Bİ’ KAHVE
Bİ’ SORU
Vücut Kitle İndeksi Nasıl Hesaplanır?
Vücut kitle indeksi, insan vücudundaki tahmini yağ oranını gösteren bir hesaplama yöntemidir. İndeksin verdiği sonuca göre kişinin mevcut kilosunun, ideal kilosuna yakınlığı ve uzaklığı gösterilebilir. Vücut kitle indeksi, vücut ağırlığının boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle (kg/m²) hesaplanır.
18, 5 kg/m²’nin altındaki sonuçlar: İdeal kilonun altında
18, 5 kg/m² ile 24, 9 kg/m² arasındaki sonuçlar: İdeal kiloda
25 kg/m² ile 29, 9 kg/m² arasındaki sonuçlar: İdeal kilonun üstünde
30 kg/m² ile 39, 9 kg/m² arasındaki sonuçlar: İdeal kilonun çok üstünde (obez)
40 kg/m² üzerindeki sonuçlar: İdeal kilonun oldukça üstünde (morbid obez)
Vücut kitle indeksi hesaplamasında yağ oranı, vücut tipi, yağ ve kas dokusu gibi etmenler yer almaz. Bu nedenle uzmanlar, ideal kilo hesaplamada beden kitle indeksi ve bel çevresinin ölçümü dışında, metabolizma hızı ölçümü ve detaylı vücut analizleriyle de kişinin kilo sorunu hakkında daha ayrıntılı bilgi elde ederler. Kişinin ideal kilosunun
altında ya da üstünde olması; diğer etmenlerle birlikte hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Erkeklerde bel çevresi 94 cm’yi geçerse artmış risk, 102 cm’yi geçerse yüksek risk olarak görülür. Bu oran kadınlarda ise 80 cm’yi geçerse artmış risk, 88 cm’yi geçerse yüksek risk olarak kabul edilir.
Bİ’ KELİME
Muharrem
Sözlükte “haram kılınan, yasaklanan; kutsal olan, saygı duyulan” anlamlarındaki muharrem, savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan birinin adıdır. (Buhari, Megazi, 77) Muharremü’l-harâm şeklinde de bilinen bu ay Osmanlı belgelerinde (م) kısaltmasıyla gösterilmiştir.
Hz. Ömer’in halifeliği devrinde (638) Resul-i Ekrem’in Mekke’den Medine’ye hicretinin resmî takvim başlangıcı olarak kabul edilmesiyle muharrem, hicri yılın ilk ayı olarak belirlenmiştir. Arap hükümdarları yeni yılın ilk gününe saygı gösterir ve tebrikleri kabul etmek üzere törenler düzenlerlerdi. Osmanlılar döneminde de muharrem ayında devlet erkânı padişahın huzuruna çıkarak yeni yılı tebrik eder ve padişahtan “muharremiyye” denilen hediyeleri alırlar, kendileri de maiyetlerindeki kişilere muharremiyye verirlerdi. Günümüzde Mısır, Tunus, Cezayir ve Fas gibi ülkelerde bu ayda çeşitli kutlama törenleri düzenlenmektedir. (M. Kamil Yaşaroğlu, DİA, c. 31, s.4-5)
Bİ’ BİLGİ
Yengeç Sepeti Sendromu
İlk olarak Filipinli yazar Ninotchka Rosca tarafından kullanılan “yengeç sepeti” kavramı, “yengeç kişilikler” olarak kullanılmış ve yaygınlaşmaya başlamıştır. Kavramın çıkış noktasının Filipinlerdeki balıkçılar tarafından anlatılan hikâyeler olduğu düşünülüyor. Hikâyeye göre; deniz kenarında yürüyen bir adam, yengeç avlayan bir balıkçıyla karşılaşır ve kovada bulunan yengeçleri gözlemlemeye başlar. Kovadaki yengeçlerden bir tanesi dışarı çıkmaya çalıştığında diğer yengeçler onu aşağı doğru çekerek dışarı çıkmasına engel olmaktadır ve bu durum yengeçlerin her biri için geçerlidir. Adam balıkçıya dönüp “Dikkat edin, yengeçler kaçacak.” dediğinde balıkçı, “Eğer sadece bir yengeç olsaydı kaçabilirdi belki ama bir sürü yengeç olduğundan bir tanesi kaçmak istediğinde diğerleri ona engel oluyor, ayrıca yengeçlerin sayısı arttıkça kaçma şansları daha da azalıyor.” diye cevap verir.
Yengeç sepeti sendromu, psikolojide, herkesin eşit seviyede olmasını isteyen, kendisinden daha iyisini yapanları devirmeye çalışan bireyin davranışlarını ifade eden olumsuz davranış kültürü olarak tanımlanmaktadır.
Bu kişiler başkalarına astları gibi davranırlar; iş arkadaşları ile rekabet içerisindedirler; onlar başarı gösterdiğinde gurur duymak yerine paniğe kapılırlar; birlik, beraberlik, ekip çalışması gibi değerlere önem vermezler; her konuda fikir sahibi gibi davranırlar ve en önemlisi, “Ben yapamıyorsam sen de yapamazsın.” cümlesi, hayat felsefeleridir.
(Mustafa Altıntaş & Tuğçe Topçu, “Kamu Çalışanlarının Yengeç Sepeti Sendromu Hakkındaki Görüşleri: Nitel Bir Araştırma”, Yönetim Bilimleri Dergisi, c. 22, S. 52, s. 448-478)