DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VE HAFIZLIK EĞİTİMİ


Sedide AKBULUT
DİB Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü

Kur’an-ı Kerim nazil olduğu günden bu yana yazılarak ve ezberlenerek korunmuştur. Kur’an’ın ezberlenmesi ve korunması, onu diğer kutsal kitaplardan ayıran mucizevi bir özelliktir ve ayet-i kerimeyle sabittir. (Kıyame, 75/16-19.) İlk dönemde Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberlemeye “cem etme”, tamamını ezberleyenlere ise “cem edenler” denilmiştir. Mushafların çoğaltılmasından sonraki dönemlerde Kur’an-ı Kerim’i ezberleyenler için Arapça “hafiza” fiilinden ya da “Kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz.” (Hicr, 15/9.) ayet-i kerimesinde “hafız” ifadesinin yer almasından mülhem “hafız” denilmiştir. Yine Kur’an hafızı için “kurra” “mukri”, “hamil”,“hamilü’l-Kur’an/hameletü’l-Kur’an”,“ehlü’l-Kur’an”, “sahibü’l-Kur’an” gibi kavramlar da kullanılmıştır.
Vahyin ilk muhatabı olan Hz. Peygamber (s.a.s.) aynı zamanda ilk hafızdır. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) teşvikiyle sahabe-i kiramın inen ayetleri ezberleme gayreti de hafızlık müessesesinin başlangıcı olarak kabul edilebilir. Bu müessese, İslam’ın ilk yıllarından itibaren kesintiye uğramadan günümüze kadar devam etmiştir. Yüce kitabımızda Kur’an okuyanlardan övgüyle bahsedilmesi (Enfal, 8/2.), hadislerde Kur’an’ın okunması ve ezberlenmesi üzerinde özenle durulması (Tirmizi, Fedailü’l-Kur’an, 1; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1, 148.) ve Kur’an’ı en çok bilenlere en fazla değer verilmesi (Buhari, Ezan, 54.) Müslümanları hafızlığa teşvik eden önemli etkenler olmuştur. Sahabenin bireysel olarak Kur’an’ı hıfz etmesi söz konusu olduğu gibi Mekke’de Erkam’ın evi ile Medine’de Mescid-i Nebevi’nin müştemilâtında yer alan suffede hafızlık eğitimleri gerçekleşmiştir. Zamanla İslam coğrafyasının gelişmesine bağlı olarak Kur’an talim ve hıfzında da artış söz konusu olmuştur. Hicri birinci asırda Kur’an talim ve hıfzı Medine’de Mescid-i Nebevi’nin yanı sıra dokuz mescitte yapılmaktaydı. (Nebi, Bozkurt, “Hafız” md., DİA, c. XV, s. 74-78, İstanbul,1997.) Beşinci asra kadar diğer İslami ilimlerle birlikte camilerde yapılan Kur’an talim ve hıfzı, beşinci asırdan itibaren medreselerde gerçekleştirilmeye başlanmış, medreselerde bu ilimleri tahsil edenlere “kurra” denilmiştir. Camiler dışında yüksek düzeyde Kur’an öğretimi için kurulan ilk müstakil medreseler Darü’l-Kur’an’lardır. Selçuklular, kıraat ilminin okutulduğu medreseleri genellikle “darülhuffaz” şeklinde adlandırmışlardır. Bu adlandırma kısmen Osmanlılar dönemine de uzanmaktadır. Osmanlılar Kur’an ihtisas medreselerine genellikle “darülkurra” demişlerdir. (Nebi, Bozkurt, “Dâru’l-Kurrâ” md., DİA, c. VIII, s. 543-545, İstanbul, 1993.)
Hafızlık müessesesi 1924 yılına kadar Kur’an eğitimlerinin yapıldığı darulkurralarda yaşatılmıştır. Bu tarihten itibaren ise Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Kur’an kurslarında devam etmiştir. Ancak din eğitiminin kurumsallaşma süreci neticesinde Kur’an kurslarında hafızlık eğitimi verilmeye başlanması sonraki yıllarda mümkün olmuştur.
1923-1933 yılları arasında sayısı nispeten az olan Kur’an kurslarımız 1991’de 5 bini aşmıştır. 2023 yılında ise toplamda 17 bini bulan Kur’an kursu sayısının yaklaşık 1800 adedini hafızlık kursları oluşturmaktadır. 1975 yılından itibaren hafızların sayıları kayıt altına alınmaya başlanmış, bu tarihten itibaren 207 bin 803 kişinin hafız olduğu tescil edilerek belgelendirilmiştir. Daha önceki hafızlık verilerine net olarak ulaşılamamakla beraber hafız sayısının her yıl artarak devam ettiği söylenebilir.
Günümüzde resmî hafızlık eğitimi, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı Hafızlık Eğitimi Daire Başkanlığı uhdesinde kurumsal çerçevede ve belli bir program dâhilinde yürütülmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı, bugünün şartları ve imkânları çerçevesinde hafızlık eğitimini daha etkin ve verimli bir hâle getirmek, kalitesini yükseltmek amacıyla çalışmalarına devam etmektedir. Bu çalışmalar çerçevesinde hafızlık eğitimlerinin görüldüğü binalarla ilgili düzenlemeler yapılmış, çeşitli öğretim programları ve materyaller geliştirilmiş ve alanla ilgili yeni program ve materyaller geliştirilmeye devam etmektedir. Bu bağlamda eğitimlerin az sayıda öğrenciyle küçük yerleşim yerleri yerine; merkezî konumda bulunan, fiziki açıdan gerekli donanıma sahip kurslarda ve hizmetin gerektirdiği yeterliğe sahip öğreticiler tarafından yürütülmesine gayret edilmektedir.
2010 yılına kadar ülkemizde hafızlık eğitimi daha çok geleneksel metotlarla tecrübeye dayalı olarak yapılmaktaydı. Bu tecrübeden güç alıp günümüz şartlarını da göz önünde bulundurarak hafızlık geleneğinin sürdürülmesini ve geliştirilmesini hedefleyen Başkanlığımız, gelişimi kendisine ilke edinmiştir. Bu doğrultuda 2010 yılında Hafızlık Eğitim Programını hazırlamış ve uygulamaya koymuştur. Bu programda hafızlık hazırlık, ezber ve pekiştirme dönemlerinden oluşan ve içerik olarak ‘Kur’an-ı Kerim, Dini Bilgiler, Sosyal Etkinlik ve Rehberlik’ dersleri de yer almaktadır. 2021 yılında ise gelişen ve değişen şartlara cevap verecek şekilde hafızlık eğitiminin uygulandığı kurslardaki yönetici ve öğreticilere yönelik gerçekleştirilen mesleki gelişim seminerleri, hafızlık takip komisyonlarının raporları, atölye çalışmaları, alana yönelik gerçekleştirilen anket çalışmalarından elde edilen verilerden hareketle Hafızlık Eğitim Programı, hazırlık bölümü 3 dönem; ezber bölümü ise 6 dönem şeklinde yapılandırılarak güncellenmiştir. Programın takip süreci, il/ilçe müftülükleri tarafından oluşturulan Hafızlık Takip Komisyonları maharetiyle gerçekleştirilmektedir. Hafız olmadaki nihai süreç ise hafızlığı tescil anlamına gelen hafızlık tespit sınavı ile tamamlanmaktadır.
Hafızlık eğitimi, bireylerin kıraat ya da hüsn-i tilavet becerilerinin geliştirilmesinin yanında, Kur’an’ın mesajının anlaşılmasında önemli bir basamak olması itibarıyla da ayrı bir öneme sahiptir. Bu eğitimlerin etkinlik ve verimliliğinin artırılmasına yönelik olarak hafızlık eğitiminin geçmişin tecrübesiyle birlikte bugünün imkân ve şartları çerçevesinde kalıcı ve sürekli hâle getirilmesi, hafızlık müktesebatının din eğitim ve öğretiminde daha etkin bir şekilde kullanılması gibi hususlara yönelik çalışmalar ortaya konulmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında; hafızlık eğitimini tamamlayıp ezberleri yeterli düzeyde sağlam olmayanlara, hafızlığı pekiştirme, talim ve tecvid becerisi kazanma, ayetlerin temel mesajları hakkında bilgi sahibi olma, böylece Kur’an-ı Kerim’i ezberlemenin yanı sıra onun anlam dünyasıyla bir bağ kurabilme, dinî bilgiler ve hitabet bilgisine sahip olma gibi becerileri kazandırmak üzere “Hafızlık Tekrar Programı- 2015” hazırlanmıştır.
Ayrıca 2019 yılında MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile yapılan protokol çerçevesinde hazırlanan “Kur’an Kursu-Okul İşbirliğine Dayalı Örgün Öğretimle Birlikte Hafızlık Programı” Başkanlığımızın hafızlık eğitimine dair yürüttüğü önemli çalışmalardan bir diğeridir. Buna göre örgün eğitime devam ederken hafızlığa başlayan ortaokul öğrencilerine kendilerinin ve velilerinin isteği doğrultusunda 5-6 ve 7. sınıflardan birinde Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği Madde 32/4 kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Kur’an kurslarında bir eğitim ve öğretim yılı hafızlık eğitimine devam etmelerine izin verilmiştir. Bu şekilde ortaokul döneminde örgün eğitimine devam edecek olan öğrenciler, sene kaybı yaşamadan Kur’an kursu desteğiyle hafızlık eğitimini tamamlayabileceklerdir.
Ayrıca Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun talimli bir şekilde okuma bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi vb. amaçlarla “Hafızlık Eğitimi Kursları Talim Programı- 2020” programı geliştirilmiştir. Yine hafızlık eğitimi sürecindeki öğrencilerin musiki ile ilgili becerilerinin geliştirilmesi ve desteklenmesini amaçlayan bir programa ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu ihtiyaçtan hareketle “Hafızlık Eğitimi Kursları Dini Musiki Programı- 2020” hazırlanmıştır. Alanında uzman eğitimciler tarafından sunulacak olan temel dinî musiki eğitiminin, öğrencilerin sesi doğru kullanma, Kur’an’ı usulüne uygun ve güzel bir tavırla okuma, ezan, kamet gibi cami musikisi formlarını icrada önemli katkılar sağlaması hedeflenmektedir. Ayrıca hafızlığını tamamlayan öğrencilere yönelik hazırlanan ve onların Kur’an’ın anlam dünyasına ve temel mesajlarına vakıf olmalarına katkı sağlamayı amaçlayan “Kur’an’ı Anlama Temel Öğretim Programı-2021” ve “Kur’an Kursları İslami İlimler Temel Öğretim Programı-2021” programları geliştirilmiştir.
Yukarıdaki çalışmalar ve söz konusu ihtiyaçlar doğrultusunda şunları söyleyebiliriz ki hafızlık eğitimi, asıl unsuru olan hafızlık talebesi ile birlikte hoca, Kur’an kursu, aile gibi birçok unsurun sürekli ve ahenkli çalışması neticesinde uzun ve zahmetli bir süreçten sonra tamamlanabilmektedir. İlerleyen yaşlarda hafızlık yapmak mümkün olmakla beraber genellikle genç ve hatta çocuk yaşta hayatının en güzel zamanlarını Allah’ın yüce kelamına vakfetmek elbette övgülerin en büyüğüne layıktır. Bununla birlikte dikkate alınması gereken çok önemli bir husus da hafızlığın sadece bir ezber müessesesinden ibaret olmayışıdır. Yüce kelamı gönüllerinde hürmet ve muhabbetle taşıyan hafızların bu mübarek kitabın manasını anlayarak, eserlerini de hâl, hareket, tavır ve davranışlarında taşıması gerektiğidir. Bu sorumluluk beraberinde zorluklar getirse de hafız için bir ömür boyu şerefle taşınacak bir payedir. Kur’an ilimlerine dair çeşitli eserlerde Kur’an okutan, okuyan ve ezberleyen kimselerin uyması gereken kurallara yer verilmiştir. Kur’an-ı Kerim’i edepli bir şekilde ve huşu ile okumak, tecvid, tertil gibi tilavet kaidelerine riayet etmek, ezberlediğini unutmamak, ayetlerin mana ve hikmetlerini anlamaya çalışmak, Kur’an’ın buyruklarına uyup yasaklarından kaçınmak, kalbini kibir, kıskançlık, kin ve riya gibi Kur’an ahlakına uymayan kötü duygulardan arındırmak, Kur’an’ı ve hafızlığı dünya malı ve mevkii için bir istismar aracı yapmamak bunlardan bazılarıdır.
Kıyamete kadar baki kalacak Kelamullah’ın önce Müslümanlara sonra tüm dünyaya söyleyeceği sözlerini, Allah’ın bu dünyadan muradının ne olduğunu bildirmek üzere Hz. Peygamber’e vahyettiği Kitabullah’ı satırlardan sadırlara nakşeden, bu hususta maddi manevi büyük gayret gösteren hafızlar ve onlara bu tahsili sağlayan hafızlık müessesesi, İslami ilimler arasında belki de en çok kadr ü kıymeti bilinmesi gereken önemli bir eğitim alanıdır. Bu tahsili veren, alan ve bunu ümmetin istifadesine sunan her müessese Allah kelamıyla muhatap olmanın titizliği ve samimiyeti içinde bu vazifeyi yürüttüğünde Yüce Rabbimizin izni ile pek çok bereket hâsıl olacaktır.