Bİ KAHVE

Gülsüm KARAPINAR

Bİ’ ALINTI
Kudüs
…
Ey Kudüs, ey sevgilim
Yarın, yarın çiçek açacak limon
Sevinecek yeşil sümbüller ve zeytin
Gözler gülecek
Geri dönecek göçmen güvercinler
Tertemiz yuvasına
Ve geri dönecek çocuklar oynamaya
Buluşacak babalarla oğullar
Ey memleketim
Ey barış ve bereket şehri
Kelimelere Benzemeyen Kelimeler /
Nizar Kabbani

Bİ’ BİLGİ
Endişelenmeyin, Sahtekâr Değilsiniz
Geçmişte elde etmiş olduğu pek çok başarı bulunmasına rağmen kendinizi yetersiz, beceriksiz görüyor; sahip olduğunuz şeylerin şans eseri ya da çeşitli faktörler nedeniyle olduğuna inanıyor ve kendinizi bir sahtekâr olarak mı görüyorsunuz?
Endişelenmeyin, imposter sendromu yaşıyor olabilirsiniz. İmposter sendromu, halk arasında “sahtekârlık sendromu” olarak da bilinen ve sık karşılaşılan psikolojik bir rahatsızlıktır. Yaşantıları boyunca herhangi bir başarıya ulaşamamış kişilere oranla mükemmeliyetçi, titiz ve kaygılı yapısı gereği her zaman daha iyisine ulaşmaya çalışan kişilerde çok daha fazla görülür. Kişi, kendini yetersiz ve başarısız hisseder. Etrafındaki insanların saygısını hak etmediğini düşünebilir. İnsanların olumlu tepkilerini ve tebriklerini abartılı bulur.
İmposter sendromu yaşayan kişi, alanında uzman psikiyatristlerden veya uzman bir psikologdan destek alarak bu sorunun üzerine gitmeli ve tedavi görmelidir.
Bİ’ KELİME
Kleptoplasti
Bir canlının başka bir canlıyı tüketirken o canlıda bulunan bazı plastitleri bozulmadan bünyesine almasına kleptoplasti denir. Plastitler, bitkilerde ve bazı su yosunlarında bulunan, canlının enerji ihtiyacının karşılanması için besin üretilmesinde, depolanmasında ve tozlaşma gibi olaylarda rol oynayan çift zarlı organellerdir. Örneğin bitkide besin ve oksijen üretilmesini sağlayan kloroplast bir plastittir.
Bitkiler, karbondioksit ile suyu oksijene ve şekere dönüştürmek için güneş enerjisini kullanırlar. Bu şekilde kendisi için besin, bizim için de hava üretirler. Fotosentez, kloroplast adı verilen özel organellerin içinde gerçekleşir.
Bazı hayvanlar fotosentezin gücünden yararlanma özelliğine sahiptir. Örneğin, sakoglossan deniz salyangozları, su yosunlarını yedikten sonra onların kloroplastlarını bağırsak hücrelerine dâhil eder ve bu kloroplastları uzun süre bünyelerinde tutabilirler. Normalde fotosentez yapma özelliğine sahip değilken kleptoplasti ile bünyelerine kattıkları kloroplastları besin kıtlığında fotosentez aracılığıyla besin üretmek için kullanırlar.
Bİ’ SORU
Neden Bazı Yiyecekler Mikrodalga Fırında Patlar?
Mikrodalga fırının içinde ısıtılan bazı yiyecekler (yumurta, patates, yoğun soslu yiyecekler, domates, sarımsak, sosis gibi) patlar ve fırının iç yüzeyine dağılarak yapışır. Peki neden?
Mikrodalganın içinde mikrodalga ışınları yayan “magnetron” isimli bir aygıt bulunur. Magnetron tarafından üretilen ışınlar, fırının metal iç yüzeyinden yansıyarak içerideki yiyecek ile etkileşir. Yiyecekte bulunan su molekülleri tarafından soğurulur, su moleküllerinin titreşmesine neden olur ve sonuçta açığa çıkan ısı enerjisi yiyeceğin içine kadar nüfuz ederek yiyeceği ısıtır.
Ancak bazı yiyeceklerin iç kısmındaki su oranının kabuk katmanlarına göre daha yüksek olması ve yiyeceğin yapısında buharın ilerleyerek yüzeye ulaşmasını sağlayan yeterince boşluk bulunmamasından dolayı bu yiyecekler mikrodalga fırında ısıtılırken orta kısma yakın bölgelerde oluşan buhar içeride hapsolur ve yeterince hızlı bir şekilde dışarı çıkamaz. Hapsolan buhar basıncı belirli bir değerin üstüne çıktığında ise yiyecek patlayarak dağılır.
Yiyeceğin mikrodalga fırında homojen bir şekilde ısınıp ısınmamasını; yiyeceğin içindeki su oranı, dokusu ve şekli belirler.