Bİ’ KAHVE

Bİ’ BİLGİ

Vegan Sinek Tipula
Halk arasında “bostan sineği”, “dere sineği”, “çayır sineği” olarak bilinen tipula, ilkbahar ve yaz aylarında genellikle akarsu kenarlarındaki çayırlıklar, fundalıklar ve ormanlar gibi nemli, gölgeli yerlerde görülür. İri vücudu, uzun bacakları ve hantal uçuşu ile kolayca tanınabilir. Sivrisineğe göre büyük olması insanlarda tedirginlik yaratır. En büyük türlerinin kanat açıklığı 10 cm olabilir.
Yaygın kanının aksine tipula, iğnesi olmadığından kesinlikle sokamaz, kan ememez ve hastalık taşımaz. Bundan dolayı da insan sağlığı açısından herhangi bir tehlike arz etmez. Ergin evrede pek azında beslenme vardır, bu da nektar veya bitki öz sularını emme şeklindedir.
Tipulalar kısacık ömürlerini polen yayıp çiçeklerin döllenmesini sağlayarak geçirir, nisan ayının son günlerinde pasif duruma düşerek yok olurlar. Tipula larvaları genellikle çürümüş organik maddelerle beslenir ve bu, yaşam döngümüze aslında bir nevi yakıt sağlar.
Bİ’ KELİME
Epiglot
Epiglot, besinlerin soluk borusuna ve akciğerlere girmesini önleyen, boğazda bulunan yaprak şeklindeki kapaktır. Ses tellerinin hemen üzerinde bulunur. Solunum sırasında açık durur ve havanın gırtlağa girmesine izin verir. Yutma sırasında besinlerin akciğerlere ulaşmasını önlemek için kapanır ve yutulan sıvıları/yiyecekleri yemek borusu boyunca mideye doğru gitmeye zorlar.
Epiglot, bir mukoza zarı ile kaplı elastik kıkırdaktandır. Epiglotun iltihabı epiglotit olarak bilinir. Epiglotit esas olarak “hemofilus influenza” isimli bakteriden kaynaklanır. Epiglotitli bir kişide ateş, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve nefes almada güçlük olabilir. Genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir ve nefes almak zorsa trakeostomi gerektirebilir. Hava yolu tıkanırsa ölümcül olabilir. Bu nedenle epiglotit tıbbi bir acil durum olarak kabul edilir.
Bİ’ SORU
Ağrı Kesiciler Ağrıyan Bölgeyi Nasıl Bulur?
Vücudumuzun herhangi bir yerinde bulunan hücrelere zarar veren bir komplikasyon meydana geldiğinde hücre “araşidonik asit” denilen bir madde salgılar. Araşidonik asit hücrede bulunan siklooksijenaz (COX) adı verilen enzimlere bağlanarak prostaglandin oluşmasını sağlar. Prostaglandinler ise sinir uçlarını uyararak ağrıyı tetikler. İlgili reseptörler aldığı bu bilgiyi hızlıca beyne gönderir ve bu şekilde ağrıdan haberdar oluruz.
Siklooksijenaz enzimlerinin aktif bölgeleri, araşidonik asit ile anahtar kilit misali uyumludur. Ağrı kesiciler, ilgili enzimin aktif bölgesine yerleşir, siklooksijenaz enzimini inhibe ederek prostaglandin sentezini engeller. Böylelikle araşidonik asit enzim bölgesine bağlanamadığı için reaksiyon oluşamaz ve ağrı sinyalinin beyne iletilmesi engellenmiş olur.
Sonuç olarak; ağrı kesiciler ağrıyan noktayı tespit edip doğrudan üstüne gitmeseler de nerede ağrı sinyali gönderen kimyasallara rastlarlarsa hemen reaksiyona girip işlevlerini durdururlar ve beynin ağrı sinyallerini almasına engel olurlar. Aslında ağrı kesiciler ağrıya neden olan faktörü ortadan kaldırmazlar, beynimizin ağrı durumunu algılamasını geçici süreliğine önler ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlarlar.
Bİ’ ALINTI
Gözlerinde gördüm.
Hükümdarlığın esaret olduğunu
Ve anlaşılmanın azalmak olduğunu
Ve idrakin tamamlanmaktan başka bir şey olmadığını
Ve meyvenin ancak olgunlaşıp yere düştükten sonra tadına varılabildiğini.
Deli, Halil Cibran