500 YILLIK GELENEK:
1001 HATİM
Sinan POLAT
Başkanlık Vaizi
Bin bir hatim nuru Arş’ı doldurmuş
Bela musibeti yerden kaldırmış
Düşmanları kahreylemiş öldürmüş
Mevla’ya emanet olsun Erzurum.

Alvarlı Efe Hz.

Erzurum’da devam eden 1001 hatim geleneğinin tarihi, çok net olmamakla birlikte hicri 945, miladi 1533’e dayandırılmaktadır. Rivayetlere göre Pir Ali Baba, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde Erzurum Dutçu köyünde (Tuzcu Mahallesi) yaşamıştır. Âlim, fazıl, zahit mübarek bir zat olup aynı zamanda o devrin mutasarrıflarından hâli vakti yerinde bir insandır. Görmüş olduğu bir rüyadan hareketle “Eğer her yıl 1001 hatim okursanız Allah Teâlâ bu memleketi her türlü semavi ve arızî afetlerden, salgın hastalıklardan hususiyetle zelzeleden korur.” diyerek sahibi olduğu mülklerden büyük bir kısmını 1001 hatim okuyan hafızların iaşesi için vakfederek bu güzel geleneği başlatmıştır. Bu kutsi heyecanla her yıl evlerde ve mabetlerde hatimler okunur. 1001 hatmin sonuncusu ise şehrin etrafını at sırtında dolaşan iki hafız tarafından okunarak 1001’e tamamlanır.

Bu yıl 489’uncusu okunan 1001 Hatim, Birinci Dünya Savaşı yıllarına kadar devam etmiş, fakat o yıllarda meydana gelen bazı aksaklıklar nedeniyle okutulamayan 1001 Hatimler, bir süre sonra Erzurum Müftüsü Hacı Muhammed Sadık Solakzade ve o zamanın Erzurum milletvekillerinden Mühirzade Asım Efendi ve Zihni Bey’in girişimiyle yeniden başlatılmıştır.

1001 hatim mevsimi 15 Aralık ile 15 Ocak tarihleri arasındadır. Mevcut yılı Kur’an’la bitirip yeni yıla Kur’an’la başlama düşüncesiyle evlerde, camilerde ve iş yerlerinde büyük bir heyecanla okunmaya başlanır. Hatimler hemen hemen her camide okunmakla birlikte özellikle Ayaz Paşa Camii’nde ve İhmal Camii’nde okunur. Günümüzde bu camiler 1001 hatmin sembol camileridir.

Hatim okumaya iştirak etmek insanda tarifi mümkün olmayan bir haz doğurur. Bu manevi ziyafet müthiş bir huzur kaynağıdır. 1001 Hatim geleneği Erzurum’da âdeta bir okuldur. Eğitim ve öğretimin birlikte yürütüldüğü Peygamberî eğitimin bir numunesidir. Bir kubbe altında ibadet aşkı ve niyetiyle oturup kıraatte bulunan insanların bu manevi sofradan mahrum kalmamaları için herkesin o ortamda yapacağı bir iş vardır. Hafız olmayanlara okunan cüzler verilir, okumayı bilmeyenler su ve cüz dağıtımı yaparken okunan cüzler de mutlaka takip edilir. Dönemin ulaması bu hatim okumalarını yakinen takip etmişlerdir. Örneğin Ayaz Paşa Camii’nde Sakıp Efendi, Cennetzade Camii’nde Fevzi Efendi, İhmal Camii’nde Hafız Yusuf Efendi gibi dönemin âlimleri hatimlerin kusursuz okunmasını yakinen takip ederek katkıda bulunmuşlardır.

Hatimler 1960’lara kadar 40 gün sürer, çevre köylerden gelen hafızlar 40 gün boyunca hanlarda misafir edilir, hatimler bitince Erzurum eşrafı ve esnafı köylerden gelen hafızların masraflarını ve harçlıklarını karşılarlardı.

Dünyada İslam beldelerinden sadece “Kilid-i Mülk-i İslam” diyarı olan, Diyar-ı Huffaz şehrimiz Erzurum’a nasip olmuş bu güzel haslet. Erzurumlular için 1001 hatim, dinî ve millî duyguların canlı tutulduğu, kulluk şuurunun ete kemiğe büründüğü bir ruh hâlidir. Geçmişi rahmet ve hayırla yâd ederken geleceği daha güzel bir şekilde inşa etme gayretidir. Allah kelamının dillerde terennüm edilerek gönüllere ve topluma dalga dalga yayılmasıdır. Hira Dağı’ndaki ilahi sesin, Palandöken Dağı’nın eteklerindeki yankısıdır.

1001 hatim, dinî ve millî değerlerin en yüksek düzeyde canlı tutulduğu bir gelenektir. 1001 Hatim, Allah kelamının dillerde terennüm edilerek gönüllere ve topluma dalga dalga yayılmasıdır. 1001 Hatim, seher vaktinden önce Erzurum’un zemheri soğuğuna aldırmadan gecenin 02:00 veya 03:00 ‘de gelip kafasını caminin duvarına yaslayıp kapının açılmasını beklemenin adıdır. 1001 Hatim, amandır. Allah’ın kelamı yanlış okunmasın diyerek Kur’an’ı zayıf okuyan kardeşlerimizin ellerinden cüzlerin alınmadığı ve Kur’an’la ilişkisi ile heyecanı devam etsin diyerek de özel alakanın gösterildiği fakat bu kardeşimizin okuduğu cüzleri tekrar hafızlara okutma titizliğidir.

1001 Hatim, Kur’an-ı Kerim’le alakalı ilahi müjdelere mazhariyet adına, ramazan ayı dışında da ilahi kelamı okuma ve anlamaya yönelik heyecanın zirve yapmasıdır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.): “Allah evlerinden bir evde (cami veya mescit) Allah’ın kitabını okumak ve aralarında müzakere etmek için bir araya gelen topluluk üzerine huzur iner, onları rahmet kaplar, melekler kuşatıverir. Allah kendi katındakilerle onları zikreder.” (Ebû Davûd, Vitr, 14; Tirmizi, Fezailü’l Kur’an 10.) buyurduğu ilahi şerefe mazhar olmanın gayretidir. 1001 Hatim okumaları bu arzunun âdeta ete kemiğe bürünmüş hâlidir ki, her yıl hatim okuma geleneği kapsamında yaklaşık bir ay zaman zarfında 30-40 bine yakın hatim okunmaktadır. Son 10 yılda ise, okunan hatim sayısı daha da artmıştır. 2012’de 17.167 iken bu sayı artarak 2020’de 136.890’a ulaşmıştır. Erzurum camilerinden ve evlerinden seher vaktinden kuşluk vaktine kadar, beş vakit namazın öncesi ve sonrası şehrin dört bir tarafındaki mabetler ve evler Kur’an tilavetiyle nurlanmıştır.

Erzurum’da, yurt içi ve yurt dışından okunan hatimlerin duası için çevre illerden, ilçelerden ve köylerden gelen vatandaşlarla Ulu Cami’de bir program gerçekleştirilir. Vaazlar verilir, aşr-ı şerifler okunur. Tilavet secdeleriyle ilgili ayetler teker teker okunarak yeniden cemaatle birlikte secdeler yapılır. Tam bir bayram havası hâkim olur. Birlik ve vahdet ruhu hâkimdir. Gözler yaşarır, kalpler titrer, eller duada milletimize, memleketimize ve bütün İslam âlemine dualar edilir.

Bu güzel gelenekten esinlenerek Erzurum merkez dışında Bursa ve Erzurum’un bazı ilçelerinde de (Tortum, İspir, Pasinler ve Horasan) bu gelenek sürdürülmektedir.