DOĞRU BİLGİ DOĞRU KARAR

Dr. Lamia LEVENT ABUL

İnsanoğlu yeryüzüne ayak bastığı ilk andan itibaren, hayatını sürdürebilmek, kendini ve Rabbini bilmek, tanımak için bilgi edinme yolları aramış, kelimelerle düşünmüş, anlam dünyasını genişletmiş, yeni kavramlar inşa ederek düşünme yetisini pekiştirmiştir. Varlığa isim verirken, onun vasıflarını anlatırken, bir değeri hem soysal çevresine hem de gelecek nesillere aktarırken kavramların gücünden yararlanmıştır. İslam dini de sahip olduğu değerler manzumesini kavramlar üzerinden mümin gönüllere nakşetmiş, zamanla bağlamından koparılarak manipüle edilen kavramların da iadeiitibarını vermek konusunda hassas davranmıştır. Bu tutum bilgi ahlakının, bilgiye emanet bilinciyle yaklaşmanın doğal sonucudur.

Bilginin hızlı ve kolay yoldan elde edildiği, kavramların ve onlara yüklenen değerlerin kolayca örselendiği bir çağda, bilgi edinme yollarımızı gözden geçirmek, düşünce dünyamızı manipüle etmeye çalışan istismarcılara karşı doğru ve sahih bilginin izini sürmek hem bireysel hem de toplumsal sapmaları önleyecek ilk adımdır. Zira bir Müslüman yalan söylemekten sakındığı gibi, yalan bir haberin sehven de olsa taşıyıcısı olmaktan sakınmalı, mümin vasfına uygun olarak çevresine güven vermelidir. Yüce Allah Hucurât suresi 6. ayette “Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” buyurmuştur. Günümüz de ise sadece art niyetli kişilerin değil pek çok Müslüman’ın da istemeden de olsa bilgi kirliliğine ortak olduğu düşünülürse bu ayetin önemi bir kat daha artmaktadır. Geçmiş tecrübelerimiz bize göstermiştir ki bilgi kirliliğine ve istismara açık alanların biri de dindir. Bizler de Diyanet Aile Dergisi olarak bu ay dosyamızda bilgi ahlakını işledik. Doç. Dr. Güldane Gündüzöz “Emanet Şuuru Bağlamında Bilgi Ahlakı” ile dosyamıza katkı sundu: “Giderek yalnızlaşan insanların birbirlerine sımsıkı bağlanmalarını, ortak kültür ve zengin bilgi temelinde birleşmelerini sağlayacak olan unsurların başında, Kur’an ve hadis temeline dayanan inanç, dürüstlük, ahlak ve hoşgörü çerçevesinde işleyen açık toplum gelmektedir.” Kaan H. Süleymanoğlu “Din İstismarının Dijital Yüzleri”ni yazdı. Hüseyin Arı Zümer suresi 18. ayet bağlamında “Din İstismarına Karşı Bilgi Ahlakı”nı kaleme aldı.

Hac ikliminin mümin gönüllere sürur verdiği bu ayda Hüseyin Derin “Hac ile Hayata Can Suyu Katmak”, Zehra Tuncel “Kurban ve Bayram”, Ayşe Ünüvar “Hac Gelenekleri” yazılarıyla dergimize katkı sundu. Nermin Taylan “İslam Tarihinin Siyasi Kırılma Noktası: Kerbela”yı yazdı. Bu ay söyleşimizi İsmail Erünsal ile kitap medeniyeti ve kadim geleneğimiz sahaflık üzerine gerçekleştirdik.

Sizleri dergimizle baş başa bırakırken Kurban Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyor, istismar ve bilgi kirliliğin yakın tarihimizde yaşattığı acı olayların tekrar edilmemesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyor bu vesileyle 15 Temmuz şehitlerini rahmet ve minnetle anıyorum.