Bİ’ KAHVE
Gülsüm KARAPINAR
Bİ’ BİLGİ
Çöl ve Orman Kardeşliği
Büyük Sahra Çölü ve Amazon Yağmur Ormanları… Aralarında 5 bin kilometre mesafe bulunan apayrı iki coğrafya… Sahra Çölü, Afrika’nın kuzeyinde 9 bin kilometrekare yer kaplayan Dünya’nın en büyük sıcak çölü. Neredeyse hiç yağış almıyor, bitki örtüsü son derece zayıf, sınırlı sayıda canlı türünün yaşadığı kavurucu bir alan…
Amazon Yağmur Ormanları, Dünya’mızın akciğerleri. Yeryüzünde yaşayan farklı canlı türlerinin neredeyse yarısını barındıran bölge. Atmosferdeki karbondioksit dengesinin korunmasında çok önemli bir unsur. Ekolojik sistem açısından son derece değerli bir yeşil alan…
Gelelim işin ilginç kısmına: Bu devasa yeşil alan, varlığını çöl topraklarına borçlu. Mineral besinler açısından çok zengin olan çöl toprağı, tam da yoğun bitki örtüsü nedeniyle mineral bakımından fakirleşen Amazon Ormanlarının ihtiyaç duyduğu besinleri ihtiva ediyor. Yılda ortalama 182 milyon ton toz, Sahra’dan Amazon’a taşınıyor. Bunun 22 bin tonunu oluşturan fosfor miktarı ise Amazon Ormanlarının bir yılda erozyonla kaybettiği fosfor miktarına neredeyse eşit! Kavurucu çöl bölgesinden tüm dünyadaki hayat dengelerinin korunmasında son derece önemli vazife gören alanlara âdeta yaşam taşınıyor.
Bİ’ SORU
Gözümüz Neden Çapaklanır?
Gözyaşı, gözleri nemli tutmak; kir, toz, mikrop gibi unsurların göze girmesini engellemek için sürekli olarak üretilen bir sıvıdır. Üretim yetersiz olduğunda gözyaşı kanallarında tıkanıklık olabilir. Bu durumda göz akıntısının kıvamı daha koyulaşır ve akıntı göz çevresinde kuruyarak kabuklanır. Çapaklanma çoğu zaman evde basit önlemlerle tedavi edilebilir ancak bazı durumlarda bir göz enfeksiyonunun belirtisi olabilir veya ciddi bir sorundan kaynaklanabilir. Alerjiler, kontakt lensler, göz kuruluğu, hava kirliliği, sigara dumanı, yabancı madde teması, klimalar ve rüzgâr gibi faktörler de çapaklanmaya neden olabilir. Eğer gözde sürekli çapaklanma oluyorsa veya belirtiler diğer göz problemleri ile birlikte ortaya çıkıyorsa, çapaklanma sırasında gözlerde aşırı ağrı ve rahatsızlık hissi varsa vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurmak gerekir.
Bİ’ İLK
Tarihteki İlk İzleri ile Şizofreni
Şizofreni ve diğer farklı duygulanım bozukluklarıyla ilgili bilgilerin kaynağı Eski Mısır’a dayanmaktadır. Bunlardan en zengin ve kapsamlı olanı, eski bir mezarda bulunan Ebers Papirüsü’dür. MÖ 1500 yılında yazılan papirüs, 1872 yılında ortaya çıkarılmıştır ve Mısır’ın bilinen en eski genel tıbbi bilgilerini sunar. Bir kitaptan daha çok koleksiyona benzemektedir. Kırk farklı kaynaktan alıntıların yapıldığı Ebers Papirüsü’nde yer alan “Kalpler Kitabı”, tedavide etkili olduğu anlaşılıp adlandırılan ilaçların, bu ilaçların uygulama miktarının ve yöntemlerinin belirtildiği reçete koleksiyonudur. Şifacılar, papirüsün içeriğinde üçe ayrılmıştır: Cerrahlar, doktorlar ve büyücüler. Kalp ve dimağ, papirüste özellikle üzerinde durulan kavramlardır. Papirüsler aynı zamanda çeşitli beyin hasarı durumlarını da aydınlatmıştır. Bu çalışma boyunca yapılan literatür değerlendirmesi ve kurulan bağlantılar, özellikle Ebers Papirüsü’nde bahsedilen düşünce bozukluklarının şizofreniye işaret ettiğini göstermektedir.
Bİ’ KAVRAM
Otofaji
Otofaji, vücudun, zarar görmüş hücreler yerine sağlıklı ve yeni hücreler koyarak gerçekleştirdiği bir temizleme işlemidir. Hücrenin kendini yemesi olarak da adlandırılan bu işlem, vücudumuzun sağlıklı kalması açısından oldukça yararlıdır. Otofaji, sayısız gen ve otuzun üzerinde proteinin rol aldığı, ince detaylara sahip bir mekanizmadır. Bu mekanizmayı başlatan sistemler içinde açlık ve insülin her zaman dikkati çeker. Basitçe, tok olduğumuzda otofaji azalır. “Az yiyen ya da aç kalan uzun yaşar.” felsefesini doğrulayacak çok sayıda deneysel çalışma yapılmıştır.
Yaşlanma ile otofaji azalmaya başlar. Bu yüzden yaşlanma ile kalp damar hastalıkları, dejeneratif beyin hastalıkları ve kanser arasında ilişki olduğu düşünülmeye başlanmıştır. Otofajinin bozulması; alzaymır, şeker hastalığı, kanser, karaciğer yağlanması, kas kaybı ve kas hastalıkları, obezite gibi birçok soruna yol açar.
Açlık, egzersiz, düzenli uyku otofajiyi aktive eden faktörlerdir.