Bİ’ KAHVE

Bİ’ BİLGİ
Tarihin İlk Estetik Takıntısı
Kuzeydoğu Kongo’da yaşayan Mangbetu Kabilesi, “uzun kafalı insanlar” olarak biliniyor. Lipombo adı verilen kafatası uzatma geleneğini uzun yıllar boyunca devam ettirmişler. Uzun kafalı olmanın onlar için farklı bir anlamı var: Güç, zekâ, güzellik ve ihtişam.
Peki, kafalarını hangi işlemle uzatıyorlar? Mangbetu Kabilesi, uzun kafalı olmaları için yeni doğan bebeklerin başlarını bir bezle sıkıca sarıyor, böylece bebekler büyüdükçe kafatasları da onlarla beraber büyüyor. Kafası sarılan bebeklerden sargılar birkaç yıl sonra çıkartılıyor.
Bu işlem sonucunda yapılan araştırmalarca kişilerin kafalarında fiziksel olarak değişim gözlemlense de beynin bu işlemden hiç zarar görmediği ortaya çıkmış. Halk bu uygulamayı yeni doğan bebeklerde uyguladığı için kafa içinde yer alan basınç normal şekilde devam ediyor ve bu da bebeklerin gelişiminde herhangi bir sorun teşkil etmiyor.
Bu uygulama, 1960’lara doğru yavaş yavaş son bulmaya başlamış, daha sonrasında ise Kongo’yu yöneten Belçika hükümeti tarafından yasaklanmış.
Bİ’ KAVRAM
Tahnit
Tahnit, cesedin bozulmasını önlemek için iç organlarının çıkarılarak tütsülenme ve ilaçlanma yapılmasıdır. Daha çok antik Mısır uygarlığıyla özdeşleşen ve firavunların cesetlerinin mumyalanması suretiyle gerçekleşen benzer bir uygulama ile cesedin uzuvlarının bozulmadan saklandığı bilinmektedir. Eski Türk topluluklarından Hunlarda, Göktürklerde ve Oğuzlarda da tahnit uygulamasına dair örnekler görülmektedir. Geleneğin bir uzantısı olarak ilk Türk-İslam devletleri, Selçuklu ve Osmanlı Devleti’nde de tahnit adı verilen bir uygulamadan bahsedilmektedir. Bu devirlerde gerçekleştirilen tahnit uygulaması; cenaze töreninin ileri bir tarihte yapılacak olması, padişahın ölüm haberinin doğuracağı kargaşadan dolayı ölümünün gizlenmesi yahut cesedin bulunduğu yerden devlet merkezine nakli esnasında muhafaza zorunluluğu gibi farklı gerekçelere dayandırılmaktadır. Böylelikle birtakım kimyasal işlemlerden geçen cenazenin sağlam kalması ve belli bir süreliğine muhafazası sağlanırdı. Osman Gazi fetih arifesinde; I. Murad savaş meydanında, I. Bayezid esaret hayatında, I. Mehmet bir av esnasında, II. Murad baş ağrısından ve II. Mehmet ise yeni bir sefer için Üsküdar’a geçtikten sonra vefat etmiş ve cenazelerine zaruretten dolayı tahnit işlemi uygulanmıştır.
(Ali Kozan, “Erken Dönem Osmanlı Padişah Cenazelerinde Tahnit Uygulaması”, Ortaçağ Araştırmaları Dergisi, Yıl: 2022, Cilt: 5, Sayı: 2)

Bİ’ ANEKDOT
“Benim Sanatım Tavuklar İçin Değil”
Rivayete göre bir adam Picasso’ya şöyle der: “Renkleri karıştırmaktan ve iç içe geçmiş çizgiler çizmekten başka resim yeteneğin yok galiba.”
Picasso fırçasını alır, yere bir buğday tanesi çizer. Öyle gerçekçi çizmiştir ki tavuklar toprağı gagalamaya başlamıştır. Şaşkına dönen adam, “Bu kadar mükemmel resim yapabiliyorken neden bu garip resimleri yapmakta ısrar ediyorsun?” der.
Picasso şöyle cevap verir: “Elbette her şeyi olduğu gibi çizebilirim. Yeteneğimden şüphem yok. Ancak benim sanatım tavuklar için değil, başka şeyler arayanlar için.”
Bİ’ ALINTI
Kimine az gelen öbürüne çok geliyor. Birine güzel görünen başkasına çirkindir. Birisine uzakta sanılan bir başkasının ta yanında duruyor. Bir insanın sevdiğini öbürü zem ediyor... Bir kalbin merhametle eridiği nesne başkası için kin kaynağıdır. Bir zümrenin alkışları karşı zümreye matem teraneleri hâlinde aksediyor. Bir varlığa insanlığın bir kısmı kutsal diyerek taparken başka zümreler nefretle ürperiyorlar. Bütün bu anlaşmazlıkların sebebi bütün insanlar için selâmet yollarının başka başka oluşudur. Hedef bir: Selâmet gayesi.
Var Olmak, Nurettin Topçu