Bİ’KAHVE

Gülsüm KARAPINAR

Bİ’ BİLGİ
Tost Peyniri ile Kaşar Peyniri Aynı Şey Değil!
Son yıllarda yöresel peynirlerin yanı sıra market raflarında “tost peyniri” adıyla satılan ve görüntüsü kaşar peynirine çok benzeyen ürünler görmeye başladık. Özellikle sosyal medyada tartışmalara konu olan tost peynirleri; farklı tür peynirlerin ısıl işlem ve eritici tuzlar yardımıyla eritilmesiyle elde ediliyor. Kaşar peynirin ham maddesi sütken tost peynirinin ham maddesi daha önce üretilen peynirlerdir. Yani tost peyniri ile kaşar peynirin pek de alakası yoktur. Tost peyniri eritici tuzlar ile üretilen “eritme peynir” çeşididir. Ortalama 1 kg kaşar peyniri elde etmek için 10-12 kilogram süt kullanılması gerekirken 1 kg tost peyniri elde etmek içinse yaklaşık 5-6 kg süt ve/veya daha önce üretilmiş peynir yeterlidir. Bu nedenle kaşar peynirine kıyasla tost peynirinin besin değeri ve maliyeti daha düşüktür.
Türk Gıda Kodeksi yönetmeliğine göre kaşar peyniri üretiminde emülsifiye edici tuz kullanmak yasaktır. Bu nedenle aldığımız peynirin etiketine mutlaka bakmalıyız.


Bİ’ KELİME
Diorama
Diorama, gerçek veya kurgu bir olayın, anın ya da sahnenin detaylı bir şekilde küçük ölçeklerde tasarlanmasıyla oluşan bir sanat formudur. “Fransızca “aydınlık” veya “gösteri” anlamına gelen diorama sözcüğünden gelmektedir. İlk olarak 1822 yılında Fransız sanatçı Louis Daguerre tarafından kullanılmıştır. Daguerre, resimlerin gerçeklik etkisini yaratmak için ışık ve gölge oyunlarını kullanarak Paris’te bir sergi açar. Serginin popülaritesi zamanla artar ve diorama terimi diğer sanatçılar tarafından da kullanılmaya başlanır.
Bazen eski bir sokak bazen tarihî bir olay bazen fantastik bir dünya… Diorama ile her türlü olayı, manzarayı sahnelemeniz mümkün. Önemli olan, detaylara odaklanmak, titiz çalışmak ve izleyiciye gerçek bir deneyim sunmak.


Bİ’ SORU
Yılanlar Büyük Canlıları Nasıl Sindirir?
Söz konusu aslanlar ya da kaplanlar olunca boyut olarak kendilerinden büyük bir canlıyı sindirmelerine şaşırmıyoruz. Ama konu yılanlar olunca hayrete düşüyoruz. Çünkü yılanlar avlarını ufak parçalara ayırabilecekleri pençelere ya da dişlere sahip değil. Peki o zaman kocaman canlıları sindirmeyi nasıl başarıyorlar?
Yılanlar avlarını yutarken vücutlarını ileri doğru iterler ve bu sırada av da yılanın midesine doğru yol alır. Pitonlar ve boa yılanları gibi türlerde av yutulduktan sonra yeni kalp, mide dokuları ve yeni damarlar üretilerek kalp, mide ve dolaşım sistemleri büyür. Böylece avlarını daha hızlı sindirmeleri mümkün olur. Sindirim tamamlandıktan sonra fazla dokular yeniden parçalanıp sindirilir. Böylece yılanlar fazlalıklarından kurtulup daha az enerjiye ihtiyaç duyar.
Ayrıca yılanların sindirim sistemleri o kadar gelişmiş ki avlarının neredeyse tamamını -kemikler de dâhil olmak üzere- sindirebiliyorlar. Çoğu zaman geriye sadece tırnaklar ve tüyler kalıyor.


Bİ’ ALINTI
Teşhircilik toplumunda her özne kendi reklam nesnesidir. Her şey sergi değeriyle ölçülür. Teşhircilik toplumu pornografik bir toplumdur. Her şey dışa çevrilmiş, ifşa edilmiş, çıplaklaştırılmış, soyulmuş, ortaya serilmiş durumdadır. Teşhir etmenin aşırılığı her şeyi "tüm sırlarından arınmış olarak tekrar tüketilmeye açık" bir meta hâline getirir.
Şeffaflık Toplumu,
Byung-Chul Han