EN GÜZEL İSİMLER 99 ESMA SONSUZ MANA
Süreyya MERİÇ
Esma-i hüsna, en güzel isimler demektir; Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de Haşr suresinde bu terkibi kendi isimleri için kullanır (Haşr, 59/24). Rabb’imiz, yarattığı insana varlığını bildirirken ilahi kelamda farklı yerlerde isimlerini de zikretmiş, ayrıca en güzel isimlerin kendisine ait olduğunu ifade etmiştir. Hüsna, asıl itibarıyla “güzel” kelimesiyle de ifadesi kabil olmayan bir kavramdır. Zira hüsna sıfatı, estetik anlamda güzel olmaktan ziyade mutlak manada bir güzelliği ifade eder.
Diyanet İşleri Başkanlığınca neşredilen En Güzel İsimler 99 Esma Sonsuz Mana da yine bu gayretin bir sonucudur. Fatma Bayram’ın Diyanet Aylık Dergi’de beş yılı aşkın bir süre zarfında tefrika edilen eser, Yüce Rabb’in esmasının açıklamalarından müteşekkildir. Ayrıca eserde “esma-i hüsna” kavramı işlenerek birbirleriyle ilişkisi üzerine de durulmuştur. Bayram, giriş yazısında okuru isimlerden önce o isimlerin mana ve ehemmiyeti ile buluşturur. Allah’ın isimlerinin “Cemal”, “Celal” ve “Kemal” olarak gruplandırıldığını ifade eden yazar, ayet ve hadisler ışığında esma-i hüsnanın açıklamalarını yapar.
Hz. Muhammed’den (s.a.s.) gelen rivayetlerde, Rabb’imizin duaların kabulüne vesile olan ismine “ism-i azam” denildiğini fakat bu ismin esma-i hüsnada hangi isme işaret ettiğine dair farklı görüşler olduğunu ifade eden yazar, âlimlerin ekseriyetinin ise mana ve şümulünün genişliği sebebiyle ism-i azamın lafz-ı celal olduğuna kanaat ettiğini belirtir.
Bayram’ın da dile getirdiği gibi insanın Rabb’ini tanıma ihtiyacı vardır. Esma-i hüsnanın bu tanışıklık için öğrenilmesi gerekir. Esma-i hüsnayı hakkıyla bilmek “İnsanlarda diri, izleyen, bilen, duyan, fiillerini yazdıran, yapıp etmelerinden hesaba çekecek olan etkin bir yaratıcının kulları oldukları inancını pekiştirir.” Yine Allah’ın adını anmanın ve ona ibadet etmenin bir yolu da esma-i hüsnadan geçer. Rabb’in güzel isimleri, “beşerî idrake sığmayan ulûhiyet ile duyu ve akıl dünyasında yaşayan insan arasında, visali dağlayan bir bağ”dır. Tevhid inancının tesisi de esma-i hüsna üzerine inşa edilmiştir. Kelime-i tevhidde geçen Allah’tan başka ilah yoktur ifadesinin şerhidir esma-i hüsna. Zira Rezzak, Allah’tan başka rızık veren yoktur; Alîm, her şeyi hakkıyla bilen sadece Allah’tır; Tevvab, Allah’tan başka tövbeleri kabul edecek yoktur demektir.
Fatma Bayram, eserde ayrıca esma-i hüsnanın kişi üzerinde kemale ulaşmadaki ve ilahi ahlakla ahlaklanmadaki etkilerine de temas etmiştir. Her bir isim açıklanırken insan kişiliğindeki etkilerine temas edilmiştir. Örneğin Hâfid ve Râfi isimlerinin geçtiği bahiste okura şu soru yöneltilir: Bizi yüce ya da düşük kılan nedir? Allah hem alçaltan ve yüceltendir, kişi de alçaklık ve yüceliğin gerçek mahiyetini sorgulamalı, neye itibar ettiğini neyi kınadığını düşünmeli ve bunları yaparken Allah rızasını gözetip gözetmediğine bakmalıdır. Zira ancak “Allah’ın yücelttiğini yüceltip değer vermediğini önemsizleştirdiğimiz zaman iç dünyamızdaki karmaşa sona erecek, düşüncelerimiz duygularımız ve davranışlarımız eşyanın tabiatı ile tam bir uyum içinde tevhide ulaşabilecektir.”