BEYTÜLHİKME

Alparslan AKÇA

ORTA ÇAĞ’IN EN ZENGİN KÜTÜPHANESİ

Beytülhikme, Abbasi halifelerinden Me’mun tarafından 830 yılında Bağdat’ta kuruldu. “Bilgelik Evi” anlamına gelen Beytülhikme, İslam düşünce tarihinde büyük bir miladı temsil eder. Daha önce halife Mansur döneminde kurulan saray kütüphanesinin, bu merkezin çekirdeği olduğu düşünülür. Tercüme ve yüksek ilim merkezi olarak Beytülhikme, İslam dünyasının ilk ilimler akademisidir. Halife Me’mun, 830’da Bizans seferinden Bağdat’a çok sayıda kitapla dönmüştü. Kitaba ve ilme önem veren halife, kurduğu kütüphaneyi geliştirmek için büyük bir bütçe ayırdı. Vakıflar yoluyla kütüphaneye fonlar aktardı. Daha sonra oluşturduğu bir heyeti, Bizans’a göndermiş, imparatordan bu heyetin seçeceği kitapların kendisine gönderilmesini rica etmişti. Hem Bizans topraklarından hem komşu ülkelerden getirilen kitaplarla Beytülhikme, Orta Çağ’ın en zengin kütüphanesi hâline geldi.

TERCÜME SEFERBERLİĞİ

Beytülhikme, bağımsız bir yapı değildi. Bağdat’taki saray müştemilâtı içinde çeşitli bölümler ihtiva eden bir binadan müteşekkildi. Kitapların muhafaza edildiği hücrelerin ve okuma salonlarının yer aldığı bu yapı, çok sayıda müellif, mütercim, kâtip, müstensih ve mücellidin çalıştığı bir merkezdi. Beytülhikme’nin kütüphanesinden bizzat istifade eden İbnü’n-Nedim’in söylediğine göre merkezde Grekçeden Süryaniceye, Süryaniceden Arapçaya ya da doğrudan Grekçeden Arapçaya çeviri yapanlar 47 kişiydi. Ayrıca Farsçadan çeviri yapanlar 16, Sanskritçeden tercüme edenler 3 kişiydi. Birçok kitap da Nabati dilinden Arapçaya çevrilmekteydi.

TERCÜMEYE AĞIRLIĞINCA ALTIN

Dönemin kaynaklarında halife Me’mun’un sadece Grekçeden tercümelere 300 bin dinar harcadığı, bazı önemli tercümeleri terazinin bir kefesine koyduğu öbür kefeyi altınla doldurduğu, mütercimleri cömertçe ödüllendirdiği söylenir. İlme yapılan bu yatırımlar, kısa zamanda İslam dünyasında bilimin ve bilginin itibarını artırmış, önemli eserler kaleme alınmasını sağlamış ve çok sayıda bilgin, filozof, kâşif ve mucit yetişmesine vesile olmuştur. Devlet himayesinde kültürlerin tanışma merkezi olarak faaliyet gösteren Beytülhikme, İslam düşüncesinin dünyaya entelektüel meydan okumasının da taşlarını dizmiştir.

BÜYÜK BİLGİNLER YETİŞTİRDİ

Sadece felsefe alanında değil matematik, geometri, astronomi, tıp gibi alanlarda da çeviri ve ilmî faaliyetlerin yapıldığı merkezde İslami ilimler de okutulmuş; kelam, hadis, fıkıh ve şiir dersleri verilmiştir. Harezmi ve Kindi gibi isimleri yetiştiren Beytülhikme, bir kandil gibi beş yüz yıla yakın süre boyunca çevresini aydınlatmaya devam etmiştir. İslam âlimleri, metinleri burada okumuş, anlamış, açıklamış, tartışmış, geliştirmiştir. İslam düşüncesi dönemin ihtiyaçlarına cevap verecek tarzda işlenerek geliştirilmiştir. Buradaki bilimsel disiplin daha sonra İslam dünyasında telif, şerh, haşiye, ihtisar türü metinlerin yaygınlaşmasına olanak sağlamıştır.

BÜYÜK BİLGİNLER YETİŞTİRDİ

Sadece felsefe alanında değil matematik, geometri, astronomi, tıp gibi alanlarda da çeviri ve ilmî faaliyetlerin yapıldığı merkezde İslami ilimler de okutulmuş; kelam, hadis, fıkıh ve şiir dersleri verilmiştir. Harezmi ve Kindi gibi isimleri yetiştiren Beytülhikme, bir kandil gibi beş yüz yıla yakın süre boyunca çevresini aydınlatmaya devam etmiştir. İslam âlimleri, metinleri burada okumuş, anlamış, açıklamış, tartışmış, geliştirmiştir. İslam düşüncesi dönemin ihtiyaçlarına cevap verecek tarzda işlenerek geliştirilmiştir. Buradaki bilimsel disiplin daha sonra İslam dünyasında telif, şerh, haşiye, ihtisar türü metinlerin yaygınlaşmasına olanak sağlamıştır.