İLK ADIM, SON SIĞINAK: AİLE
Gülhiman HEKİMOĞLU
İnsan, hayat yolculuğuna başladığı ilk andan itibaren bir aidiyet, sığınak ve güven arayışı içindedir. Bu arayışın ilk cevabı, ilk eğitim alanı ve en korunaklı limanı ise ailedir. Aile, yalnızca biyolojik bir birliktelik ya da sosyolojik bir yapı değil; bireyi kişisel olgunluğa, toplumsal hayata ve varoluş gayesine hazırlayan evrensel bir okuldur.
Manevi referansların ışığında bakıldığında ailenin, ilahi bir nizamın ve yaratılış hikmetinin yeryüzündeki en somut tezahürü olduğu görülecektir. İnancımızın temel kaynaklarında vurgulandığı gibi aile; insan ruhunun dinginliğe kavuştuğu, hayatın bütününe yayılacak sevgi, şefkat ve merhamet duygularının ilk tohumlarının atıldığı mübarek bir zemindir. Bu yönüyle aile, insanı öncelikle “bencillikten uzaklaşmaya, değer vermeye ve sorumluluk üstlenmeye” hazırlar. İnancımızın ve kadim geleneğimizin en temel düsturları, ailenin insanı ahlaki bir olgunluğa, sabra ve fedakârlığa hazırlayan en baştaki gelişim alanı olduğunu açıkça ortaya koyar.
Öte yandan aile, kişiyi içsel olgunluğa hazırlamasının yanında dış dünyayla kurulacak sağlıklı ve adil bağlara da hazırlar. Birey; toplumun bir parçası olmayı, başkalarının hakkını gözetmeyi, paylaşmanın güzelliğini ve sınırlarını ilk olarak aile ikliminde tecrübe eder. Aile içinde edinilen doğru rehberlik ve ahlaki değerler, insanı yaşamı boyunca bir adalet ve vicdan temsilcisi olmaya yönlendirir. Temelleri sağlam atılmış bir yuva, kişiyi modern çağın getirdiği kimlik krizlerine ve toplumsal erozyonlara karşı koruyan en güçlü kalkandır.
Modern çağın, insanı yalnızlaştıran yapısına karşı aile; bireyi hayata, zorluklara karşı dirençli olmaya ve insan kalabilmenin asaletine hazırlar. İlk adımı orada atar, adaleti orada öğrenir, şefkati orada kuşanırız. Çünkü aile, insanı hayatta kalmanın da ötesinde şahsiyetli bir duruşa, erdemli bir geleceğe ve içsel bir huzura ulaştıracak olan asıl hayata hazırlar.
Diyanet Aile Dergisi olarak bu sayıda penceremizi aileye açtık. Prof. Dr. İhsan Çapcıoğlu “Aile İnsanı Neye Hazırlar?”, Selma Maşlak ise “Modern Hayatın Aileyi Dönüştürmesini Bir Roman Üzerinden Değerlendirmek: Kiralık Konak” adlı yazılarıyla aile konusunu iki farklı pencereden bizlere sundular. Din, toplum ve aile içi roller ekseninde günümüz ailesinin imkânlarını ve sorunlarını ise Prof. Dr. Vejdi Bilgin ile konuştuk. Türk diş hekimliği tarihinde Endodonti alanındaki ilk başörtülü kadın profesör ünvanının sahibi Prof. Dr. Fatıma Betül Baştürk ise bu ayki Söyleşi konuğumuzdu.
Dopdolu içeriğimizle sizleri baş başa bırakırken yeni eğitim öğretim döneminin öğrenciler ve veliler için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Keyifli okumalar.