1960’LI YILLARDA
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VE YAYIN FAALİYETLERİ
Dr. Mehmet BULUT
DİB Emekli Başkanlık Müşaviri

Bilhassa olağanüstü dönemlerde Diyanet İşleri Başkanlığının özellikle yayın faaliyetleri yavaşlayabilmiş, hatta bazen durma noktasına gelebilmiştir. Ancak, bu değerlendirmeyi geçersiz sayabilecek durumlar da yok değildir. 1960’lı yıllar buna örnek olarak gösterilebilir. Ülkemizin çalkantılı dönemlerinden biri olan 1960’lı yıllarda Başkanlık hizmetlerinden özellikle yayın faaliyetlerinde yavaşlama, duraklama bir yana, önceki yıllara nazaran önemli bir canlanma müşahede edilmiş, bu alanda Başkanlık tarihindeki önemli yenilik ve atılımlardan bir kısmı bu dönemde gerçekleşmiştir. Bu yazıda, önce Başkanlıktaki gelişmelere ve ardından o dönemdeki yayın faaliyetlerine kısaca temas etmek istiyorum.

1951-1960 yılları arasında Başkanlık makamında kalan Eyüp Sabri Hayırlıoğlu, 27 Mayıs 1960 ihtilali sonrasında görevden alınmış ve 30 Haziran 1960’ta bu makama dönemin İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen getirilmişti. Bu atama ile birlikte Diyanet’te sık sık Reis değişikliği yaşanmaya başlanmış ve bu on yıllık süreçte 6 zat Diyanet İşleri Başkanı olmuştur. (Ömer Nasuhi Bilmen, Hasan Hüsnü Erdem, Mehmet Tevfik Gerçeker, İbrahim Bedrettin Elmalı, Ali Rıza Hakses, Lütfi Doğan)

9 Temmuz 1961’de kabul edilen 1961 Anayasasının 154. maddesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı ilk defa anayasal bir kurum olarak tanımlanmıştı. (“Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.”) Anayasanın öngördüğü teşkilat kanunu için hazırlıklara hemen başlanmışsa da çabalar ancak 1965 yılında sonuçlanmış ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 22 Haziran 1965’te kabul edilmiş, 2 Temmuz 1965’te de yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla yeniden oluşturulan teşkilatta, bir müdür ve iki memurdan oluşan bir Derleme ve Yayın Müdürlüğü birimine de yer verilmiş ve bu müdürlüğün yapacağı görevler de belirlenmiştir. (Madde 8.)

1960’lı yıllar Başkanlığın tekâmül/hizmet içi eğitim kurslarına öncelik ve ağırlık verdiği yıllardır. Eğitimleri yetersiz görülen personelin olgunlaştırılması için süreçte yoğun bir çaba içine girilmiştir. Bu cümleden olarak Hasan Hüsnü Erdem, 6 Nisan 1961’de başkanlık görevine başlaması dolayısıyla teşkilatta yayınladığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı Dergisi’nin 1961 yıllığında da yer verilen genelgede, hizmet içi kurslarla personelin olgunlaştırılmasının hedeflendiğine vurgu yapmıştı. Ayrıca orta ve lise düzeyinde tahsili olmayan binlerce personelin dışarıdan ortaokul ve lise bitirme imtihanlarına girip diploma almaları teşvik ediliyordu. Böylece hem personelin bilgi düzeyi yükselecek hem de onlara terfi ve terfih imkânı sağlanacaktı. Öyle ki bu yolla diploma alanlar, emsali için de örnek olması amacıyla Diyanet Dergisi’nde “Başarılı Meslektaşlarımız” başlığı altında haberleştirilmişti.

Bu dönemde, sivil bir dernek maharetiyle Ankara’da Kocatepe semtinde oldukça kapsamlı olması tasarlanan bir Diyanet Sitesi inşası için teşebbüse geçilmiş, sitenin temeli de 10 Mayıs 1963 günü atılmıştı. Bu site için ilk başlarda ilgili dernek tarafından “Türkiye Devrim Diyanet Sitesi” adı verilmesi dikkat çekicidir. Ancak, bir ayrıntı olarak belirteyim ki bu ad Başkanlık yetkililerince benimsenmemişti. Mesela, konuya ilişkin Ankara Radyosu’nda 1961 yılında yaptığı konuşmada ve sözü edilen tarihteki temel atma töreninde yaptığı konuşmada Başkan Hasan Hüsnü Erdem bu “Devrim” sözcüğüne yer vermemiş, sadece “Diyanet Sitesi” adını zikretmişti. Bu teşebbüsün büyük bir heyecan uyandırdığını görüyoruz. Çünkü Kocatepe Camii’nin yapım sürecinin başlaması ve Diyanet Vakfı’nın kuruluşuna zemin hazırlaması açısından da önemliydi.

Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in 16 Ekim 1962 günü Başkanlığı ziyareti, Diyanet Dergisi’nin Kasım 1962 tarihli sayısında “Başkanlığımızın Şerefli Bir Günü” başlığıyla haberleştirilmişti. Bu, ilk defa bir cumhurbaşkanının Diyaneti resmen ziyareti oluyordu. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay da Nisan 1967’de Başkanlığı ziyaret etti.

1965 tarihli 633 sayılı kanun, 11 kişilik Din İşleri Yüksek Kurulu’nun seçimle belirlenmesini öngörüyordu. Bu amaçla 30 Ocak 1966 tarihinde bir seçim yapılmış ve seçilen üyeler de göreve başlamışlardı. Ancak açılan bir dava sonucu Danıştay bu seçimi iptal etti. Başkanlık, 26 Aralık 1966 tarihinde sadece 7 üye için (4 eski üyenin müktesep hakları vardı) yeniden seçim yaptı.

Başkanlıktaki gelişmeleri özetledikten sonra o dönemde Başkanlığın yayın faaliyetlerinden de kısaca söz edelim.

1960’lı yıllar Başkanlığın kitap yayınında yeni bir hamle yaptığı dönem sayılabilir. Bu on yıl içinde 60 civarında yeni kitap yayınlandığı gibi daha önce çıkmış bir kısım kitabın da yeni baskıları yapılmıştır. 1961 yılında ilk defa müstakil bir mealin yayınlanması, tarihî süreçte Başkanlığın önemli yayın faaliyetlerinden biridir. Üç cilt hâlinde basılan bu meali, bu köşede çıkan bir yazımda tanıtmaya çalışmıştım.

İlk iki cildi 1928 yılında Kur’an harfleriyle basılmış olan Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi adlı eser de bu dönemde yeni harflere çevrilerek yeniden basıldı. Eserin diğer ciltlerinin yeni baskıları da 1960’lı yıllarda gerçekleştirildi.

Kahire Üniversitesi İslam Hukuku profesörlerinden Muhammed Ebu Zehra’nın yazdığı Ebû Hanîfe adlı eser, Müşavere Heyeti azasından Osman Keskioğlu tarafından tercüme edilerek Başkanlıkça 1962’de yayımlandı. 1997 yılından itibaren bu eserin birçok baskısı yapıldı. Prof. Fuad Köprülü’nün Barthold’dan tercüme edip önemli açıklamalar ilave ederek daha önce başka yerde yayımladığı İslâm Medeniyeti Tarihi adlı eser, bu defa Başkanlıkça 1963 yılında yeniden yayımlandı. Aynı müellife ait Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar adlı eser de 1966’da basıldı. Her iki kitap da Başkanlığın yayımladığı önemli eserler arasındadır.

Bunların dışında Ömer Nasuhi Bilmen’in Tefsir Tarihi, A. Himmet Berki ve Osman Keskioğlu’nun birlikte yazdıkları Hâtemü’l-Enbiya Hz. Muhammed ve Hayatı, Agâh Sırrı Levent’in Ümmet Çağı Türk Edebiyatı, Fevziye Abdullah Tansel’in Çocuklar İçin Dinî Şiirler ve Tanzimat Devri Edebiyatında Dinî Şiirler adlı kitaplar da bu dönemde yayımlanmış dikkat çeken eserlerden bazılarıdır.

Bu yıllarda kitapların baskı adedi 5 ila 20 bin arasında olabilmiştir.

Bu yıllarda planlanan/yayınlanması öngörülen bazı eserlerin baskısının ise gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bir İhyâ tercümesi, Tahsin Yazıcı’nın hazırladığı Menâkıb-ı Hâce-i Cihan, Hasibe Mazıoğlu’nun hazırladığı Sinan Paşa’ya ait Tazarruat, önsözünü Ahmed Ateş’in yazdığı Mevlid, Hakanî Mehmed Bey’e ait Hilye-i Hakanî adlı manzum eser, Ord. Prof. Şemsettin Günaltay tarafından yazılan ve daha önce Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti Tetkikat ve Telifat-ı İslamiye yayınları arasında 1923’te basılmış olan İslâm’da Tarih ve Müverrihler ile Felsefe-i Ûlâ, Ignaz Goldziher tarafından yazılan ve Ferid Ayiter tarafından tercüme edilen İslâmî Tetkikler, İslâm Hakkında Dersler ve İslâmî Kur’an Tefsirinde İstikametler, Theodor Nöldecke tarafından yazılan ve yine Ferid Ayiter tarafından tercüme edilen Kur’an Tarihi örnek olarak zikredilebilir.

1956 ve 1960 yıllarında birer süreli yayın teşebbüsünden sonra Başkanlık, 1961 yılında yıllık olarak ve Diyanet İşleri Başkanlığı Dergisi logosuyla önemli bir mevkute hazırladı. Ancak derginin basımı 1962’ye sarkmıştı. Derginin yazı işleri müdürlüğünü, Başkanlık Yayın Müdürü M. Tevfik Ersen yapmıştı. Yazılan önsözde, bu dergi ile “orta dereceli bir dinî kültüre istikrar vermek” amaçlandığı vurgulanmıştır. Bununla birlikte dergide ilmî nitelikli, derinlikli yazıların da yer aldığı belirtilmiştir.

Dergide ilk sırada yer verilen Muhammed Tâvit et-Tancî’nin “Gazzâlî’ye Göre Kur’ân’ın Tefsiri” başlıklı yazısı önemli ilmî bir makaledir. Yusuf Ziyaeddin Ersal’ın “İslâm Dini ve Müslümanlar”, Mehmet Hatiboğlu’nun Muhammed Hamidullah’tan çevirdiği “İslâm’da Estetik ve Güzel Sanatlar”, Hüseyin Atay’ın “Cuma Hutbeleri Nasıl Olmalıdır?”, Hamdi Kasaboğlu’nun “İslâmî İlimlerin Kaynakları ve Ne Suretle Yayıldığı”, Mehmet Altay Köymen’in “Anadolu’nun Fethi” başlıklı yazıları da dikkate değer makalelerdir. Dergide telif yazılar yanında kitap tanıtım yazıları ve bir hayli iktibas yazıya da yer verilmişti.

1961’de yıllık olarak yayınlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Dergisi, Haziran 1962’den itibaren periyodik olarak yayımlanmaya başlamıştır. Buna göre, Başkanlık tarihinde periyodik ilk süreli yayın 1960’lı yıllarda gerçekleşmişti. Dergi 1960’lı yıllar boyunca genelde iki sayı bir arada olmak üzere yayınını sürdürdü. Ocak 1968’den itibaren derginin adı Diyanet Dergisi şeklinde kısaltıldı.

1969’da 8. yılına başlarken Başkanlık, dergiye yeni bir veçhe kazandırmaya çalıştı. Bu cümleden olarak derginin kâğıt ve baskı kalitesini iyileştirdi. Yazar kadrosunu genişletmeyi hedefledi; buna bağlı olarak Ankara İlahiyat Fakültesi ve Yüksek İslam Enstitüleri öğretim görevlilerinin daha fazla katkısı arzu edildi. 1968 yılı sonlarında Diyanet Gazetesi’nin de yayın hayatına başlamasıyla iki mevkutede yer alacak yazıların farklılaşması düşünüldü, buna binaen Diyanet Dergisi’nde yer alan makalelerin ilmî ağırlıklı olmasına çalışıldı.

İlk başlarda M. Tevfik Ersen ve ardından M. Tevfik Ergun derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bu görevi Aralık 1963’ten itibaren Ahmet Yüzendağ, Kasım 1969’dan itibaren de Ahmet Baltacı deruhte etti.

Osman Keskioğlu, Nafiz Danışman, Mehmet Oruç, M. Şevki Özmen, Ali Arslan Aydın, M. Âsım Köksal, A. Hamdi Kasaboğlu, Veli Ertan, Kemal Edip Kürkçüoğlu, İsmail Cerrahoğlu, Süleyman Ateş, M. Şehit Oral, Ahmet Serdaroğlu, Halil Aslangül, Şinasi Siber, Hasan Hüsnü Erdem, Dr. Lütfi Doğan, İbrahim Agâh Çubukçu, Lütfi Doğan, Lütfi Şentürk, Yaşar Kutluay, Ali Himmet Berki, İsmet Selim, Dr. Kemal Topalan, Hakkı Maviş, M. Esat Kılıçer, Yusuf Ziya Kavakçı, 1960’lı yıllarda bu dergide en çok yazan şahıslardı.

Bu süreçte dergide genel olarak 3-5 sayfayı geçmeyen kısa makaleler yer aldı. Düzenli olmamakla birlikte hutbe metinlerine de yer verildi. Makaleler yanında Başkanlık genelgeleri, bazı kurul kararları, personel haberleri ve bazı güncel haberler ile basında din hizmetlilerinin örnek davranışlarını konu alan haberler de yer alabilmişti. 1960’lı yıllarda Diyanet Dergisi’nin tirajı 10 bin civarında idi.

Kısa ömürlü Yeni Köy Hocası ve Köy Hocaları İçin Belleten’i saymazsak Başkanlık, 1960’lı yıllarda süreli yayın alanındaki ikinci önemli atılımını Diyanet Gazetesi ile yaptı. Bu mevkutemiz 22 Kasım 1968’de yayın hayatına başladı ve Aralık 1990’a kadar kesintisiz yayınını sürdürdü. Bu gazete ile Başkanlık, din hizmetlileri yanında halka hitap etmeyi de amaçlamıştır. İlk üç yılında her sayısı 60 bin civarında basılmıştır ki bu, yüksek bir tiraj sayılmalıdır.

İlk sayısı Aralık 1960’da yayınlanan ve hutbe metinlerinden oluşan aylık Hutbeler Dergisi, Başkanlığın yayın alanında bu dönemdeki yeniliklerinden biri sayılabilir. 1961 yılı boyunca düzenli olarak çıkan dergi, 1963 ve 1964 yılında da birkaç sayı yayımlandı. Bu girişimle Cuma hutbelerinin daha faydalı olmasını sağlamak ve hutbe tertip edebilecek yetenek ve birikimde olan hatiplere yazacakları hutbelerde örnek olmak hedeflenmişti.

İstanbul ve Ankara arzlarına göre hazırlanıp 11 bin adet basılan 1969 Yılı Namaz Vakitleri Takvimi de Başkalık yayınlarının bu dönemdeki ilklerinden biridir.

Kısaca belirtmek gerekirse Başkanlık yaklaşık yüz yıldan beri kitap, 60 yıldan beri de dergi yayınlıyor. Kuşkusuz günümüzdeki yayın faaliyetleri kapsam ve çeşitlilik itibarıyla son derece geniş bir perspektif sunmaktadır. Milletimizin dinî kültür düzeyini yükseltmenin, halkımıza ilim ve irfan kazandırmanın Başkanlığın her dönemindeki önemli hedeflerinden biri olduğunu söylemek isabetli olacaktır.

Yayın konusunda 6 Kasım 1969’da Başkanlıktan müftülüklere gönderilen bir genelgede yer verilen hususlardan biri de her seviyedeki insanımızın dinî ve ilmî eserlere olan ihtiyacını karşılamak üzere Başkanlığın büyük emekler vererek yayımladığı kitap ve dergilerin halka tanıtılıp okutulmasında yetersiz kalındığının anlaşıldığı, bu eksikliğin giderilmesinde din hizmetlilerinin gayret göstermelerinin büyük önem arz ettiği hususu idi. Bu eksikliğin az veya çok sonraki yıllarda da devam ettiğini söylemek yanlış olmaz.