ÇOCUKLUK ÇAĞI HASTALIKLARINDA
FİTOTERAPİ
Dr. Ahmet ÇELİK
Fitoterapi, binlerce yıllık geçmişe sahip olup hem Doğu hem de Batı tıbbında önemli bir yer tutmuştur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bitkisel ürünlerin özellikle koruyucu sağlık hizmetlerinde etkili bir araç olabileceğini vurgulamaktadır. Çocuklar gelişim döneminde bağışıklık sistemlerinin tam olgunlaşmaması nedeniyle üst solunum yolu enfeksiyonları, sindirim sistemi problemleri ve alerjik hastalıklara daha yatkındır. Bu nedenle aileler, hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde ilaç kullanımını azaltmak amacıyla bitkisel ürünlere yönelebilmektedir.
Fitoterapi, çocukluk dönemi boyunca belirli kurallara dikkat edilmesi koşuluyla hem tedavi amacıyla hem de destekleyici olarak başarıyla kullanılabilmektedir. Özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde fitoterapi oldukça gelişmiş olup doktor reçetelerine girmekte ve bu ürünler eczanelerden temin edilebilmektedir.
Fitoterapinin çocuklardaki kullanımı, diğer tedavi yöntemlerinde olduğu gibi özel bir yaklaşım gerektirir. Büyüme dönemine bağlı olarak ağırlık, yağ dokusu miktarı, vücut kitle indeksi, karaciğer enzim aktiviteleri, ilaç metabolizması ve bağışıklık yanıtları gibi faktörlerdeki gelişim henüz erişkin düzeyinde olmadığından hem tıbbi bitki seçimi hem de doz ayarlaması konusunda çok dikkatli olunmalıdır. Yan etkisi olmayan, güvenli ve geniş doz aralığına sahip tıbbi bitkiler tercih edilmelidir.
İçerik kadar kullanım kolaylığı da önemlidir. Genellikle şurup, damla, uçucu yağ ve tıbbi çay formundaki ilaçlar çocuklar için daha uygundur. Tıbbi bitkiler kullanılırken kimyasal ilaçlarda olduğu gibi doza, günlük kullanım saatlerine ve tedavi süresine dikkat edilmelidir.
Bilimsel çalışmaların yapılmasındaki zorluklar ve mevcut çalışmaların yetersizliği, pediatrik yaş grubunda fitoterapi kullanımını olması gerekenden daha fazla kısıtlamaktadır. Bu nedenle bitkiden bitkiye değişen yaş sınırlamaları getirilmiştir. Burada en önemli nokta, çocuklara hangi bitkilerin verilebileceğinden çok verilmemesi gereken bitkilerin bilinmesi ve kesinlikle kullanılmamasıdır.
Fitoterapinin çocuklarda dâhilî ve haricî pek çok uygulama şekli güvenle kullanılabilir. Dâhilen kullanımda şurup, damla ve tıbbi çaylar özellikle küçük çocuklar için uygundur. Daha büyük çocuklarda kapsül ve tablet formları da kullanılabilir. Harici uygulamalarda ise tüm vücut banyosu, el ayak banyosu, yağ, krem, merhem, kompres, lapa, masaj ve aromaterapi lambası aracılığıyla uçucu yağ kullanımı gibi pek çok yöntem mevcuttur.
Çocuk dozu, yaş ya da vücut ağırlığı temel alınarak erişkin dozuna göre hesaplanır. Sıvı alabilecek yaştaki çocuklarda kullanılan tıbbi çayların kabul edilebilmesi için tat ve koku önemlidir; düzenleyici bitkilerle bu sorun giderilebilir. Tıbbi çaylar tek bir bitkiden hazırlanabileceği gibi benzer etkiye sahip birkaç bitkiyle de hazırlanarak etkinlik artırılabilir. Ancak çocuklara yönelik karışım çaylarda yaşa orantılı olarak 2 ila 4 bitkiyle sınırlı kalınmalıdır.
Uçucu yağlar: Antimikrobiyal, antispazmotik, antioksidan, karminatif ve antikandidal etkilerinin yanı sıra pratik kullanımları sayesinde çocukluk döneminde sık tercih edilirler. Sabit bir yağ içerisine birkaç damla eklenerek cilde uygulanır. En önemli özellikleri dâhilen kullanılmamalarıdır. Özellikle küçük çocuklarda karın, ayak altı ya da ilgili bölgeye taşıyıcı yağ içinde masaj yoluyla uygulanır. Aynı karışım uzun süre kullanılmamalı, mutlaka inceltilmeli, doğrudan cilde temas ettirilmemeli ve taşıyıcı yağ içinde uygulanmalıdır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda solunum spazmı ya da solunum durması riski nedeniyle yüz ve göğüs bölgesinde kesinlikle kullanılmamalıdır. Alternatif olarak yakaya, yastığa damlatılabilir ya da aromaterapi lambasıyla ortama verilerek limbik sistem uyarılır.
Masaj yağı; 25 ml sabit yağa 6 damla uçucu yağ eklenerek hazırlanabilir. Sabit yağ olarak zeytinyağı ya da tatlı badem yağı tercih edilebilir.
Sık Görülen Çocukluk Çağı Problemleri ve Kullanılan Tıbbi Bitkiler
Solunum Sistemi Rahatsızlıkları
• Duvar sarmaşığı (hedera helix): Sekretolitik, antispazmotik, antiviral, antibakteriyel, antimikotik, antihelmintik etkileri ile üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarında kullanılır. Kurutulmuş yaprakları ilaç olarak kullanılır. Öksürük ve bronşitte Komisyon E tarafından onaylanmıştır.
• Kekik (thymus vulgaris): Timol ve karvakrol içeriğiyle antibakteriyel, antifungal, antiviral etkili olup spazmolitik ve sekretolitik özelliklerinden dolayı üst ve alt solunum sistemi enfeksiyonlarında ilk düşünülecek fitoterapötiklerdendir. Öksürük ve bronşit tedavisindeki kullanımı Komisyon E tarafından onaylanmıştır.
• Kara mürver (sambucus nigra): Antipiretik (ateş düşürücü), antibakteriyel ve sekresyon artırıcıdır. Terletici etkisiyle bilinir. Soğuk algınlığı ve bronşit tedavisinde etkilidir.
• Ekinezya (echinacea purpurea, e. pallida): Esas etkisi hücresel bağışıklık sistemi üzerinedir. Bağışıklık sistemini güçlendirici, antiviral ve antienflamatuvar etkileri vardır. Sık tekrarlayan enfeksiyonlarda kullanımı Komisyon E tarafından onaylanmıştır.
Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları
• Tıbbi papatya (matricaria recutita): Yatıştırıcı, gaz giderici ve sindirim düzenleyici etkisiyle çocuklar için en güvenli bitkilerden biridir. Alman E Komisyonu tarafından mide-bağırsak spazmları ve enfeksiyonlar ile solunum yollarının enfeksiyonlarında kullanılır.
• Rezene (foeniculum vulgare): Bebeklerde gaz sancısı ve kolik için kullanılır. Anne sütüyle geçen etkisi sayesinde emziren annelerde de faydalıdır.
• Kimyon (carum carvi): Laktagog özelliği ile süt artırıcı, infantil kolikte gaz söktürücü olarak kullanılır. En güçlü gaz giderici bitkidir.
• Anason (pimpinella anisum): Soğuk algınlığı, öksürük ve mide-bağırsak spazmlarında Komisyon E onaylıdır. Rezene, kimyon ve anason karışım hâlinde de kullanılabilir.
Cilt Problemleri
• Sarısabır (aloe vera): Jel formundaki yaprakları ile güneş yanıkları, pişik ve böcek ısırıklarında kaşıntı ve yanma hissini hızla giderir. Cildi nemlendirir ve iyileşmeyi destekler.
• Aynısefa (calendula officinalis): Antiseptik ve iyileştirici etkileriyle pişik, isilik ve cilt tahrişlerinde güvenle kullanılabilir.
Yine taşıyıcı yağlar içerisine lavanta, Hindistan cevizi ve nane gibi uçucu yağlar eklenerek karın bölgesi ve ayak tabanına masaj yoluyla uygulanabilir.