CENNET KUŞU
Ana vatanı Güney Afrika olan strelitzia, kendi vatanında “turna çiçeği” olarak bilinir. Türkiye’de ve dünya genelinde bilinen adı, cennet kuşu olmasına rağmen starliçe olarak da adlandırılmaktadır. Bilimsel adı strelitzia olan bu bitki strelitziaceae familyasına aittir.
Egzotik bir kuşu andıran rengârenk görünümü ve açık çiçekleri nedeniyle bu tür, ılıman iklim bölgelerinde peyzaj uygulamalarının gözdesiyken dayanılmaz çekici görüntüsüyle karasal iklim bölgelerinde de iç mekânların gözdesi olarak yetiştirilmektedir. Cennet kuşu, egzotik görünümleri ve etkileyici çiçekleri nedeniyle en çarpıcı iç mekân bitkilerinden biridir.
Cennet kuşu bitkisinin bir muz ağacının yapraklarına benzer uzun yaprakları vardır. Çiçekleri, bir kuşun başını andıran sert saplar üzerinde duran mavi taç yapraklara ve turuncu çanak yapraklara sahiptir. İç mekânlarda en çok tercih edilen tür strelitzia reginae olup ortalama 10-100 cm boyundadır, bazen 1,5 m’ye kadar uzayabilmektedir. Yaprakları uzun saplı, oval ve serttir. Yaprak genişliği 10-30 cm’dir. Her dem yeşil, çok yıllık bir bitkidir. Güneşli, yarı gölge yerlerde yetişir. En fazla -4°C sıcaklığa dayanabilmektedir.
Bitkinin birçok türü bulunmaktadır. Bunlar; strelitzia reginae, strelitzia juncea, strelitzia nicolai, strelitzia alba, strelitzia caudatadır. Türlerine göre çiçek renkleri farklılık göstermektedir. Örneğin strelitzia reginae turuncu ve mavi renkliyken strelitzia nicolai kirli beyaz ve gri renktedir.
Strelitzia reginae “gold” Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki Kirstenbosch Botanik Bahçesi’nde 1990’lı yıllarda kültürü yapılan strelitzia türüdür. Çiçek rengi turuncu yerine altın sarısı ve mavidir. Eşsiz bir görsele sahip olduğu için güzel sanatlara da ilham kaynağı olmuştur.
Bitkinin, iç mekânda yetiştirildiğinde klimadan kaynaklı soğuk ve sıcak hava akımlarından doğrudan etkilenmediğinden emin olmalısınız. Direkt soğuk veya sıcak hava, bitkinize kesinlikle zarar verecektir. Açılan bir kapı veya pencerenin yanına yerleştirilen saksıda da bitkiniz zarar görecektir.
Sulama
Evde bakımı için nemli bir ortam sağlanmalıdır. Ancak bu, çok aşırı sulanmaktan hoşlandığı anlamına gelmez. Nemli ortam sevdiği gibi toprağının da nemli olmasını ister. Yapraklarına düzenli su püskürtmek gerekir. Yazın daha sık, kışın daha seyrek sulama yapılmalıdır. Sonbahar ve kış aylarında sulama aralıklarını seyreltmek önemlidir. Toprak nemi kontrol edilerek sağlıklı ve düzenli bir sulama periyodu elde edilmesi gerekir. Musluk suyu, içindeki kireçten ve klordan dolayı yapraklarında kararma yapabileceğinden içme suyu ile sulamanız tavsiye edilir.
Bitki, her tarafta eşit büyümeyi sağlamak için periyodik olarak döndürülmeli ve verimli bir şekilde fotosentez yapabilmesi için yaprakların tozu sık sık alınmalıdır. Yapraklarında yarılmalar oluşabilir. Bu, tamamen normal ve doğaldır. Bölmeler, rüzgârın yapraklardan geçmesine izin vermek için bitkinin genetiğine kodlanmıştır. Zamanla eski yapraklar daha fazla yarılma geliştirir ve yeni yapraklar çıkıp bitkiyi doldurmaya başladığında eski yapraklardan budama yoluyla vazgeçilebilir. Özellikle cennet kuşu çiçeğinin en çok su tüketeceği ilkbahar ve yaz aylarında, dikeceğiniz toprağın her zaman nemli ve suyu drene edecek özellikte olması gerekir.
Işık
Evde yetiştirilen cennet kuşu ne kadar çok ışık alırsa o kadar hızlı gelişim gösterir. Çiçeklenme süreci ilkbahardan yaz sonuna kadar devam eder. Ancak cennet kuşunun çiçeklenebilmesi için en az üç yıllık olması gerekmektedir. Bazı türlerinin çiçek açması için ise 8-10 yıl beklemek gerekir Bitki, yaz aylarında balkonda, terasta veya bahçede konumlandırılabilir.
Çoğaltma
Cennet kuşu, tohumla ya da yavru ayırma yöntemiyle çoğaltılabilir. Yılın herhangi bir döneminde ekilebilir. Çiçekleri genelde ilkbahar ve sonbahar döneminde açmaktadır.
Hastalık
Cennet kuşu, hastalık bakımından dirençli bir bitkidir. Çok kolay hastalanmaz. Mantari hastalık olarak kök çürüklüğü görülür. Nadiren unlu bit ve akarlara maruz kalabilse de mücadelesi kolaylıkla yapılabilir. Bu nadir durum toprak nemi ayarlanamazsa daha çok gözlemlenmektedir. İlkbahar ve sonbaharda yapılan ilaçlama ile hastalıktan kurtulmak mümkündür. Bitki, asitli toprakları çok sever. Eğer dış mekânda bakım sağlanacaksa saksı toprağına yanmış hayvan gübresi karıştırılabilir. Bitkiyi toprak altı canlılardan da korumak gerekir. Arada bir toprak kontrol edilmeli ve gerekirse değiştirilmelidir. Köklerdeki eski toprak mutlaka arındırılmalı ve steril bir saksıda, yeni, uygun toprakla bakımına devam edilmelidir.
Bu bitki, bazı hayvanlar açısından toksik olabilir. Özellikle kedi ve köpekleri bitkiden uzak tutmak önemlidir.