseptik olarak kullanılır. Deride oluşturduğu irite edici ve haricen tatbik edildiği bölgede kan akımını hızlandırıcı etkisi nedeniyle selülit tedavisinde kullanılır. Ayrıca saç ve ayak bakım ürünlerinin terkibine girer.

Sarı Kantaron (Binbir Delik Otu)

Halk arasında çiçekli dallarının maserasyon yöntemiyle zeytinyağında bekletilmesiyle elde edilen karışım, haricen yaraların tedavisinde faydalı olduğu için bitkiye yaraotu, mayasılotu şeklinde isimler de verilmiştir. Halk tababetinde yüzyıllardır yara ve yanık tedavisinde kullanılmıştır. Savaşlarda oluşan kılıç yaralarını tedavi etmek için de kullanıldığından “kılıçotu” olarak bilinir. Dioscorides; bu bitkiyi isimlendirmiştir ve önemli bir yara iyileştirici olarak kabul etmiştir. Alman E Komisyonu tarafından harici olarak; kesikli yaralanmalar, birinci derece yanıklar ve miyalji (kas ağrısı) tedavisinde kullanımı onaylanmıştır. Sarı kantaron yağı, içeriğindeki hiperforinden dolayı antibakteriyel ve antiviral etkiler gösterir. Zona tedavisinde kullanılır. Yüksek orandaki flavonoit içeriği nedeniyle skatrizan olarak rol oynamakta; yara, çıban ve yanıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Sarısabır (Aloe Vera)

Ünlü araştırmacı ve arkeolog George Ebers; aloe’nin çok eskilere dayanan ününü, MÖ 3500 yıllarından kalan ve doğal ilaçlar üzerine yazılmış bir papirüs el yazmasında keşfetmiştir. Kleopatra’nın güzelleşme bitkileri arasında en çok ünlenmiş olanı, şimdi de kozmetik firmaları tarafından el ve yüz kremlerinde, güneş losyonları ve şampuanlarda vazgeçilmez şekilde kullanılan “sarısabır” idi. Dioscorides gibi Eski Yunan ve Romalı hekimler de aloe’yi tedavilerinde kullanmışlardır. Bitkinin yapraklarından elde edilen başlıca iki özütü ilaç olarak kullanılmaktadır. Bunlardan ilki, bitkinin acımsı ve koyu renkli özsuyu; ikincisiyse bitkinin taze yapraklarından elde edilen yapışkan ve az akışkan karakterdeki renksiz jelidir.

Tıbbi Papatya (Mayıs Papatyası)

Tıbbi papatya çiçekleri, cilt enfeksiyonlarında oldukça etkilidir. Yüzeysel ve derin enfekte olmuş yaralarda; yara kenarları, doku kenarları ve fistül girişlerinde yıkama tedavisi uygulanarak başarılı sonuçlar alınabilir. Fronkül (deride meydana gelen, içi iltihap dolu şişlik), tırnak çevresindeki yumuşak doku iltihabı (paronişi), atopik egzema ve yağ bezlerinin aşırı sebum üretmesi durumunda da kullanımı vardır. Banyo olarak kullanımında 50 g drog üzerine 10 litre su ilave edilip banyo suyu olarak kullanılır.