ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN
TİK BOZUKLUKLARI

Hatice TOPKARAOĞLU
Psikolog

Kas grubunun ani, istemsiz, hızlı ve amaçsızca tekrarlayan hareketler göstermesine “tik” denmektedir. Her yaşta görülebilen bu istemsiz hareketlere 7-12 yaş arasında daha sık rastlanmaktadır. Ayrıca çocukların %60’ının bu tür istem dışı hareketlerden en az birini deneyimlediği bilinmektedir. Tikler erkek çocuklarda, kız çocuklara oranla daha yaygın olarak görülmektedir. Stres ve sıkıntı faktörleri, tiklerin sıklığını ve şiddetini artırmaktadır.
Günlük yaşantının karmaşası, okulda çetin rekabet ortamı, okul uyumunda yaşanan sorunlar, sınav stresi, başarısızlık kaygısı, ailelerin mükemmeliyetçi yaklaşımları, otoriter çocuk yetiştirme yöntemleri veya disiplinin sağlanamadığı ebeveyn tutumları, sınırsızlık, eve kardeş gelmesi, aile içi geçimsizlik, sağlık sorunları, akran ve kardeş anlaşmazlıkları, boşanma, istismar ve ihmal edilme gibi çeşitli etmenler çocukta hızlı duygu durum değişikliklerine yol açabilir. Bu da istem dışı hareket bozukluklarının artmasına neden olabilir.
Çocukların kendilerini ifade edebilme becerileri, yetişkinlere göre daha sınırlıdır. Kelime haznelerinin yeterince gelişmemiş olması ve yaşam tecrübelerinin azlığı, çocukların günlük yaşamda karşılaştıkları ve onları duygusal olarak zorlayan olaylar karşısında kendilerini ifade etme ve bu olaylarla başa çıkma becerilerini sınırlayabilmektedir. Bu gibi sebeplerle çocuklar, baş edemedikleri duygusal yükler karşısında çeşitli davranışsal bozukluklar gösterebilirler. Tırnak yeme, parmak emme, tuvalet problemleri, kekeleme ve tik bozuklukları en sık görülen davranışsal bozukluklar arasında yer alır.
Bir sorunu ele alırken biyo-psiko-sosyal bir perspektifle incelemek gerekmektedir. Bu da tikleri yalnızca tek faktörle ilişkilendirmenin yanlış olduğunu göstermektedir. Tiklerin bir yıldan uzun süredir devam etmesi ve tiklerin kompleks olarak bulunması durumuna “tourette sendromu” denir. Tourette sendromunun nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte araştırmalar bu durumun genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu durumun pek çok farklı nedeni olabilir. Tourette, vücut hareketlerini kontrol etmeye yardımcı olan bazal gangliyon adı verilen beyin bölgesi de dâhil olmak üzere beynin farklı kısımlarıyla ilişkilendirilmiştir. Buradaki farklılıklar, sinir hücrelerini ve aralarındaki mesaj taşıyan kimyasalları etkileyebilir.
Araştırmalar, sinir sisteminde ortaya çıkan bu bozukluğun tourette hastalığında rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Tourette sendromu olan bir kişinin çocuğunda %50 oranında bu hastalığın görülebileceği belirtilmektedir. Ayrıca hastaların birinci dereceden yakınlarında %5 ila %15 oranında bu hastalığa rastlanmaktadır. Yapılan DNA araştırmalarına göre, bu rahatsızlığın ortaya çıkmasında birden fazla gen etkili olabilmektedir.
Genetik faktörlerin yanı sıra strese yol açan etmenlerin de tikleri tetiklediği gözlemlenmiştir. Sınav kaygısı, stres, yorgunluk, heyecan ve panik tiklerin yoğunluğunu ve sıklığını artırabilir. Ayrıca aile tarafından yapılan baskılar, tiklerin artmasına ve çocuğun günlük yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine neden olabilir.
Tourette sendromunda ortaya çıkan tiklerin seyri gün, hafta veya aylar içinde azalan ya da artan bir şekilde değişkenlik gösterebilir. Basit tikler, göz kırpmak veya yüz buruşturmak gibi vücudun bir veya birkaç bölümünü etkiler. Karmaşık tikler ise vücudun birçok bölümünü veya sözcükleri söylemeyi içerebilir.
Tourette sendromu yaşayan çocuklarda, bazı durumlarda eşlik eden başka psikiyatrik bozukluklar da görülebilir. Bu durumlar çocuğun yaşadığı zorluğu daha da artırabilir. Başlıca eşlik eden bozukluklar şunlardır:
• Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB)
• Obsesif kompulsif bozukluk (OKB)
• Öğrenme güçlüğü (disleksi)
• Kaygı bozukluğu
• Depresyon
• Dürtü kontrol bozukluğu
Her Tik Tourette Sendromu mudur?
Her tik tourette sendromu değildir. Bir kişiye tourette sendromu tanısı konulabilmesi için tiklerin bir yıldan uzun süredir devam etmesi ve kompleks tiklerin bulunması gerekir.
Tourette Sendromu Tedavisi
• İlaç Tedavileri: Nörolojik ve psikiyatrik muayeneler sonrasında doktorlar tarafından çeşitli ilaç tedavileri düzenlenebilmektedir. Burada önemli olan, kişinin ihtiyacına uygun müdahalenin yapılmasıdır.
• Davranış Terapileri: Nörolojik ve psikiyatrik değerlendirmenin ardından düzenlenebilen terapilerdir. Tourette sendromunda davranış terapileri yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu terapiler, hastaların tiklerini daha iyi kontrol etmelerine ve semptomlarıyla başa çıkmalarına yardımcı olur.
• Alışkanlıkları Tersine Çevirme Eğitimi: Tourette sendromunda sıkça kullanılan bir davranışsal müdahale yöntemidir. Bu eğitim, bireyin tiklerin başladığını hissettiği anda bu hareketleri durdurmayı öğrenmesine yardımcı olur. Örneğin, göz kırpma tikini kontrol etmek için birey, bu dürtüyü hissettiğinde başka bir hareket yapmayı öğrenir.
• Maruz Bırakma ve Tepki Önleme: Tikleri kontrol etmeye yönelik başka bir davranışsal terapi yöntemidir. Bu terapi, hastaların tiklerini bastırma süresini uzatmayı ve bu süreyi aşamalı olarak artırmalarını hedefler.
• Bireysel Psikoterapi ve Destek Grupları: Tourette sendromu olan bireyler, psikolojik destekten büyük fayda görebilirler.
Tikler ve Tourette Sendromuna Karşı Ebeveynlere Öneriler
• Çocuğunuz için duyarlı ve sevgi dolu bir aile ortamı yaratın.
• Kardeşler arasında dengeli davranın. Eve yeni kardeş geldiğinde “Abi-abla oldun, büyüdün.” veya “Sen kardeş istedin!” gibi sözlerden kaçının; çocuğunuza kaldıramayacağı bir yük yüklemeyin.
●• Çocuğunuzdan beklediğiniz başarı düzeyinin, çocuğun bilişsel kapasitesi ve gelişimi ile uyumlu olmasına özen gösterin.
• Uyku düzenine dikkat edin; bilgisayar, cep telefonu ve tablet kullanımını sınırlandırın.
• Çocuğunuzun açık hava etkinliklerine katılmasına ve yaşıtları ile zaman geçirmesine imkân sağlayın.
• Ev içinde ve dışında ailece kaliteli zaman geçirin.
• Çocuğunuzu spora yönlendirin.
• Ebeveynlik tutumunuzu yeniden gözden geçirin.