19 MAYIS 1919
Alparslan AKÇA
Birinci Dünya Savaşı’nda büyük kayıplar veren Osmanlı zora girmiş, İstanbul, Adana, Urfa, Maraş, Antep, Antalya, Konya, Samsun ve Merzifon gibi devletin önemli merkezleri İtilaf Devletlerince işgal edilmeye başlamıştı.
Osmanlı’nın yenilgi ve dağınıklığını fırsat bilen Rum ve Ermeni başıbozukları Samsun ve civarında çeteleşmiş, bölgede karışıklık ve huzursuzluk çıkarmaya başlamıştı. 9 Mart 1919’da Samsun’un, 30 Mart’ta Merzifon’un İngilizler tarafından işgal edilmesiyle birlikte gemi azıya alan Pontusçu çeteler, tecavüzlerini ve taşkınlıklarını iyice artırdılar. Buna tepki olarak Samsun’da bulunan makineli tüfek birliğinden teğmen Hamdi’nin, komutasındaki askerlerle birlikte dağa çıkması bütün dikkatleri bu bölgeye çekti. Bu durumdan kuşkulanan İngilizler, İstanbul hükûmetinden bu hususta bir önlem almasını ve bölgeye güvenilir bir kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesini istedi.
İstanbul’da iken yaptığı görüşmelerde padişah ve hükûmet çevrelerinde güven verici bir izlenim bırakan ve dönemin önemli kumandanlarından biri olan Mustafa Kemal, bölgede teftiş ve asayiş için görevlendirildi. Onun asıl niyeti ise ileride bir milletin kaderini belirleyecekti.
Sultan Vahdettin’in onayıyla 9. Ordu Müfettişliğine atanan ve yetkilendirilen Mustafa Kemal ve beraberindeki 18 subay arkadaşı, bölgedeki karışıklığı ve düzensizliği tespit edip gidermek üzere Bandırma Vapuruyla 16 Mayıs 1919’da payitahttan ayrıldı. Böylece çökmekte ve dağılmakta olan çok unsurlu bir imparatorluğun küllerinden doğacak olan yeni ve millî bir dirilişin ilk adımını da atmış oldular.
Birinci Dünya Savaşı’nın öncesinden itibaren, “… Devlet gövdesinin çökmesiyle hâsıl olacak enkazın altında ezilip perişan olmak mı, yoksa çoğunluğu Türk olan millî sınırlara çekilerek burayı savunmak mı? Ben selameti ikinci fikrin tatbikinde görüyorum.” idealini dillendiren Mustafa Kemal’in ve beraberindeki arkadaşlarının 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı ve oradan safha safha gerçekleştirilecek ülkü dâhilinde Anadolu’ya geçişi, elde kalan son Türk yurdunda yanacak Millî Mücadele ateşinin ilk kıvılcımını ateşledi.
19 Mayıs 1919; Millî Mücadele ruhunun mayası ve İstiklal Savaşı’nın başlangıcı, tam bağımsız ve millî bir devletin temeli niteliğinde mümtaz bir tarih ve Anadolu insanını kendi topraklarından ve tarih sayfalarından silmek isteyen yedi düvele karşı verilen bir cevaptır.
19 Mayıs 1919; Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti devletleriyle Anadolu topraklarını yurt edinen Türk’ün talihinde herhangi bir takvim yaprağından ibaret değil tarihî kırılma noktalarından biridir.