Bİ' KAHVE

Bİ’ KELİME

Aleksitimi

Aleksitimi, en yalın tanımıyla bireyin kendi duygularını tanıma, anlamlandırma ve kelimelere dökerek ifade etme konusunda yaşadığı güçlüktür. Bu durumu deneyimleyen kişiler duygusuz değildir. Aksine, sevinç, üzüntü veya kaygı gibi hisleri yoğun şekilde yaşarlar ancak hislerinin adını koyamazlar. İçsel dünyalarında biriken bu tanımlanamayan duygular sıklıkla mide bulantısı, karın ağrısı veya kas gerginliği gibi somut fiziksel şikâyetlerle dışa vurulur. Kökeninde çocukluk çağı travmaları, baskıcı aile tutumları, genetik yatkınlıklar ve çeşitli nörolojik rahatsızlıklar yatan aleksitimi, empati yeteneğini zayıflatarak sosyal ilişkileri çıkmaza sokabilir. Kişinin kendisini sürekli olarak "ifade edemez" hissetmesi, zamanla yalnızlaşmaya ve kronik stres, anksiyete gibi ruhsal problemlere yol açar. Bu karmaşık süreçle başa çıkmada psikoterapi desteği almak, duygu günlükleri tutmak ve bedensel sinyallerin hangi duygulara karşılık geldiğini keşfetmek soruna dair farkındalık geliştirmek adına hayati bir önem taşır.

(https://www.memorial.com.tr/)

Bİ’ ESER

Fethi Ahmed Paşa Yalısı

İstanbul’un Kuzguncuk sahilinde yer alan Fethi Ahmed Paşa Yalısı, Osmanlı sivil mimarisinin günümüze ulaşabilmiş nadide örneklerinden biridir. Halk arasında renginden dolayı “Pembe Yalı” olarak da bilinen yapının inşa tarihi bilinmemekle birlikte kökeninin 18. yüzyılın başlarına kadar uzandığı tahmin edilmektedir.

19. yüzyılın ortalarında Fethi Ahmed Paşa tarafından satın alınan yalı, o dönemin gözde tarzı olan “ampir” üslubuna göre esaslı bir onarımdan geçirilmiştir. Orijinalinde geniş bir yerleşke olarak tasarlanan ve harem, selamlık ile mutfak gibi ek binalardan oluşan yapı kompleksinin büyük kısmı zaman içinde çıkan yangınlarda yok olmuştur. Günümüze, sadece selamlık olarak kullanılan iki katlı ahşap ana bina ile arkasındaki geniş koruluk ulaşabilmiştir.

Paşanın soyundan gelen aile üyelerinin mülkiyetinde olan bu tarihî eser, Boğaziçi’nin simge yapılarından biridir. Arkasındaki Kuzguncuk sırtlarına tırmanan büyük koru ise günümüzde halka açık bir dinlenme alanı hâline getirilmiştir.

Bİ’ BİLGİ

Işığın Gücüyle Gelen Temizlik: Fotokataliz

Fotokataliz; doğaya zarar vermeyen, su ve hava kirliliğini ortadan kaldırmak için güneş enerjisini kullanan bir yöntemdir. Bu yöntemde güneş ışığı, titanyum dioksit gibi özel bir fotokatalizör maddeye çarptığında güçlü bir kimyasal tepkime tetiklenir. Işıktan enerji alan bu yüzeylerde elektronlar ve elektron boşlukları meydana gelir.

Oluşan bu yapılar, sudaki nem ve oksijenle hızla reaksiyona girerek “hidroksil radikalleri” ile “süperoksit iyonları” üretir. Son derece güçlü oksitleyici olan bu aktif maddeler; sudaki tehlikeli bakterileri, virüsleri, organik kirleri ve mikropları doğrudan hedef alır. Onları moleküler düzeyde parçalayarak tamamen zararsız olan karbondioksit ve suya dönüştürür. Böylece su, hiçbir zararlı atık bırakmadan sadece ışığın enerjisiyle doğal bir şekilde temizlenmiş olur.

Bİ’ SORU

Yüz Yağlanması

Neden Olur?

Yüz yağlanmasının temelinde, cildi nemli tutmaya ve koruyucu bariyeri desteklemeye yardımcı, doğal bir yağ karışımı olan sebum üretiminin artması yer alır. Sebum üretimi; kişisel cilt yapısına, hormonlara ve çevresel koşullara göre değişkenlik gösterir. Özellikle yüzün orta hattı, bu yağ bezlerinin en yoğun olduğu bölgelerden biridir. Genetik yatkınlık bu yapının daha sık görülmesine neden olur. Bunun yanı sıra ergenlik, adet döngüsü ve gebelik gibi hormonal değişimler sebum artışını doğrudan tetikler. Yaz aylarındaki sıcak ve nemli hava ile yoğun terleme de cilt yüzeyinde yağ, ter ve kir birikimini artırarak parlamaya yol açar. Son olarak ağır ve komedojenik uygunsuz bakım ürünleri kullanmak ya da cildi sık ve sert şekilde aşırı temizleyerek bariyeri tahriş etmek de yüzdeki yağlanma hissini belirginleştiren önemli etkenler arasındadır. Bu durumla baş etmek için cilt yapısına uygun, hafif formüllü ürünler seçilmelidir.

(https://www.acibadem.com.tr/)

Bİ’ ALINTI

Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.

Mahur Beste,

Ahmet Hamdi Tanpınar