Sultanhanı Kervansarayı

Bozkırın ortasında ıssızlığı yara yara geçip giden yolcuları, kervanları soluklandırmak için 1229 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat tarafından Aksaray’da Şamlı mimar Havlanoğlu Muhammed’e yaptırıldım. Yaklaşık elli yıl sonra II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in emriyle yeniden donatıldım. Mimari özelliklerimle Sivas’taki Gök Medrese’ye benzeyen ihtişamlı yapım, iki bölümden oluşur. Yazlık bölümüme doğu cephemde bulunan, geometrik desenlerle süslemeli, abidevi taç kapımdan girilir. Taç kapımın üstünde bulunan mermer kemerin tepe kısmının her iki yanına motif oyma şeklinde işlenmiş bölümler birleştirilerek okunduğunda “Elminnetülillah” yazmaktadır. Kapımdan içeri girildiğinde önce giriş eyvanıma, oradan da geniş avluma geçilir. Üstü açık avlumun ortasında eşsiz motiflerle bezeli bir mescit; kenarlarda ise mutfak, yemekhane, hamam, oturma ve yatak odaları bulunur. Batı tarafta kalan kışlık bölümüme ince taş işçiliğiyle bezeli kapımdan girildiğinde tüccarların ve yolcuların güven içinde üç gün ücretsiz konaklayabildiği odalar görülür. Anadolu’dan geçen İpek Yolu üzerindeki en büyük kervansarayım ben, savaş zamanlarında da Selçuklu ordusunun karargâhlarından biri olmuştum.