ÇOCUKLARDA PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK
Hatice TOPKARAOĞLU ÇİFTCİ
Ülkemizde bir çocuk dünyaya geldiğinde toplumun her kesiminde sağlık durumu sorulur; boyu, kilosu ve fiziksel gelişimi yakından takip edilir. Çocuğun, yaşıtlarına göre boy ve kilo ortalamasında olması, anne sütü alıp almadığı, ek gıda sürecinin nasıl geçtiği, vaktinde yürümesi ve konuşması gibi göstergeler, birçok ebeveyn için çocuğun iyi geliştiğinin işaretidir.
Ancak bir çocuğun fiziksel sağlığı kadar önemli olan bir diğer alan çocuğun ruh ve psikolojik sağlamlığıdır. Psikolojik sağlamlık, “zor deneyimlerle ve beklenmedik olaylarla başa çıkabilme, yeni durumlara uyum sağlama, düşünce ve davranışlarda esneklik kullanarak ilerleyebilme, zorlu bir stres faktörü karşısında olumsuz duygusal tecrübelerden toparlanabilme ve kendini iyileştirme gücü” olarak tanımlanır. Psikolojik sağlamlık, yaşanan zorlu olaylar karşısında yılmamak ancak duyguları da fark ederek işlevsel davranışlar sergilemektir. Bu sebeple günümüzde psikolojik sağlamlık, fiziksel sağlıktan kurulan ilişkilere, eğitimden iş yaşantısına kadar birçok alanda büyük rol oynamaktadır. Çocuklar için psikolojik sağlamlık; “çevreyle uyum sağlama, duyguları fark edebilme ve zorlu olayların üstesinden işlevsel davranışlarla gelebilme” anlamına gelir.
Çocuklar yeni durumlarla karşılaştıklarında bunu bazen duygusal bazen de davranışsal tepkilerle gösterirler. Örneğin, yeni doğan bir kardeşi olan çocuğun ağlaması duygusal bir tepkiyken bebeksi konuşmaya başlaması ya da tuvaletini kaçırması davranışsal bir tepki olabilir. Okula gitmek istemeyen bir çocuğun hissettiği yoğun kaygı duygusal bir tepkiyken okul kapısında ağlaması ve gece uyku problemleri yaşamaya başlaması davranışsal tepkilerdir. Çocukların zorlu olaylara ya da yeni durumlara uyum sağlama kapasiteleri, yetişkinlere göre farklılık gösterse de genelde yetişkinlerden daha uyumlu olduklarını söyleyebiliriz. Çünkü çocukların en güçlü baş etme yöntemi oyundur.
Çocuğun oyunu, iç dünyasındaki duyguların dış dünyaya yansımasıdır ve bu sebeple oyun, iyileştirici bir güçtür. Ancak bazen iç dünyasında yaşadığı duygular o kadar ağır ya da o kadar yabancı olabilir ki çocuk bunu oyunla dışa vuramaz. İçeride biriken duygusal yük dışarıya çıkmadığında ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Ruh ve beden sağlığı ayrılmaz bir bütündür; bu yüzden içeride biriken duygusal yükün bedene de zarar vermeye başladığını görebiliriz. Bu durumlarda psikolojik sağlamlığa sahip olmak, önleyici bir faktör görevi görür.
Psikolojik sağlamlığı yüksek olan bireyler, iyimserlik, umut, ahlaki ilkeler, güçlü manevi bağlar, bilişsel esneklik, hızlı uyum sağlayabilme, alternatif çözümler üretebilme, problem çözebilme ve güçlü sosyal bağlara sahip olma gibi özellikleri sayesinde sorunlarla baş edebilirler. Bu beceriler, psikolojik sağlamlığı geliştirmenin ne kadar önemli olduğunu da göstermektedir.
Birçok ebeveyn, çocuklarda psikolojik sağlamlığı nasıl geliştirebileceğini merak eder. Öncelikle ebeveyn olarak psikolojik sağlamlığa sahip bir yetişkin olmak, çocuğunuzun da bu beceriye ulaşmasını kolaylaştıracaktır.
Psikolojik Sağlamlığa Sahip Olan Çocukların Özellikleri
- Okul bağları daha güçlüdür. Okula gitmek ve uyum sağlamak onlar için sorun değildir.
- Daha kolay öğrenirler ve derslere katılımları daha fazladır.
- Daha güçlü ilişkilere sahip olurlar; empati yapma becerileri gelişmiş olduğundan, akran zorbalığı gibi olumsuz davranışlar sergilemezler.
- Ruh ve beden sağlıkları daha gelişmiştir.
- Sorunlar karşısında problem çözme becerileri yüksektir.
- Sorumluluk bilincine sahip oldukları için görev ve sorumluluklarını kolaylıkla yerine getirirler.
- Yeniliklere uyum sağlamakta zorluk çekmezler; meraklı ve ilgili çocuklardır.
Psikolojik Sağlamlığa Sahip Çocuklar Yetiştirebilmeleri İçin Ebeveynlere Öneriler
- Öncelikle kendi ruh sağlığınıza önem verin. Çocuklar, beynimizde bulunan ayna nöronlar sayesinde duygularımızı aynalarlar. Ebeveyn olarak olumlu duygulara sahip olmanız, çocuğunuzun da olumlu duyguları aynalamasına yardımcı olacaktır.
- Çocuğunuza yeni deneyimler yaşamasına fırsat veren esnek bir yaşam sunun. Merak ve keşif, onların hem iç dünyalarını besler hem de zihinsel ve bedensel gelişimlerine katkı sağlar.
- Bilişsel esnekliğe önem verin. Hayatınızda alternatiflerin olması, çocuğunuzun zorluklar karşısında problem çözme becerisini geliştirecektir. Farklı yollardan eve gitmek, yeni yerler gezmek, yeni insanlarla tanışmak ve bilmeceler çözmek bilişsel esnekliği artıracaktır.
- Çocuğunuzu yeni beceriler edinmesi için teşvik edin. Sanat, spor ya da farklı bilim dallarıyla ilgilenmek, beyin gelişimini desteklediği gibi uyum sağlama becerilerini de geliştirecektir.
- Çocuğunuzu olumsuz sözcüklerle etiketlemeyin. Yapamadıklarına değil, yapabildiklerini nasıl geliştirebileceğine odaklanın.
- Çocuğunuzu destekleyin ve her zaman motivasyonunu korumasını sağlayın.
- Duygular hakkında konuşun. Yaşadığı olay karşısında hangi duyguyu hissettiğini ve buna bağlı olarak nasıl davrandığını fark etmesine yardımcı olun.
- Ebeveyn-çocuk ilişkisi en önemli güçtür. Çocuğunuzla sağlıklı ve sıkı bir bağ geliştirin. Baş edemediği bir durum karşısında size gelebileceğini bilen çocuk, zararlı ortamlardan, bağımlılıklardan ve olumsuz arkadaşlıklardan kendisini koruyacaktır.