99. YILINDA
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ

YAYIN FAALİYETLERİ

Dr. Mehmet BULUT
DİB Emekli Başkanlık Müşaviri

Çeşitli vesilelerle tekrarlamışımdır: “Reislik, kuruluşuyla birlikte basılı yayın faaliyetine hemen başlamıştır. Yayımladığı ilk kitabın baskı tarihi, Reisliğin kuruluş tarihi olan 1924’tür.” Bunu da kendinden önce ülkemizde din hizmetlerini bir bakanlık olarak yürütmüş olan Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin başlattığı yayın faaliyetleriyle irtibatlandırmaktayım. Vekâletin kapanmasıyla basılma imkânı bulamayan bir iki kitap, Reisliğin ilk yayınları arasında intişar etmiştir.

Diyanet İşleri Reisliği, Başvekâlete bağlı bir devlet teşkilatı olarak kurulmuştur. Dolayısıyla diğer bütün hizmetleri gibi Reisliğin yayın faaliyetleri de belli bir mevzuat çerçevesinde ve sağlanan maddi imkânlar dâhilinde yürütülmüştür. Bu durum, yayın faaliyetinin kapsamını, düzeyini bazen kısıtlayabildiği gibi bazen de bu faaliyetler için imkânlar sunabilmiştir. Bununla birlikte Başkanlığın yayın faaliyetlerinin -bazı olağanüstü dönemler hariç- sürekli bir gelişme gösterdiğini söyleyebiliriz. 1950’ye kadar düzenlenen mevzuatta Reisliğin yayın faaliyetine ilişkin sarih bir hüküm bulunmadığı gibi bu sürede yayın hizmetleri için özel bir birim de oluşturulmamıştır. Ancak 3 Mart 1924 tarihli kuruluş kanununda yer alan “Din-i Mübin-i İslam’ın itikadat ve ibadata dair bütün ahkâm ve mesalihinin tedviri...” şeklindeki kayıt, kanunun Reisliğe halkın ihtiyaç duyduğu eserleri hazırlayıp yayınlama görevini de verdiği şeklinde yorumlanmış ve bu teamül çerçevesinde 1950’li yıllara kadar Müşavere Heyeti’nin gözetiminde ve genel bütçenin elverdiği ölçüde kitap yayımlanabilmiştir. 23 Mart 1950 tarih ve 5634 sayılı ek kanunla ilk kez merkez birimleri arasında bir Yayın Müdürlüğü’ne yer verilmiştir. Öte yandan 2 Temmuz 1951’de kabul edilen 5806 sayılı Dini Yayınlar Döner Sermayesi Kanunuyla yayın faaliyetleri için Başkanlık bütçelerine ödenekler konulmaya, aynı kanunun bir gereği olarak bu tarihe kadar ücretsiz dağıtılan Başkanlık yayınları bundan böyle parayla satılmaya başlanmıştır.

22 Haziran 1965 tarih ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda teşkilatın asli görevlerinden birinin “toplumu din konusunda aydınlatmak” olduğu tasrih edilmiş, yayın faaliyetlerinin de bu kapsamda olduğu yorumlanmıştır. Bu kanunla merkez birimleri arasında yer alan Dini Hizmetler ve Din Görevlilerini Olgunlaştırma Dairesine bağlı bir Derleme ve Yayın Müdürlüğü’ne yer verilmiştir. 18 Temmuz 1984 tarih ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki Başkanlık kadroları arasında ise bir ana hizmet birim olarak Dini Yayınlar Dairesi Başkanlığı oluşturulmuştur. Şu anki Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü ise son teşkilat kanunuyla vücut bulmuştur.

Diyanet İşleri Reisliğinin 21 Şubat 1925’te görüşülen ikinci bütçesinde müzakerelerin ana konusunu, halkın ihtiyaç duyduğu kitapları hazırlayıp yayımlamak üzere Reislikte bir yayın biriminin oluşturulması önerisi teşkil etmişti. Sonuçta bir birim oluşturma teklifi kabul görmese de bir tefsir kitabı ile bir hadis mecmuasının hazırlanması için Reislik bütçesine ek ödenek konması kararlaştırılmış ve bütün tarihi boyunca Başkanlığın başyapıtları durumunda olan Hak Dini Kur’an Dili ile Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercümesi adlı eserler bu kararın bir neticesi olarak yayımlanmıştır. Bu iki eserden ilki 1935-1938 yılları arasında 9 cilt, diğeri ise 1926-1948 yılları arasında 12 cilt hâlinde basılmıştır. Kitap basımı için ayrılan ödenekler, değişen miktarlarda ve az da olsa 1949’a kadar sürmüştür. Reislik, 1950’ye kadar aralarında sözü edilen iki güzide eserin de yer aldığı 21 civarında kitap yayımlayabildi.

1950’ye kadar Başkanlık yayınlarının ücretsiz dağıtıldığını yukarıda belirtmiştim. Bunu söylerken mesela 1930’lu yıllarda 9 ciltlik Hak Dini Kur’an Dili tefsirinin ücretsiz dağıtıldığını dikkatinize sunmak isterim. Öyle ki İstanbul Müftülüğünde bu tefsirden kime veya nereye verildiğine ilişkin defterler tutulmuştu. 1951 yılında Başkanlığın Döner Sermayesinin oluşturulmasıyla yayın faaliyetleri bir ivme kazanmıştır. Nitekim 1950’li yıllar, 94 yeni kitapla en fazla eserin basıldığı dönemlerden biridir. Başkanlıkça ilk kez bir Mushaf basımı da bu dönemde, 1959’da gerçekleşmiştir. Ancak 1960’lı yıllar, Başkanlığın az sayıda yeni kitabının yayımlandığı dönemlerden biridir. Bununla birlikte ilk kez üç cilt hâlinde Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı (Meâl) bu dönemde, 1961 yılında basılmıştır.

Hem sayıca hem de nitelik itibarıyla Diyanet İşleri Başkanlığı yayın faaliyetlerinin en verimli dönemlerinden biri, 88 yeni eserin basıldığı 1970’li yıllardır. Bunda, 1959’dan itibaren açılan Yüksek İslam Enstitülerinde yapılan akademik çalışmaların önemli bir kısmının Başkanlık yayınları arasında çıkmasının etkili olduğu söylenebilir. 1961’de üç cilt hâlinde yayımlanan meal, yeniden düzenlenerek 1973’te tek cilt hâlinde yayımlandı. Bu mealin yeni baskıları 1990’lı yıllar boyunca sürdürüldü.

1980’li yıllar Başkanlık yayın faaliyetlerinin durma noktasına geldiği bir dönemdir. Gelişen basım tekniklerine ve Başkanlığa sağlanan önemli maddi imkânlara rağmen 1990’lı yıllarda da yayın faaliyetlerinin yetersiz kaldığı gözlenmektedir. Bununla birlikte hazırlanmaya başlanan Kur’an-ı Kerim Meal ve Tefsiri adlı eserin ilk iki cildi 1990’da yayımlanmış, ancak yayınına devam edilmemiştir. Kapsamlı bir ilmihâl kitabının 1995’te yayımlandığını da not etmeliyiz. Hüseyin Atay’ın edisyon kritiğiyle yayımlanan Tabsiratü’l-Edille, bu dönemin dikkat çeken önemli yayınlarından biridir. 1992’den itibaren Türk Cumhuriyetleri ile Balkan-Kafkas ülkelerinde yaşayan Türk ve Müslüman topluluklarına yönelik Başkanlık yayınlarından bir kısmının ilgili ülke dil ve lehçelerinde yayımlanması Başkanlığın farklı bir yayın faaliyeti olmuştur. Bu faaliyetler, “Türk kültür varlığını koruma ve tanıtma” faaliyetleri çerçevesinde sağlanan imkânlarla gerçekleşmişti.

Kapsamı ve çeşitliliği itibarıyla Başkanlığın 2000’li yıllarındaki ve günümüzdeki yayın faaliyetleri, ayrı bir yazıda ele alınmalıdır.

Kitap yayın faaliyetine erken bir dönemde başlayan Başkanlığın süreli yayın faaliyeti için ancak 1950’lerde teşebbüste bulunduğunu görüyoruz. Üniversite hocalığı yapmış bir Ord. Prof. Şerefettin Yaltkaya’nın; gazete muhabirliği de yapmış, döneminde yayımlanan dinî muhtevalı hemen bütün dergilerde makale yayımlamış bir Ahmet Hamdi Akseki’nin Başkanlığın bir süreli yayına olan ihtiyacını göz ardı ettikleri düşünülemez. Buna göre, Başkanlığın ilk 25 yılında bir süreli yayınının olmamasının temel nedeni maddi imkânların elvermeyişiyle açıklanabilir.

Tespitlerimize göre Başkanlığın ilk süreli yayını Reislik Mecmuası adıyla 1954’te yıllık olarak çıktı. Nisan 1956’da bu defa Diyanet İşleri Reisliği Mecmuası Ramazan Nüshası adıyla yine tek sayılık bir mecmua yayımlandı. Daha sonra 1960 ve 1961 yıllarında yıllık olarak Diyanet İşleri Reisliği Mecmuası neşredildi. Bunlardan 1962 yıllığı, ciddi akademik bir yayın sayılmalıdır. Başkanlığın periyodik olarak yayımladığı ilk süreli yayını ise Haziran 1962’den itibaren neşredilmeye başlayan Diyanet Dergisi’dir. 1962-1979 yılları arasında farklı periyotlarla yayınını sürdüren dergi 1981’de “Hicret Özel Sayısı” adıyla tek sayı olarak yayımlandı. 1980 ve 1982 yıllarında yayımlanmadı. 1983’ten günümüze üç ayda bir olarak yayımlanan bu dergimiz hâlen aynı periyotlarla yayınını sürdürmektedir. Derginin adı 1992’den itibaren Diyanet İlmi Dergi olarak değiştirildi.

Diyanet Dergisi, 1960 ve 1970’li yıllarda İlahiyat Fakültesi ve Yüksek İslam Enstitülerinde akademik çalışma yapanların makalelerini değerlendirme imkânı bulabildikleri bir dergi olmuştur. 1979 yılına kadar bu dergide ilmî makaleler, dinî ve edebî kısa yazılar yanında Başkanlık ve görevlileri ile ilgili haberlere yer verilmiştir. Diyanet İlmi Dergi’nin son yıllarda hakemli bir dergi olarak ULAKBİM, ulusal veri tabanları ve uluslararası indekslerde taranan bir dergi olarak yayımlanmaya başlaması önemli bir gelişmedir.

Diyanet Dergisi’nin yayınını sürdürdüğü bir sırada Başkanlığın, hedef kitle olarak köy halkı ve köy hocalarını seçtiği iki süreli yayın girişiminde bulunduğunu da görüyoruz: Yeni Köy Hocası ve Köy Hocaları İçin Belleten. Yeni Köy Hocası, Ağustos 1963’te tek sayı olarak yayımlanabilmiş dört sayfalık, yarım gazete ebadında bir süreli yayındır. Bu tek sayıdan sonra gazete yayınına devam edilmemiş, ancak iki ay sonra Ekim 1963’te onun devamı niteliğinde Köy Hocaları İçin Belleten adıyla bir dergi, yayın hayatına başlamıştır. Künyesinde “dergi” olarak isimlendirilse de nihayet sekiz sayfalık bir mevkute olduğu göz önünde tutulursa buna bir bülten demek daha uygun olur. Benim görme imkânı bulduğum koleksiyona nazaran 1963-1964 yılında 11 sayı neşredilebilmiştir.

Başkanlık, 22 Kasım 1968’de (1 Ramazan 1338) mesleki bir yayın organı olarak tabloid gazete ebadında Diyanet Gazetesi’ni süreli yayınlarına ekledi. İlk sayısında Diyanet İşleri Başkan Vekili Lütfi Doğan imzasıyla yazılan başyazıda, dinî ve ahlaki esasları halka en geniş bir şekilde aktarmada süreli yayınların önemine işaretle Başkanlıkta bu alanda bir dergiye duyulan ihtiyaca dikkat çekilmiş, bu ihtiyaca cevap vermek üzere Diyanet Gazetesi’nin neşredildiği belirtilmişti. Başta Başkanlık mensupları olmak üzere yurdun en ücra köşesine kadar ulaştırılması arzu edilen bu yayın organı ile gözetilen hedef şu sözlerle dile getirilmişti: “Kendi sahası ile ilgili bilgileri halkımıza intikal ettirmekte bir ilim ve irfan vasıtası olarak düşünülen Diyanet Gazetesi, İslamiyet’i bütün berraklığıyla aksettirdiği ölçüde başarı elde edecek, dine ve millete karşı ifaya borçlu olduğu görevini yapmış olmanın bahtiyarlığına erecektir.” Görüldüğü gibi Diyanet Gazetesi, kurum personeli yanında her kesimden halkımızı da hedef kitle olarak seçmiştir. Gazete, Aralık 1990’a kadar 382 sayı yayımlandı.

Diyanet Gazetesi dergi hâline dönüştürülerek Ocak 1991’den itibaren Diyanet Aylık Dergi adıyla yayımlanmaya başladı. Hâlen yayınını sürdüren elimizdeki dergimiz, Mart 2023 itibarıyla 387. sayısına ulaştı. Öte yandan Başkanlık, günümüzde artık yayımlanmayan Diyanet Avrupa Aylık Dergi’yi Nisan 1999’dan itibaren yayımlamaya başladı. Hâlen yayınını sürdüren önemli iki dergimizin de Diyanet Aile ve Geçerken dergileri olduğunu belirtmeliyiz.

Çocuklara yönelik dergilerin az olduğu bir dönemde Başkanlık, Diyanet Çocuk Dergisi’nin ilk sayısını Temmuz 1979’da yayımladı. Nisan 1981 tarihli 9. sayısından itibaren günümüze kadar ayda bir olmak üzere yayınını sürdürdü. Bu yayının yanında daha sonra 4-6 yaş grubuna hitap eden Cim Dergisi de eklendi.

Diyanet İlmi Dergi, Diyanet Gazetesi, Diyanet Aylık Dergi ve Diyanet Çocuk Dergisi, alanlarında en uzun soluklu süreli yayınlar konumundadır. Kitap yayın faaliyetlerinde olduğu gibi günümüzde Başkanlıkça yayımlanan süreli yayınların da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yıllardan beri milyonlarca nüsha basılan Diyanet Takvimi de Başkanlığın yıllık süreli bir yayını sayılabilir. Namaz vakitleri ve dinî gün ve geceleri göstermesi yanında yapraklarında yer verilen ayet ve hadis mealleriyle, kısa ve öz yazılarla, köylere varıncaya kadar ülkemizin her yanında ve her kesimden insanımızın dinî ve genel kültürüne katkı sağlamaktadır. Teknolojinin ilerlemesiyle bilhassa namaz vakitlerini öğrenme açısından basılı takvime olan ihtiyaç azalsa da basılı Diyanet Takvimi’nin hâlâ ilgi odağı olduğu da bir gerçektir.

İki hususa işaretle bitirelim:

Yapabildiğiyle ve yapamadığıyla bir Türkiye gerçeği olan Başkanlık, bugün 99 yaşında. Gelecek yıl 100. yılını idrak edecek. Bütün geçmişinde olduğu gibi bundan sonra da kınayıcının kınamasından korkmayarak Din-i Mübin-i İslam’a sabitkadem hizmetine devam edecektir inşallah. Yayın hizmetleri de buna dâhil.

Başkanlık, kurumsal kimliğe sahip bir din hizmetleri teşkilatıdır. Dolayısıyla her çeşidiyle sunduğu yayın hizmetlerinin güvene dayalı bir karşılığı vardır. “İki günü birbirine müsavi olan ziyandadır.” fehvasınca yayınlarımızda daha iyiye, daha güzele uluşmak hedefimiz olmalı. Bize düşen, halkın teveccühüne en nitelikli yayınlarla karşılık vermektir.