Bİ’ KAHVE

Bİ’ KAVRAM
Ortoreksiya Nervoza
Bireyin “sağlıklı” beslenmeye saplantılı bir şekilde odaklanması ve “sağlıksız” olarak gördüğü yiyeceklerden şiddetle kaçınması durumudur. Ortoreksik bireylerde bazı yiyeceklere karşı aşırı korku, sürekli yiyecek düşünme, dışarıda yemek yeme kaygısı, takıntılı besin sorgulama ve sosyal ortamlardan uzaklaşma gibi belirtiler gözlemlenir. Bu durum, kilo verme amacından ziyade sağlıklı olma isteğiyle ortaya çıkar ve zamanla besin gruplarının kısıtlanmasına yol açarak vitamin ve mineral eksikliklerine neden olabilir.
Tanı için, sağlıklı beslenme takıntısının duygusal sıkıntı yaratması, zihni sürekli meşgul etmesi ve “sağlıksız” yiyecekler tüketildiğinde anksiyete oluşması önemlidir. Ayrıca, bu durumun tüm besin gruplarını bırakmaya kadar ilerleyen şiddetli kısıtlamalara dönüşmesi beklenir. Tedavi, bir beslenme uzmanı ve terapistin rehberliğinde, doğru sağlıklı beslenme anlayışını kazandırmayı ve besinlerle ilgili olumsuz algıları değiştirmeyi amaçlar. Bu rahatsızlık, mutlaka uzman yardımıyla ele alınması gereken bir beslenme bozukluğudur.
Bİ’ BİLGİ
Amerikan Tarihinden Utanç Verici Bir Miras: Çirkin Yasaları
19. yüzyılın ikinci yarısında ABD’de, başta San Francisco olmak üzere birçok şehir “Göz Zevkini Bozan Dilenci Yasası” olarak bilinen “Çirkin Yasaları”nı yürürlüğe sokmuştur. 1860’lardan başlayıp 1970’lere kadar yürürlükte kalan bu utanç verici düzenlemeler, engelli bireylerin kamusal alanlardaki varlığını “göz zevkini bozduğu” gerekçesiyle yasaklamayı amaçlıyordu. Reformcular, bu ayrımcı uygulamaların topluma “daha iyi bir manzara” sunacağına inanıyordu. Örneğin, Chicago’nun 1881 tarihli Çirkin Yasası, “hasta, sakat, yaralanmış veya bir şekilde hasara uğramış” hiçbir insanın kamusal alanlarda görünmemesini emrediyor ve ihlal edenlere para cezası uyguluyordu. Para cezasını ödeyemeyen engelli bireyler ise hapishaneye veya düşkünler evine gönderiliyordu.
ABD’nin insan hakları siciline kara bir leke olarak kazınan Çirkin Yasaları, engelli aktivistlerin mücadelesi sonucu birçok şehirde 1970’lere kadar yürürlükten kaldırılmış olsa da bu yasalar, toplumun en savunmasız kesimlerine yönelik acımasız ve insanlık dışı uygulamaların bir örneği olarak tarihteki yerini almıştır.
Bİ’ SORU
Parmak İzinden Suçlunun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir?
Parmak izini bırakan kişinin cinsiyeti, parmak izinin yağlı kalıntısında bulunan belirli amino asitlerin oranı analiz edilerek belirlenebilir. Ter ile atılan amino asitler parmak izinde ortaya çıkmaktadır. Kadınların terinde bulunan amino asit miktarı erkeklerinkinin yaklaşık iki katıdır. Ayrıca, hormonal farklardan dolayı kadın ve erkeklerde bulunan bazı amino asitlerin oranları da farklıdır.
(Brian Rohrig, Suçlu mu Masum mu?, Derleyen Deniz Kaya, ChemMatters, October/November, 2016)
Bİ’ SANAT
Saz Üslubu
Saz üslubu, 16. yüzyılın ilk yarısından 18. yüzyılın ikinci yarısına dek Osmanlı süsleme sanatında kullanılan, zemini boyanmamış kâğıtlara siyah mürekkeple yapılan özgün bir resim tarzıdır. İri, kıvrak ve sivri uçlu yaprak ve çiçek motifleri, hayali orman hayvanları ve periler bu üslubun konularını oluşturur. Tezhip, kitap kabı, çini, taş, kalem, halı, kumaş, kuyumculuk ve maden işçiliğinde uygulanmıştır. Şahkulu bu üslubun ilk temsilcisidir. Saz üslubu, Osmanlı kitap sanatında tezhip ve çini sanatında ihtişamlı örnekler sunmuş, Topkapı Sarayı Sünnet Odası çinileri ve saray halıları bu üslubun önemli yansımalarıdır.
Bİ’ ALINTI
Eylem kelimeyi aşar. Kelimelerin kısır ve yetersiz kaldığı yerde söz eyleme düşer. Böyle düşünmek kelimenin değerini düşürmez. Ama kelimelerle meram anlatmanın imkânsız olduğu anlarda başvuracağımız çare, o kelimelerle anlatmak istediğimiz hususu, fiillerimizle göstermektir.
Müslümanca Yaşamak, Rasim Özdenören