Bİ’ KAHVE
Gülsüm KARAPINAR
Bİ’ KAVRAM
Meşruta
“Şart koşulmuş” anlamına gelen meşruta kelimesi; cami, kütüphane, sıbyan mektebi, tekke vb. vakıf eserlerde çalışan imam, müezzin, hatip, muallim, şeyh, türbedar, muvakkit ve müderris gibi görevlilerin barınması için vakıf tarafından tahsis edilen odalar veya evler için kullanılmıştır. Günümüzün lojmanlarına tekabül eden bu yapılar genellikle barındırdıkları görevlilerin iş yerlerinin yakınında kurulurdu ve vakfiyede belirtilenin dışında başka bir kişiye veya kullanıma tahsis edilmesine, kiralanmasına izin verilmezdi. Meşrutaların sayısı vakfın büyüklüğüne ve gelir kaynaklarına göre değişmekteydi.
İstanbul’daki meşrutaların çoğunun ahşap oluşu zamanla ortadan kalkmalarına yol açmıştır. Meşrutaların günümüze ulaşmış bir örneği, XVII. yüzyılın sonlarında Amcazâde Hüseyin Paşa tarafından Boğaz’da yaptırılan ve “Meşruta Yalı” olarak anılan sahilhanedir. Laleli’deki Koca Ragıp Paşa Kütüphanesinde de külliye ile birlikte inşa edilen ve hâlâ kullanılmakta olan bir meşruta bulunmaktadır.
Bİ’ SORU
Miyotonik Keçiler Neden Bayılıyor?
İnternette gezinirken “bayılan keçi” başlığıyla paylaşılan videoları mutlaka görmüşsünüzdür. "Tennessee keçileri", "tahta bacak keçileri", "bayılan keçiler" olarak da bilinen bu keçiler, ani durumlar ve tepkiler karşısında korkar veya şaşırırlarsa bayılıyor. Bayılma hâli, yaklaşık 10-20 saniye devam ediyor. Bu davranışa “kalıtsal miyotoni” isimli bir sorun neden oluyor.
Hastalık, kaslardaki klor kanallarını etkileyerek kasların klor geçirgenliğini düşürüyor. Klor geçirgenliği düşünce kaslar bir kez uyarıldıklarında arka arkaya gelen aksiyon potansiyellerine daha fazla tepki veriyor ve kontrolsüz olarak kasılıyor. Bu sırada bilinç kaybı yaşanmıyor; sadece kaslar kasıldığı için geçici felç durumu görülüyor.
İlk bayılma hâlinden sonra en az 20-30 dakika içerisinde gerginlik unsuru ya da heyecan ne kadar büyük olursa olsun keçi tekrar bayılmıyor.
Bİ’ BİLGİ
Güneş Kremlerinin Koruma Süresi
Güneş; ısı, ışık ve morötesi (UV) ışınlar yayar. UVA, UVB ve UVC olmak üzere üç tür morötesi ışın vardır. UVA, cilt hasarına; UVB güneş yanıklarına ve cilt kanserine neden olurken UVC ışınlar ise Dünya’ya ulaşmadan önce atmosferde neredeyse tamamen soğurulur. Güneş kremi UVA ve UVB ışınlara karşı koruma sağlayan kimyasal maddeler içerir.
Üzerinde bulunan SPF ibaresi, güneş kreminin ne kadar koruma sağladığını gösteren sayısal bir değerdir. Diyelim ki güneşte 10 dakika kaldıktan sonra kızarmaya başlıyorsanız, SPF10 değerinde bir güneş kremi bu süreyi sizin için 10 kat uzatır. Bu hesaba göre 50 faktörlü bir güneş kremi de yaklaşık 500 dakikalık koruma sağlayabilir.
Bİ’ BİLGİ
İlk Resmî Osmanlı Tarihçisi: Naîmâ
1655 yılı civarında Halep’te doğan Naîmâ’nın asıl adı Mustafa’dır. Naîmâ, devlet hizmetine girdikten sonra divan kâtipliği sırasında aldığı mahlasıdır. İlk eğitimini Halep’te aldıktan sonra İstanbul’a giden Naîmâ, bir taraftan intisap ettiği sarayda yetişirken diğer taraftan Beyazıt Camii’nde derslere devam eder. 1686’da Dîvân-ı Hümâyun kâtipleri arasına girer. İlk vakanüvis olduğuna dair yaygın kanaat, halefi Raşid Efendi’nin ondan vakanüvis diye bahsetmesiyle güçlenmektedir.
Teşrifatçılık, divitdarlık, muhasebecilik, defter eminliği, silahtar kâtipliği gibi birçok görevde bulunan Naîmâ, Ağustos 1716’da Balyabadra’da vefat eder. Kayıtlara göre sağlığında evinde büyük bir yangın çıktığı, bütün kitaplarının yangında yok olduğu anlaşılır.
Târîh-i Naîmâ, muhteva itibarıyla olayları kronolojik bir sıra içerisinde nakleden geleneğe sıkı sıkıya bağlıdır. Eserde yaklaşık 1400 başlık yer alır. Bazı başlıklar altında vakalar uzun uzadıya anlatılırken çok yönlü değerlendirmeler yapılır, kişiler ve kurumlar hakkında önemli bilgiler verilir. Sadece İstanbul ve saray merkezli haberlere değil, taşradaki olaylara ve devlet teşkilâtıyla ilgili konulara da yer veren Târîh-i Naîmâ, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemlerinde çok kullanılan, okunan bir eser olmuştur.