102. YILINDA

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

DİN HİZMETİNDE SÜREKLİLİK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM


Emre KESKİN

DİB Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettişi


Temel ve kurumsal sorumluluk

Diyanet İşleri Başkanlığı, 102 yıllık tarihî seyrinde din hizmetlerini itimat ve sahih bilgi zemininde sürdürerek toplumun manevi yaşamında özel bir yer edinmiştir. Kuruluşundan itibaren Başkanlığın asli vazifesi, İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili işleri yürütmek, ibadet mekânlarını yönetmek ve toplumu din konusunda aydınlatmak olmuştur.

3 Mart 1924 tarihinde kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin din hizmeti bağlamında köklü ve süreklilik arz eden bir kurumudur. Üstlendiği vazife, sadece idari bir kamu hizmeti olmakla kalmayıp dinî hayatın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi bakımından da önem arz eder.

Bir asrı aşan tarihinde, “toplumu din konusunda aydınlatma” esası, Başkanlığın bütün faaliyetlerine yön vermiştir. Cami odaklı din hizmetleri, irşat faaliyetleri, Kur’an kursları, fetva işleri, yaygın din eğitimi etkinlikleri ile hac ve umre organizasyonları bu misyonun önemli hizmet alanlarıdır. Bununla beraber ilmî araştırmalar, yazılı, görsel ve dijital yayınlar vasıtasıyla insanları İslam’ın ortak paydasında doğru dinî bilgiyle buluşturmak da Başkanlığın temel vazifeleri arasında yer almaktadır. Bu hizmetler, toplumun her kesimine hitap edecek bir anlayışla yürütülmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, din hizmetlerinin sunumunda insan onurunu merkeze alan, bireysel ve toplumsal çeşitliliği gözeten bir anlayışı benimser. Bu bakımdan din hizmeti, yalnızca bilgi aktarımını hedeflemez; ahlaki hassasiyetleri besleyen, değerleri sürdüren bir rehberliği de amaçlar.

102. yılında Başkanlık, geçmiş tecrübesiyle birlikte günün ihtiyaçlarını, beklentilerini ve geleceğin sorumluluklarını dikkate alarak din hizmeti vizyonuna yön vermektedir. Bu yaklaşım bize, din hizmetlerinin durağan değil; gelişen ve toplumsal ihtiyaçlar ile beklentilere göre şekillenen bir alan olarak değerlendirildiğini göstermektedir.

Tarihî tecrübenin toplumdaki tezahürü

Diyanet İşleri Başkanlığının engin tecrübesi, ülkemizin kültürel ve sosyal yapısındaki gelişme süreçleriyle sıkı bir irtibat hâlindedir. Kuruluş yılı itibarıyla sınırlı imkânlarla başlayan bu hizmetler, müteakip dönemlerde yaygınlaşmış; genelde cami ve Kur’an kursu ekseninde şekillenen din hizmetleri; eğitim, yayın, manevi destek alanlarını da kapsayan geniş bir hizmet ağına dönüşmüştür.

Başkanlığın faaliyet alanları, insan hayatının her aşamasına dokunan bir kapsayıcılık arz eder. Aile müessesesinin korunmasına yönelik manevi destekten, çocukluk ve gençlik dönemlerinde sürdürülen eğitim faaliyetlerine, yetişkinlikte bireyi ve aileyi merkeze alan ibadet ve manevi destek hizmetlerinden, yaşamın nihayetindeki cenaze ve taziye hizmetlerine kadar uzanan hizmet alanı, Başkanlığın insana ve topluma yönelik kuşatıcılığını açıkça göstermektedir.

Başkanlık hizmetlerinin topluma yansıması, genel olarak yaygınlık ve erişilebilirlik üzerinden kendini göstermektedir. Camiler, Kur’an kursları, aile ve dinî rehberlik merkezleri, Başkanlığın insanlarla doğrudan irtibat kurduğu ortak mekânlardır. Bu hizmetler veya mekânlar vasıtasıyla din, birey ve toplum hayatının merkezinde sürekli bir rehberlik rolü üstlenmektedir.

Bu bağlamda din hizmeti sunan görevliler, sadece ibadetlere rehberlik eden ya da Kur’an-ı Kerim ve dinî bilgileri öğreten kişiler olarak değil insanları dinleyen, anlayan ve onları irşat eden kimseler olarak önemli bir vazife icra etmektedirler. Hutbe ve vaazlar aracılığıyla ele alınan ahlaki değerler; dürüstlük, sorumluluk ve toplumsal hassasiyet gibi kavramların kazanılmasına katkı sunmaktadır. Dolayısıyla Diyanet’in sunduğu din hizmetlerinin, bilgilendirmenin yanında toplumsal ahlakı düzenleyici bir fonksiyonu da vardır.

Bu yazıda Başkanlığın yürüttüğü din hizmetlerinin tamamını ele almak mümkün değildir ancak toplumsal etki çerçevesinde belirleyici nitelikteki bazı önemli hizmet alanlarını zikretmek gerekir.

Bu alanlardan biri, pedagojik hassasiyetler çerçevesinde yürütülen ve toplum nezdinde karşılık bulan hafızlık eğitimleridir. Bu hizmet, din eğitiminin nitelikli bir unsuru konumundadır. Aynı şekilde 4-6 yaş grubundaki çocuklara yönelik Kur’an kursları, erken dönemde değerler eğitiminin çocuklara verilmesi ve dinî hassasiyetlerin sahih bir zeminde kazandırılması açısından mühimdir. Ailelerin teveccühü ile yaygınlık kazanan bu kurslar, din eğitiminin pedagojik ve ilmî ilkeleri dâhilinde etkin bir şekilde yürütülebileceğini ortaya koymaktadır.

Aile ve dinî rehberlik büroları, hizmetlerin sahadaki müşahhas tezahürü olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca Başkanlığın gençlere ve dezavantajlı gruplara sunduğu hizmetlerle sağlık kuruluşlarında, ceza infaz kurumlarında, çocuk evleri ve benzeri alanlarda sunduğu manevi rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinden de bahsetmek gerekir. Örneğin, Diyanet Gençlik Merkezleri ile Kredi ve Yurtlar Kurumunda yürütülen faaliyetler; gençlerin kimlik, değer ve anlam arayışlarına rehberlik etmektedir. Keza hastanelerde sunulan manevi destek hizmetleri ise sıkıntılı zamanlarında hasta ve yakınlarının yanında olunmasını sağlamakta, onlara moral vermektedir. Söz konusu hizmetler dinin, hayatın her alanına dokunan yönünü somut biçimde ortaya koymaktadır.

Diğer yandan dinî yayıncılık, Başkanlığın ehemmiyet verdiği ve topluma etki eden diğer bir hizmet alanıdır. Başkanlık, Kur’an-ı Kerim, meal, tefsir, hadis külliyatı gibi ilmî yayınlar ve süreli yayınlar aracılığıyla toplumun dinî bilgiye ulaşımını kolaylaştırmaktadır. Bu sayede sahih dinî bilgi üretilerek topluma ulaştırılmakta; yanlış bilgi ve din istismarıyla mücadelede güçlü bir referans kaynağı oluşturulmaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığınca yürütülen din hizmetlerinin en belirgin hissedildiği alanlardan bir diğeri kriz ve olağanüstü dönemlerde sunulan hizmetlerdir. Depremler, salgınlar, afetler sırasında Başkanlık personeli tarafından yüksek özveriyle sunulan maddi ve manevi rehberlik hizmetleri, insanların tahammül ve direnç gücünü artırmakta; derin psikolojik ve duygusal etkileri hafifletmeye katkı sunmaktadır. Örneğin asrın felaketi olarak ifade edilen 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde, Diyanet personelinin gayreti ve fedakârlığı takdiri hak eder niteliktedir.

Başkanlığın topluma doğrudan yansıyan başka bir hizmet alanı hac ve umre organizasyonlarıdır. Yüzbinlerce vatandaşımızın kutsal beldelere güvenli, düzenli ve şuurlu bir şekilde ulaşmasını sağlayan bu hizmetler, hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun biçimde yerine getirilmesine rehberlik etmektedir. Bu süreçte sunulan irşat hizmetleri, eğitimler, denetim ve organizasyon desteği, toplum nezdinde büyük bir itimat ve teveccühün oluşmasına katkı sağlamaktadır.

Dolayısıyla tarihî tecrübenin topluma yansıması, Başkanlığın sunduğu hizmetlerde somut bir karşılık bulmaktadır. Cami merkezli irşat faaliyetlerinden eğitim ve yayıncılığa, manevi danışmanlıktan afet dönemlerinde sunulan rehberliğe kadar uzanan bu geniş hizmet yelpazesi, İslam dininin bireysel ve toplumsal hayatta anlam kurucu rolünü canlı tutmaktadır. Böylece Başkanlık, geçmişten devraldığı tecrübeyi günümüzün ihtiyaçlarıyla buluşturarak toplumsal birlikteliğin, dayanışmanın ve manevi bütünlüğün güçlenmesine katkı sunmaya devam etmektedir.

Dijital çağda Diyanet

21. yüzyıl, din hizmetlerinin sunum yöntemlerini yeniden düşünmeyi gerekli kılan bir dönemi ifade etmektedir. Dijitalleşme, dinî bilginin üretilme, yayılma ve algılanma formlarını doğrudan etkilemiştir. Dijital platformlar ve sosyal medya, dinî içeriklerin hızla yayılmasına imkân verirken bilgi kirliliği ve istismar tehdidini de beraberinde getirmektedir. Bu noktada Diyanet İşleri Başkanlığı, geleneği de göz önünde bulundurarak çağın sorunlarına çözüm üreten kurumsal bir misyon üstlenmektedir.

Başkanlık, bu çağda din hizmetlerinin tam merkezinde ve dönüştürücü bir pozisyonda yer almıştır. Kurum, dijitalleşme doğrultusunda dinî bilginin muhafazası ve insanların manevi dünyasına rehberlik edilmesi amacı doğrultusunda hizmet alanlarını güncelleme yoluna gitmiştir. Bunun bir neticesi olarak Başkanlık, dinî içerikleri dijital platformlara taşımış, mobil uygulamalar ve sosyal medya aracılığıyla sahih dinî bilginin geniş kitlelere ulaşması yönünde stratejiler geliştirmiştir. Bu strateji sayesinde din hizmetleri, başta genç nesiller olmak üzere toplumun her kesimince ulaşılabilir, hızlı ve güvenilir hâle gelmiştir.

Dijital mecralarda üretilen içerikler, dinin güncel hayatla bağını güçlendirmekte ve sahih bilginin dijital dünyada görünür olmasına katkı sunmaktadır.

Bu anlamda, e-kitap, makale, Diyanet dergilik, Diyanet kitaplık gibi pek çok zengin içeriğe sahip “Dijital Diyanet” web sayfası dikkat çekicidir. Yine geliştirilen “e-Diyanet” yaklaşımıyla Başkanlığın dijital hizmetleri tek bir çatı altında toplanmıştır. 2025 yılında kamuoyuna tanıtılan bu dijital uygulama, insan odaklı hizmet anlayışını göstermekte; din hizmetlerinin zaman ve mekân sınırlarını aşmasına olanak sağlamaktadır. 6 dil desteği bulunan mobil uygulama aracılığıyla Kur’an-ı Kerim ve mealleri, hadis külliyatları, hutbe arşivleri, fetva hizmetleri, zekât ve fitre hesaplama araçları ile kurumsal bilgilere kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Bu uygulama Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yerleşkesinde düzenlenen Kamu Bilişim Zirvesinde, Kamu Bilişim Alanında ödüle layık görülmüştür.

Başkanlığın, içinde bulunduğu çağı dikkatle okuyarak dijital platformları din hizmetinin tamamlayıcı ve destekleyici bir unsuru olarak değerlendirdiği ve bu platformları rehberlik sorumluluğunun bir parçası hâline getirdiği görülmektedir. Bu yönüyle sahih dinî bilgi, dijital alanın yaygınlığına uygun bir şekilde toplumla buluşturulmaktadır.

Sonuç olarak 102. yılında Diyanet İşleri Başkanlığı, geçmişten devraldığı kurumsal birikimi ve mirası koruyarak dijital çağın imkânlarını bilinçli ve sorumlu bir şekilde kullanmaya devam etmektedir.