Peygamber ailesinin nadide çiçeği Hz. İshak. Tevhit mücadelesiyle meşhur olmuş Hz. İbrahim’in evladı. Sabır ve tevekkül timsali Hz. Yakup’un babası, iffetiyle meşhur Hz. Yusuf’un dedesi; Allah’a teslimiyetiyle meşhur Hz. İsmail’in kardeşi; ibadet ehli, muttaki Hz. Lut’un yeğeni ve soyundan nice peygamberler gelen bir nebi…
Gıpta edilecek bir aile, nesilden nesle lütfedilmiş peygamberlik; baba, oğul, torun, kardeş, amca… Ne güzel bir soy… Peygamberlik soy bağı değildi aslında aslolan yoldu, sırat-ı müstakimdi. Nitekim Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, “Ona (Hz. İbrahim’e) ve İshak’a bereketler verdik. Onların soyu içinde iyisi bulunduğu gibi açıkça kendisine kötülük edeni de olacaktı.” (Sâffât, 37/113) buyurarak peygamberlerin ailelerinden iman edenler olduğu gibi dalalet edenlerin de varlığına dikkat çekerek peygamber ailelerinin imani noktadaki çetin imtihanlarını hatırlatmaktadır bizlere.
Peygamberler ile ilgili birçok bilgiyi Kur’an-ı Kerim’den öğreniyoruz. Rabbimiz bize peygamberlerini Kur’an’da tanıtmakta, özellikle birçok peygamberin öne çıkmış vasıflarını ve imtihanlarını zikretmektedir. Böylelikle Rabbimiz peygamberlerin öne çıkan bu vasıflarını ve imtihanlarını bizlere örnek ve rehber olarak sunmuştur. İnsanoğlunun eğitilme sürecinde peygamberlerin bu vasıfları ve imtihanları insanlar için bazen bir teselli bazen bir umut bazen de bir niyaz vesilesi olmaktadır. Zira Resûlullah en çetin imtihanların peygamberlerin hayatları olduğunu vurgulamaktadır. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 72)
Kur’an’da hususiyetleri yani şahsi özellikleri ve ayrıcalıkları önemli bilgilerle aktarılmış peygamberlerdendir Hz. İshak. Yüce Rabbimiz Hz. İshak’ı on yedi yerde zikreder. Kimi zaman onun öne çıkmış vasıflarını anlatır kimi zaman Mekkeli müşriklerin sapkınlıklarına karşı bir delil olarak sunar. Bazen de onun ismini zikretmek suretiyle İsrailoğullarının tahriflerine cevap verir. (Bakara, 2/133, 136; En‘âm, 6/84)
Kur’an’da Hz. İshak ile ilgili ayetlerde ortak akide vurgusu görülmektedir. Daha çok iman ve teslimiyeti tasdik eden bu ayetlerde Hz. İshak’ın ismi zikredilmekle âdeta Hz. İshak üzerinden tevhit inancı anlatılmakta ve tekit edilmektedir. (Bakara, 2/136; Âl-i İmrân, 3/84) Böylelikle babası Hz. İbrahim ve abisi Hz. İsmail’den sonra tevhit inancına bir tuğla da Hz. İshak ile konulmuştur. Hz. İshak ile ilgili gönderilen ayetlerde tüm peygamberliğin arasında sürekliliğin, birliğin, bütünlüğün birleştirmenin olduğu duyurulur. Âdeta “La nüferriku beyne ahadim…” (Bakara, 2/285) “Onlar (peygamberler) arasında fark yoktur…” ayet-i celilesinin bir yansımasıdır. Bu ayetler Kur’an’ın cihanşümul olduğunu ortaya koymaz mı?
Özellikle Peygamber Efendimize Mekkeli müşrikler ile Medine’de yaşayan Yahudi ve Hristiyanlara karşı Rabbinin desteğidir, lütfudur. Hz. Peygamber’e Rabbi tarafından atası Hz. İshak ile destek verilmektedir.
Doğumu müjdelere mazhar olmuş bir peygamberdir Hz. İshak. Ayrıca doğumunun müjdesi güzel mesajlarla aktarılan bir peygamberdir. Hz. İbrahim putperest kavmi tarafından ateşe atılmıştı. Allah’ın inayetiyle bu ateşten kurtulduktan sonra kavmini terk ederek bereketli diyara, Filistin’e ulaşmıştır. (Enbiyâ, 21/70-71) Hz. İbrahim, salihlerden bir evlat vermesi için Allah’a niyazda bulunur. (Sâffât, 37/100) Duası Allah tarafından kabul edilir ve kendisine bir erkek çocuğu müjdelenir. Sonra çetin bir imtihan, duanın icabetine karşılık bir kurban, evlat Hz. İsmail… Teslimiyet abidesi bir baba ve abi örneğinin temsilidir bu hadise Hz. İshak için, güzel örneklik. Sonra semadan bir koç bahşolunur bu imtihan neticesinde. Akabinde Hz. İbrahim, mükâfatlandırılacaktır Rabbi tarafından. Tevhit ve teslimiyet abidesi olan Hz. İbrahim bu vasıfları sebebiyle ilerlemiş yaşına rağmen müjdelenecektir: Hz. İshak… Salihlerden olmak üzere bir peygamber evlat… O da Rabbine şükür niyazında bulunacaktır, “İhtiyar hâlimde bana İsmail’i ve İshak’ı lütfeden Allah’a hamdolsun. Şüphesiz ki Rabbim duamı en iyi işitir.” (İbrahim, 14/39)
Hz. İshak’ın doğumunun müjdelendiği bu kıssada kutlu misafirler zikredilir. İnsan suretinde güzellikleriyle dikkat çeken iki melek gelir Filistin’e bu güzel ailenin evine müjdelerle. Ne güzel misafir… Hz. İbrahim ve Hz. Sare’ye misafir olurlar. Cömertliği ile meşhur Hz. İbrahim onlara ikramda bulunur ama onlar ikramı almazlar. Şüphelenir Hz. İbrahim ve Hz. Sare, tam o sırada bir evlat ve bir de torun müjdelenir kendilerine; Hz. İshak ve Hz. Yakup. Meleklerin onların şüphelerini dindirmesi üzerine ayakta olan Hz. Sare gülümser, hayret ve sevinç içerisinde, “Aman ya Rabbi, ben yaşlı bir kadın, şu da ihtiyar kocam, bu hâlde ben çocuk mu doğuracağım! Doğrusu şaşılacak bir şey!” der. Onun bu sözleri üzerine melekler, “Allah’ın emrine şaşırıyor musun? Ey hane halkı, Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir.” diye cevap verirler. (Hûd, 11/69-73) Allah’ın rahmetinin genişliğini gösteren bu kıssada, ummadığı bir vakitte âlim bir evlat müjdesine mazhar olan Hz. İbrahim olağanüstü bir haber almanın verdiği hayretten dolayı meleklere, “Peki bana neyi müjdeliyorsunuz?” diye sorar. Melekler, “Sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizliğe kapılanlardan olma.” derler. Hz. İbrahim’in tevhit inancının bir nüvesini ifade eden cevabı ise yüreklere dokunur, “Haktan sapmış olanlardan başka kim Rabbimin rahmetinden ümit keser.” (Hicr, 15/53-56) Bugün âdeta bizlere sesleniyordu Hz. İbrahim, Rabbinizden ümidinizi kesmeyin düsturunu öğretiyordu… Ümit… Aileyi ayakta tutan yüce bir değer değil midir ümit? Dualar, zikirler hep ümitle yapılır Allah’ın inayetine, merhametine, lütfuna mazhar olmak için.
Âlim bir çocukla müjdelenmişti Hz. İbrahim ve Hz. Sare. (Hicr, 15/53; Zâriyât, 51/28) Kur’an Hz. İsa’nın öne çıkmış iki ehemmiyetli vasfına dikkat çekiyor, âlim ve muhsin. (En‘âm, 6/84) Âlim; bilen, doğru ile yanlışı ayırt edebilen, Rabbini bilen ve sonraki nesillere bu hususu bildiren. Rabbini bilen kendini bilir çünkü. Kavminden de ilme karşı sadakat ile âlime saygı duyulmasına işarettir aslında. Muhsin; ihsan sahibi, hayatını Rabbinin onu her dem gördüğü gerçeğini hatırda tutarak bir ömür idame eden Müslüman kimsedir.
Hz. İshak, Kur’an’da vahiy aldığı, kitap verildiği ve nebilerden olduğu açıkça bildirilen peygamberlerdendir. (Âl-i İmrân, 3/84; Ankebût, 29/27) Ayrıca Hz. İshak, Kur’an’da babası İbrahim, oğlu Yakup ve torunu Yusuf’un lisanı ile anılan bir peygamberdir. Babası Hz. İbrahim Rabbine niyazında zikreder onun ismini. (İbrâhîm, 14/39) Oğlu Hz. Yakup’un sorusu üzerine oğulları tevhit akidesinde ahitleşmişler, “Senin ve atalarının İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilahı olan tek Allah’a kulluk edeceğiz.” demişlerdir. (Bakara, 2/133) Torunu Hz. Yusuf ise, “Atalarım İbrahim, İshak ve Yakup’un dinine uydum…” buyurarak tevhit akidesine bağlılığını ifade etmiştir. (Yûsuf, 12/38)
Yüce Allah Kur’an’da Hz. İshak’ı ne güzel tasvir ediyor. Âdeta bu yüce ahlaka sahip peygamberinin birçok güzel vasfını bizlere örnek olarak sunuyor. Hz. İshak Kur’an’ın ifadesiyle farklı lütuflara mazhar olmuştur. (Yûsuf, 12/38) Ayrıca onun, ilmi ile öne çıktığı, hidayet önderi, hayırlı işlerin rehberi ve salih kimselerden olduğu beyan edilmiştir. (Hicr, 15/53; Enbiyâ, 21/73; Ankebût, 29/27)
Babasının tevhit akidesine ve tebliğ davasına sadakatinin hediyesidir Hz. İshak. (Meryem, 19/49) Basiret ve mukavemet sahibi bir peygamberdir. (Sâd, 38/45) Günahlarından arındırılmış, seçilmiş, hayırlılar arasına dâhil edilmiştir. (Sâd, 38/46,47) Konu ile ilgili ayetler, peygamberlerin ve onlara iman edenlerin iki özelliği kuşanmaları gerektiğine vurgu yapmaktadır; basiret ve mukavemet. Kim Hz. İshak’ın bu güzel vasıflarına nail olmak istiyorsa onun yolunu rehber edinmelidir.
Çok sevdiği babası vefat ettiğinde hüzünlenmişti Hz. İshak. Abisi Hz. İsmail ile birlikte babalarını defnetmişlerdi. Artık vuslat bekaya kalmıştı. Allah yolunda cehdeden üç kişiydiler, üç peygamber, baba ve iki oğlu. Şimdi Hz. İshak, omuzlarındaki sorumluluğu daha içten hissetmişti. Babasının vefatından sonra ise istikameti hiç değişmemiş, kendisine verilen peygamberlik vazifesini hakkıyla ifa etmişti. Baba ve oğul aynı şehirde peygamberlik şerefine nail olmuşlardı: Filistin…O şimdi bu topraklarda babasının ayak izlerini takip ediyordu. Şimdi bu şehirde yalnız olarak bu yolda devam edecekti. Abi Mekke’de, kardeş Filistin’de yola revan olacaklardı, Allah yoluna…
Hayırlı bir eş ve müşfik bir baba olan Hz. İshak, Refeka bint Betvil ile evlenmiş bu evlilikten Yakup ve Ays isimlerinde ikiz oğlu doğmuştu. (İbn Kuteybe, Meârif, 17) Abisi Hz. İsmail, vefatı sırasında kardeşinden, oğlu Ays’ı kızı Besime ile evlendirmesini istemişti. Hz. İshak da abisinin bu isteği üzerine Ays ile Besime’yi evlendirmiştir. Bu evlilikten ise yine bir peygamber soyu doğacaktır: Hz. Eyyûb. (Taberî, Tarih, I, 162, 165)
Vazife tamam olmuştu artık, ilerlemiş yaşında baba olan Hz. İshak, çocukları Yakup ve Ays’ın doğumlarından sonra yüz yıl yaşadığı ve yüz yetmiş yaşlarında vefat ettiği söylenir. Evlatları tarafından el-Halil’de babasının yanına defnedilmiştir. (İbn Kuteybe, Meârif, 17) Nasıl babasının sağlığında bu topraklarda beraber tevhit mücadelesi verdilerse, vefat ettiklerinde beraber metfun olacaklardı aynı şehirde.
Hz. İshak, bereketlere mazhar olan bir peygamber, kabul olunmuş dua ve ailesine bir armağandır. (Enbiyâ, 21/72; Sâffât, 37/113) Dünya döndükçe dillerden düşmeyecek bir peygamberdir. (Meryem, 19/50) Ayrıca Hz. İshak babasından namazlarında daimi olması için dua almış bir evlattır. (İbrâhîm, 14/40) Kıyamete kadar sürecek bir dua silsilesinin içindedir Hz. İshak, hatırlanmaya, anılmaya, övülmeye layık bir nebi…